Çoğu insan, ilk başlarda insuline ihtiyaç duymaz.Większość osób nie potrzebuje na początku insuliny.
Ama ortam koşulları iyi olursa buna gerek duymazlar.Jeśli nie macie nic ciekawego do powiedzenia, to lepiej dajcie sobie spokój.
Bu kişiler tedaviye de ihtiyaç duymazlar.Takie osoby nie wymagają leczenia.
Islah olmayı kabullenmez ama suçluluk da duymaz.Jest też nieśmiały i nie potrafi się przyznać do winy.
Fakat ölü oldukları zaman rahatsızlık duymaz.Nie pękają przy zginaniu.
Gerek duymaz.Niepotrzebne! .
Valf ihtiyacı duymaz.Du behöver inte det längre, Alf.
Kaynak uyumluluğu yeniden derlenme gerektirir ancak kaynak kodda değişikliğe gerek duymaz.Källkodskompatibilitet kräver omkompilering men inga ändringar i källkoden.
Heyecanlı bir tip olan Mendoza çok konuşmaktadır ve Roy da ona pek güven duymaz.Terapeuten är så märklig att Roy anar att något är fel.
Bu kişiler tedaviye de ihtiyaç duymazlar.Det finns även metoder som inte kräver behandling.
Çoğu insan, ilk başlarda insuline ihtiyaç duymaz.Більшості людей спочатку не потрібен інсулін.
İyi yürekli olduğunu bilirdi fakat onu sevecek kadar ilgi duymazdı.Йому хочеться, щоб про нього піклувалися, сам про себе він піклуватися не любить.
Fakat ölü oldukları zaman rahatsızlık duymaz.Але не одужавши, помер.
Çoğu insan, ilk başlarda insuline ihtiyaç duymaz.Většina osob zpočátku inzulin nepotřebuje.
Bu kişiler tedaviye de ihtiyaç duymazlar.Takoví lidé léčbu nepotřebují.
Fakat ölü oldukları zaman rahatsızlık duymaz.Jsou udivení tím, že nejsou mrtví.
Yaşamsal ihtiyaçlardan muaf olma: Dr. Manhattan yaşamak için hava, su ve yiyeceğe ihtiyaç duymaz.T'lan Imassové necítí bolest ani strach, nepotřebují spánek, vodu ani potravu.
Aslında şiirleri açıktır, yoruma gerek duymaz.Poezie bez zoufání a bez příkras .
Gerek duymaz.Není třeba.
Kaynak uyumluluğu yeniden derlenme gerektirir ancak kaynak kodda değişikliğe gerek duymaz.Zdrojová kompatibilita vyžaduje nový překlad, ale nejsou třeba změny ve zdrojovém kódu.
Çoğu insan, ilk başlarda insuline ihtiyaç duymaz.În prima fază, cei mai mulți pacienți nu au nevoie de insulină.
Hatta beslenmeye de ihtiyaç duymaz.Totodată, acesta nu consuma mâncare.
Gerek duymaz.Nu trebuie!
Zaten kendi karısını aldatan bir adama da ilgi duymazdım." , açıklamasında bulundu.Nu aș fi fost atrasă de un bărbat care și-ar înșela soția sa.”
Ekledik...parmak şıklatmayı duyar duymaz şarkıya aşık oldu."Ea a răspuns: "El se trezea atunci când auzea cântatul unui cocoș."
İndikatöre ihtiyaç duymaz.Nu prezintă inel.
Fakat ölü oldukları zaman rahatsızlık duymaz.Halálakor nincs összezavarodva...
Gerek duymaz.Nem kell!
İndikatöre ihtiyaç duymaz.Nyírást nem igényel.
Erişim tarihi: 1 Ağustos 2009. ^ Duymaz, Ali (1998).Áprilisi emlékek (I'll Remember April) 1998.
Birçok hasta tedavi ihtiyacı duymaz. ^A betegeknek nem kell fizetniük bizonyos kezelésekért.
Aslında şiirleri açıktır, yoruma gerek duymaz.Néhány verset ki kell hagyni - nem hangoznék jól.
Uzun uyun çalışma ihtiyacı duymaz.A típusnak nem volt szüksége hosszú kifutópályákra.
Bu kişiler tedaviye de ihtiyaç duymazlar.Ezen egyének kezelésre szorulnak.
Birçok hasta tedavi ihtiyacı duymaz. ^Monet SLE-potilaat eivät kuitenkaan tarvitse lainkaan lääkitystä.
Çoğu insan, ilk başlarda insuline ihtiyaç duymaz.Οι περισσότεροι άνθρωποι δεν χρειάζονται από την αρχή ινσουλίνη.
Bu kişiler tedaviye de ihtiyaç duymazlar.Συνεπώς, αυτά τα άτομα δε θα χρειαστούν κάποια θεραπεία.
Birçok hasta tedavi ihtiyacı duymaz. ^Οι περισσότεροι ασθενείς δεν ζητούν ιατρική βοήθεια.
Müzeyyen hanım bu odadan bağırıp yardım ister, ancak sesini kimse duymaz.Ο κύριος και η κυρία Σμιθ ανοίγουν την πόρτα, αλλά δεν είναι κανείς.
İndikatöre ihtiyaç duymaz.Δεν περιέχει δακτύλιο.
Çoğu insan, ilk başlarda insuline ihtiyaç duymaz.De færreste har brug for insulin fra starten.
Craven "Lambamı alırsanız, hiçbir uyuşturucuya gerek duymazsınız...Craven sagde: "Hvis du køber min lampe, behøver du ikke stoffer...
Hatta beslenmeye de ihtiyaç duymaz.Det er ikke nødvendigt at fodre den.
Yeni nesil nükleer denizaltılar 25 yıllık ömrü boyunca asla yeniden doldurulma ihtiyacı duymaz.Reaktoren trenger ikke å bli fylt på båtens 25 års levetid.
İyi yürekli olduğunu bilirdi fakat onu sevecek kadar ilgi duymazdı.Likevel var han dristig nok til ikke å gjøre mye for å beskytte seg.
Uçma esnasında buna gerek duymaz.Registreringen måtte ikke stanses under flyging.
Düzenli beslenen insanlar genelde potasyum katkısına ihtiyaç duymazlar.Lavprisselskap tilbyr normalt ikke rutesamarbeid.
Çoğu insan, ilk başlarda insuline ihtiyaç duymaz.Umumnya sebagian besar pasien pada awalnya tidak membutuhkan insulin.
Bu kişiler tedaviye de ihtiyaç duymazlar.Dan orang-orang ini tidak memerlukan pengobatan.
Hatta beslenmeye de ihtiyaç duymaz.Beberapa sumber makanan juga tidak boleh dimakan.
Karbondioksit gübrelemesine ise gerek duymaz.Asal usul karbon dioksida masih belum jelas.
Gerek duymaz.Tidak perlu.
Zaten kendi karısını aldatan bir adama da ilgi duymazdım." , açıklamasında bulundu.Aku tak dapat memperlakukan seorang pria yang akan menyelingkuhi istrinya."
Çoğu insan, ilk başlarda insuline ihtiyaç duymaz.Hầu hết mọi bệnh nhân ban đầu không cần insulin.
İndikatöre ihtiyaç duymaz.Ông không có miếu hiệu.
Bu ağaç; güneşe pek ihtiyaç duymaz.Loài này không cần nhiều nước, nhưng cần nhiều nắng.
Birçok hasta tedavi ihtiyacı duymaz. ^Một số ca không cần điều trị.
İndikatöre ihtiyaç duymaz.肛門はない。
Aslında şiirleri açıktır, yoruma gerek duymaz.吻端はあまり突出せず、尖らない。
Uçma esnasında buna gerek duymaz.飛行中はキャッチできない。