Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.А всемогущим врачам не нужны контрольные списки.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.А всесилните не се нуждаят от списъци.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.А хіба всемогутнім лікарям потрібні контрольні списки?
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.ואנשים בלתי-מנוצחים לא זקוקים לרשימות.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.وأصحاب القوة الخارقة لا يحتاجون إلى قائمة مراجعة.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.あと このTEDフェローの話です
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Các người ngoại quốc sẽ phục dưới tôi; Vừa nghe nói về tôi, chúng nó đều vâng theo tôi.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Các người ngoại_quốc sẽ phục dưới tôi ; Vừa nghe_nói về tôi , chúng_nó đều vâng theo tôi .
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Cizozemci lhali mi, a jakž zaslechli, uposlechli mne.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Den Kindern der Fremde hat's wider mich gefehlt; sie gehorchen mir mit gehorsamen Ohren.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.egen fiak hizelkednek nékem, S [egy] hallásra engedelmeskednek,
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.en zich snel aan mij onderwerpen als zij horen van mijn macht.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Estrangeiros, com adulação, se submeteram a mim; ao ouvirem de mim, me obedeceram.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Fiii străinului mă linguşesc; mă ascultă la cea dintîi poruncă.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Främlingar visade mig underdånighet; vid blotta ryktet hörsammade de mig.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Fremmede kryper for mig; bare de hører om mig, blir de mig lydige.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.I figli degli stranieri mi onorano appena sentono, mi obbediscono
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.이방인들이 내게 굴복함이여 저희가 내 풍성을 듣고 곧 순복하리로다
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Les fils de l`étranger me flattent, Ils m`obéissent au premier ordre.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Los hijos de los extranjeros me adulaban; apenas oían de mí, me rendían obediencia
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Muukalaiset minua mielistelevät; jo korvan kuulemalta he tottelevat minua.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Orang-orang asing tunduk kepadaku, dan taat bila mendengar perintahku
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Synovia cudzieho národa sa mi lichotne koria. Len čo počuli chýr o mne, poslúchajú ma.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Synowie obcy kłamali mną, a skoro usłyszeli, byli mi posłuszni.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Tujci se mi bodo vdajali z laskanjem; komaj začujejo o meni, se mi bodo pokorili.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Udlandets Sønner kryber for mig; blot de hører om mig, lyder de mig:
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Ξενοι υπεταχθησαν εις εμε μολις ηκουσαν, και υπηκουσαν εις εμε.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Иноплеменники ласкательствуют предо мною; по слуху обо мне повинуются мне.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.Чужденците ми се покориха; Щом чуха за мене, те ме и послушаха.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.בני נכר יתכחשו לי לשמוע אזן ישמעו לי׃
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.بنو الغرباء يتذللون لي. من سماع الاذن يسمعون لي.
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.外 邦 人 要 投 降 我 、 一 聽 見 我 的 名 聲 、 就 必 順 從 我
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.外邦人 要 投降 我 、 一 聽見 我 的 名聲 、 就 必 順從我
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Aniž zajisté vzkládá na koho více, tak aby se s Bohem silným souditi mohl.
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Bo na nikogo nie wkłada więcej, tak, żeby miał wchodzić w sąd z Bogiem.
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Daarom is geen langdurig onderzoek nodig om een mens voor God, de Rechter, te laten verschijnen.
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Denn er darf auf den Menschen nicht erst lange achten, daß er vor Gott ins Gericht komme.
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Dieu n`a pas besoin d`observer longtemps, Pour qu`un homme entre en jugement avec lui;
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Dumnezeu n'are nevoie să privească multă vreme, ca să tragă pe un om la judecată înaintea Lui.
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Gud har ikke nødig å gi lenge akt på en mann før han må møte for Guds dom.
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Ker ni Mu treba dolgo opazovati človeka, da bi prišel pred Boga mogočnega na sodbo.
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Khi Ðức Chúa Trời phán xét loài người, Thì chẳng cần khiến họ đến trước mặt Ngài hai lần đặng tra xét.
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Khi_Ðức_Chúa_Trời phán_xét loài_người , Thì chẳng cần khiến họ đến trước mặt Ngài hai lần đặng tra_xét .
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.하나님은 사람을 심판하시기에 오래 생각하실 것이 없으시니
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Lebo ani nevzkladá viacej na človeka, aby išiel k silnému Bohu na súd.
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Mert nem sokáig kell szemmel tartania az embert, hogy az Isten elé kerüljön ítéletre!
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Poiché non si pone all'uomo un termine per comparire davanti a Dio in giudizio
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Porque Deus não precisa observar por muito tempo o homem para que este compareça perante ele em juízo.
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Pues Dios no impone plazo al hombre para que vaya a juicio ante él
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Sillä ei tarvitse Jumalan kauan ihmistä tarkata, ennenkuin tämän on astuttava tuomiolle hänen eteensä;
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Thi Mennesket sættes der ingen Frist til at møde i Retten for Gud;
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Tidak perlu Allah menentukan saatnya, manusia datang untuk diadili oleh-Nya
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Ty länge behöver Gud ej vakta på en människa, innan hon måste stå till doms inför honom.
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Επειδη δεν θελει αφησει πλεον τον ανθρωπον να ελθη εις κρισιν μετα του Θεου.
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Понеже Той няма нужда втори път да изпитва човека, За да дойде на съд пред Бога.
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.Потому Он уже не требует от человека, чтобы шел на суд с Богом.
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.כי לא על איש ישים עוד להלך אל אל במשפט׃
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.لانه لا يلاحظ الانسان زمانا للدخول في المحاكمة مع الله.
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.神 審 判 人 、 不 必 使 人 到 他 面 前 、 再 三 鑒 察
Yargılanmak için önüne gelsinler diye, Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.神審判人 、 不 必 使 人 到 他 面前 、 再三 鑒察