Tutsaklar huzur içinde yaşar, Angaryacının sesini duymazlar.εκει αναπαυονται ομου οι αιχμαλωτοι δεν ακουουσι φωνην καταδυναστου
Tutsaklar huzur içinde yaşar, Angaryacının sesini duymazlar.Заедно се успокояват и пленниците. Не чуват гласа на насилника,
Tutsaklar huzur içinde yaşar, Angaryacının sesini duymazlar.Там узники вместе наслаждаются покоем и не слышат криков приставника.
Tutsaklar huzur içinde yaşar, Angaryacının sesini duymazlar.יחד אסירים שאננו לא שמעו קול נגש׃
Tutsaklar huzur içinde yaşar, Angaryacının sesini duymazlar.الاسرى يطمئنون جميعا. لا يسمعون صوت المسخّر
Tutsaklar huzur içinde yaşar, Angaryacının sesini duymazlar.被 囚 的 人 同 得 安 逸 . 不 聽 見 督 工 的 聲 音
Tutsaklar huzur içinde yaşar, Angaryacının sesini duymazlar.被 囚 的 人 同 得 安逸 . 不 聽見 督工 的 聲音
-- ve belki de koridora girerken Aida'dan küçük bir marş. Fakat bunun dışında hiçbir zaman duymazsınız.Misschien een stukje uit een mars uit Aïda als je de zaal binnenkomt, maar verder niets.
-- ve belki de koridora girerken Aida'dan küçük bir marş. Fakat bunun dışında hiçbir zaman duymazsınız.-- och kanske hör en del av en marsch från Aida när ni kommer in i vänthallen, men annars hör ni den aldrig.
-- ve belki de koridora girerken Aida'dan küçük bir marş. Fakat bunun dışında hiçbir zaman duymazsınız.ואולי איזה מארש קטן מ"אאידה" כשנכנסתם להרצאה...
Ve bu gökadalar birbirinden uzaklaştığı için olmaz. Zaten gökadalar uzay içinde hareket etme gereğini duymaz.A není to proto, že se galaxie pohybují pryč od sebe navzájem napříč vesmírem.
Ve bu gökadalar birbirinden uzaklaştığı için olmaz. Zaten gökadalar uzay içinde hareket etme gereğini duymaz.És ez nem azért van, mert a galaxisok távolodnak egymástól a térben; nem feltétlenül mozognak a térben.
Ve bu gökadalar birbirinden uzaklaştığı için olmaz. Zaten gökadalar uzay içinde hareket etme gereğini duymaz.Og det er ikke fordi, galakser bevæger sig væk fra hinanden gennem rummet.
Ve bu gökadalar birbirinden uzaklaştığı için olmaz. Zaten gökadalar uzay içinde hareket etme gereğini duymaz.Και δεν είναι επειδή οι γαλαξίες κινούνται μακριά ο ένας από τον άλλο μέσα στο χώρο.
Ve eğer bir çocuk okula gittiğinde kimse onu duymazsa, ses çıkarılmış olur mu?Als een kind instort op school en niemand het wil horen, maakt het dan geluid?
Ve eğer bir çocuk okula gittiğinde kimse onu duymazsa, ses çıkarılmış olur mu?Če se nek otrok v šoli zlomi ter ni nikogar naokrog, ki bi to želel slišati, ali sploh oddajajo zvok?
Ve eğer bir çocuk okula gittiğinde kimse onu duymazsa, ses çıkarılmış olur mu?Jos lapsi murtuu koulussa ja kukaan ei välitä kuulla, kuuluuko siitä ääni?
Ve eğer bir çocuk okula gittiğinde kimse onu duymazsa, ses çıkarılmış olur mu?만약 어떤 아이가 학교에서 좀 끼고 싶어도 아무도 들으려고 하지 않는다면, 그들은 소리를 내나요?
Ve eğer bir çocuk okula gittiğinde kimse onu duymazsa, ses çıkarılmış olur mu?Și dacă un copil își dă drumul într-o școală, dar nimeni din jur nu alege să audă asta, se va mai auzi de el?
Ve eğer bir çocuk okula gittiğinde kimse onu duymazsa, ses çıkarılmış olur mu?Und wenn ein Kind in einer Schule zerbricht, und niemand zuhört, machen sie dann ein Geräusch?
Ve eğer bir çocuk okula gittiğinde kimse onu duymazsa, ses çıkarılmış olur mu?И если у ребёнка происходит срыв в школе и никто не хочет этого слышать, так хотя бы скажут ли они что-нибудь?
Ve eğer bir çocuk okula gittiğinde kimse onu duymazsa, ses çıkarılmış olur mu?ואם איזה ילד נשבר בביה"ס ואין סביבו מישהו שבוחר לשמוע, האם הוא בכל זאת משמיע צליל?
Ve eğer bir çocuk okula gittiğinde kimse onu duymazsa, ses çıkarılmış olur mu?وعندما يتحطم طفل في المدرسة ولا يتواجد شخص بالقرب منه ليسمعه، هل يصدرون صوتـــا؟
Ve eğer bir çocuk okula gittiğinde kimse onu duymazsa, ses çıkarılmış olur mu?そこに音は生じるだろうか? 「子どもは残酷だ」と言うとき
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.A jakmile se objevila možnost trestu, míra spolupráce začala prudce růst.
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.Appena hanno sentito della regola nuova, la collaborazione è salita di colpo.
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.És amint az emberek hallanak a büntetésről, felszökik az együttműködési kedv.
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.Et, dès que les gens ont eu la possibilité de punir, la coopération est remontée en flèche.
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.Heti, kun ihmiset kuulivat rangaistuksesta, yhteistyö kasvaa uusiin lukemiin.
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.Imediat cum au auzit de posibilitatea aplicării pedepsei cooperarea s-a îmbunătățit.
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.Jak wszyscy dowiedzieli się o karach, współpraca szybko wzrosła.
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.처벌이라는 말을 하자마자 사람들은 갑자기 협력하기 시작는데
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.Og ligeså snart folk hørte om indførelse af straf steg samarbejdet.
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.Seketika mendengar masalah hukuman diberlakukan, kerja sama menjadi meningkat.
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.Und sobald Leute von diesem Bestrafungsding hörten schoss Kooperation nach oben.
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.Và ngay khi nghe về chuyện phạt sự hợp tác tăng lên.
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.Y tan pronto como la gente supo sobre la situación de castigo, la cooperación creció con rapidez.
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.Zodra mensen hoorden dat er kon gestraft worden, ging de samenwerking pijlsnel omhoog.
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.Και μόλις οι άνθρωποι άκουσαν για τιμωρία η συνεργασία απογειώνεται.
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.И как только люди услышали, что речь идёт о наказании, сотрудничества сразу прибавилось.
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.וברגע שאנשים שמעו על העונש שהם עלולים לקבל,
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.وبمجرد سماع الناس الحديث عن العقاب وتطبيقه , بدأ التبرع يحدث .
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.協調性は上昇し 壺は潤いました
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.A všemocní lidé nepotřebují kontrolní seznamy.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.E as pessoas todo-poderosas não precisam de listas de verificação.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.E chi è onnipotente non ha bisogno di check list.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.És a mindenható fickóknak nincs szükségük ellenőrzési listákra!
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.Et les tout-puissants n'ont pas besoin de listes de contrôle.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.In vsemogočni ljudje ne potrebujejo nobenih seznamov.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.그리고 이런 이들에겐 점검표가 필요하지 않습니다.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.Och de som är allsmäktiga behöver inga checklistor.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.Og almægtige mennesker har ikke brug for checklister.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.Oppermachtige mensen hebben geen checklists nodig.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.Pretože všemocní doktori nepotrebujú zoznam úloh.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.Sellaiset eivät tarvitse tarkistuslistoja.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.Şi cei atotputernici nu au nevoie de liste.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.Und allmächtige Leute brauchen keine Checklisten.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.Và những con người nắm giữ hết quyền lực này không cần danh sách kiểm tra
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.Y todos esos todopoderosos no necesitan listas de verificación.
Ve kudretli kişiler kontrol listelerine ihtiyaç duymaz.Οι παντοδύναμοι δεν χρειάζονται λίστες.