Ana içeriğe geç
Sözlük

duymaz ile cümle

duymaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?Làm sao bạn không thấy hứng khởi vì những người đó -- các đồng nghiệp của mình?
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?Wie könnte man nicht von solchen Menschen - deinen eigenen Arbeitskollegen - inspiriert werden?
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?Πως γίνεται να μην εμπνευστείς από τέτοιους ανθρώπους τους ίδιους σου τους συνεργάτες?
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?Как да не бъде човек вдъхновен от тези хора -- собствените ви колеги?
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?Ну как можно оставаться не вдохновленными такими людьми -- вашими собственными коллегами?
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?Хіба ці люди - саме Ваші співробітники - можуть не надихати Вас?
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?איך אפשר לא לקבל השראה מאנשים אלה -- העובדים איתכם?
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?يعني ، كيف لا يمكن أن تلهم بمثل هؤلاء أشخاص .. زملاءك أنت في العمل؟
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?刺激を受けないでいられるでしょうか ですから この相互インスピレーションは
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.Ampak precej, ko je slišala o njem, pride žena, katere hčerka je imela nečistega duha, in mu pade pred noge.
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.이에 더러운 귀신 들린 어린 딸을 둔 한 여자가 예수의 소문을 듣고 곧 와서 그 발 아래 엎드리니
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.Lebo počujúc o ňom žena, ktorej dcéruška mala nečistého ducha, prišla a padla k jeho nohám -
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.Más bien, en seguida oyó de él una mujer cuya hija tenía un espíritu inmundo, y vino y cayó a sus pies
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.Mert hallván felõle egy asszony, a kinek leányában tisztátalan lélek vala, eljõve és lábaihoz borula.
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.Nebo uslyševši o něm žena, jejížto dcerka měla ducha nečistého, přišla a padla k nohám jeho.
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.Vì có một người đờn bà, con gái người bị tà ma ám, đã nghe nói về Ngài, tức thì vào gieo mình dưới chơn Ngài.
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.А веднага чу за Него една жена, чиято малка дъщеря имаше нечист дух, и тя дойде та падна пред нозете Му.
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.Ибо услышала о Нем женщина, у которой дочь одержима была нечистым духом, и, придя, припала к ногам Его;
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.Почувши бо жінка, в котрої дочка її мала духа нечистого, приступила і впала в ноги Йому
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.כי אשה אשר רוח טמאה נכנסה בבתה הקטנה שמעה את שמעו ותבא ותפל לרגליו׃
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.لان امرأة كان بابنتها روح نجس سمعت به فأتت وخرّت عند قدميه.
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.當 下 有 一 個 婦 人 、 他 的 小 女 兒 被 污 鬼 附 著 、 聽 見 耶 穌 的 事 、 就 來 俯 伏 在 他 腳 前
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.當下有 一 個婦人 、 他 的 小女 兒 被 污 鬼 附著 、 聽見 耶穌 的 事 、 就 來 俯伏 在 他 腳前
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,(113:14) есть у них уши, но не слышат; есть у них ноздри, но не обоняют;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,(14)Уши имат, но не чуват: Ноздри имат, но не миришат;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,au urechi, dar n'aud, au nas, dar nu miroase,
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,Có tai mà không nghe ; Có lỗ mũi mà chẳng ngửi ;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,Có tai mà không nghe; Có lỗ mũi mà chẳng ngửi;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,de har ører, men hører ikke; de har nese, men lukter ikke.
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,de har Ører, men hører ikke, Næse men lugter dog ej;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,de hava öron och höra icke, de hava näsa och lukta icke.
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,Elles ont des oreilles et n`entendent point, Elles ont un nez et ne sentent point,
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,Füleik vannak, de nem hallanak; orruk van, de nem szagolnak;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,hanno orecchi e non odono, hanno narici e non odorano
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,귀가 있어도 듣지 못하며 코가 있어도 맡지 못하며
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,majú uši a nečujú; majú nos a nečuchajú;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,Mereka mempunyai telinga, tetapi tak dapat mendengar, mempunyai hidung, tetapi tak dapat mencium
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,Niillä on korvat, mutta eivät kuule, niillä on nenä, mutta eivät hajua tunne.
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,Ook hebben ze oren aan het beeld gemaakt, maar die kunnen toch niet horen. En een neus, maar die ruikt niets.
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,sie haben Ohren, und hören nicht; sie heben Nasen, und riechen nicht;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,têm ouvidos, mas não ouvem; têm nariz, mas não cheiram;
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,tienen orejas, pero no oyen; tienen nariz, pero no huelen
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,ušesa imajo, pa ne slišijo, nos imajo, pa ne duhajo,
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,Uši mají, a neslyší, nos mají, a nečijí.
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,Uszy mają, a nie słyszą; nozdrze mają, a nie wonieją.
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,ωτα εχουσι και δεν ακουουσι μυκτηρας εχουσι και δεν οσφραινονται
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,אזנים להם ולא ישמעו אף להם ולא יריחון׃
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,‎لها آذان ولا تسمع. لها مناخر ولا تشم‎.
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,有 耳 卻 不 能 聽 . 有 鼻 卻 不 能 聞
Kulakları var, duymazlar, Burunları var, koku almazlar,有 耳卻不能聽.有鼻卻不能聞
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.(134:17) есть у них уши, но не слышат, и нет дыхания в устах их.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.au urechi, şi totuş n'aud, da, n'au suflare în gură.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.Có tai mà không nghe , Và miệng nó không hơi thở .
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.Có tai mà không nghe, Và miệng nó không hơi thở.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.de har Ører, men hører ikke, ej heller er der Ånde i deres Mund.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.de har ører, men hører ikke, og det er ikke nogen ånde i deres munn.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.de hava öron och lyssna icke till, och ingen ande är i deras mun.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.Elles ont des oreilles et n`entendent point, Elles n`ont point de souffle dans leur bouche.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.Füleik vannak, de nem hallanak, és lehellet sincsen szájokban!
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.hanno orecchi e non odono; non c'è respiro nella loro bocca
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod