Ana içeriğe geç
Sözlük

duymaz ile cümle

duymaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹İnsanoğlu, seni İsrail halkına bekçi atadım. Benden bir söz duyar duymaz onları benim yerime uyaracaksın.Synu człowieczy! Dałem cię stróżem domowi Izraelskiemu, abyś słysząc słowo z ust moich napomniał ich odemnie.
‹‹İnsanoğlu, seni İsrail halkına bekçi atadım. Benden bir söz duyar duymaz onları benim yerime uyaracaksın.בן אדם צפה נתתיך לבית ישראל ושמעת מפי דבר והזהרת אותם ממני׃
‹‹İnsanoğlu, seni İsrail halkına bekçi atadım. Benden bir söz duyar duymaz onları benim yerime uyaracaksın.ואתה בן אדם צפה נתתיך לבית ישראל ושמעת מפי דבר והזהרת אתם ממני׃
‹‹İnsanoğlu, seni İsrail halkına bekçi atadım. Benden bir söz duyar duymaz onları benim yerime uyaracaksın.وانت يا ابن آدم فقد جعلتك رقيبا لبيت اسرائيل فتسمع الكلام من فمي وتحذّرهم من قبلي.
‹‹İnsanoğlu, seni İsrail halkına bekçi atadım. Benden bir söz duyar duymaz onları benim yerime uyaracaksın.يا ابن آدم قد جعلتك رقيبا لبيت اسرائيل. فاسمع الكلمة من فمي وانذرهم من قبلي.
‹‹İnsanoğlu, seni İsrail halkına bekçi atadım. Benden bir söz duyar duymaz onları benim yerime uyaracaksın.人 子 阿 、 我 照 樣 立 你 作 以 色 列 家 守 望 的 人 . 所 以 你 要 聽 我 口 中 的 話 、 替 我 警 戒 他 們
‹‹İnsanoğlu, seni İsrail halkına bekçi atadım. Benden bir söz duyar duymaz onları benim yerime uyaracaksın.人子 阿 、 我 照 樣立 你 作 以色列 家 守望 的 人 . 所以 你 要 聽 我 口中 的 話 、 替 我 警戒 他們
‹‹İnsanoğlu, seni İsrail halkına bekçi atadım. Benden bir söz duyar duymaz onları benim yerime uyaracaksın.人 子 阿 、 我 立 你 作 以 色 列 家 守 望 的 人 、 所 以 你 要 聽 我 口 中 的 話 、 替 我 警 戒 他 們
‹‹İnsanoğlu, seni İsrail halkına bekçi atadım. Benden bir söz duyar duymaz onları benim yerime uyaracaksın.人子 阿 、 我 立 你 作 以色列 家 守望 的 人 、 所以 你 要 聽 我 口中 的 話 、 替 我 警戒 他們
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.C'est pour ça que parfois les gènes d'une personne n'ont pas à changer grand chose pour produire un cancer.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.Dat is waarom de genen van iemand soms weinig hoeven te veranderen om kanker te krijgen.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.Din cauza asta, uneori, genele unei persoane nu trebuie să se schimbe prea mult pentru a produce cancer.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.Dlatego czasami geny człowieka nie muszą się zbytnio zmieniać, by wywołać raka.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.Ecco perché a volte i geni di una persona non devono cambiare molto perché compaia il cancro.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.그래서 어떤경우에 사람의 유전자가 많이 바뀌지 않고서도 암을 갖을 수 있는것이에요.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.Por esto es que a veces los genes de una persona no necesitan variar mucho para que le de cáncer.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.Γι' αυτό μερικές φορές τα γονίδια κάποιου δεν χρειάζεται ν' αλλάξουν και πολύ, για να πάθει καρκίνο.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.Вот почему генам человека иногда не нужно меняться сильно, чтобы получить рак.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.Ето защо понякога на гените не им е нужно да се променят много, за да причинят рак.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.זו הסיבה מדוע לפעמים הגנים של אדם מסויים לא צריכים להשתנות בהרבה כדי לקבל סרטן.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.ولهذا السبب أحيانا جينات شخص ما لا تحتاج لتغييرات كثيره ليصاب بالسرطان.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.多くの変化は必ずしも必要ないのです
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.(39:10) Il se rit du tumulte des villes, Il n`entend pas les cris d`un maître.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.( 39 : 10 ) Nó khinh chê tiếng ồn_ào của thị_thành , Không nghe tiếng của kẻ coi dắt .
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.(39:10) Nó khinh chê tiếng ồn ào của thị thành, Không nghe tiếng của kẻ coi dắt.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Del fracasso della città se ne ride e gli urli dei guardiani non ode
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Deras ungar frodas och växa till på marken, så springa de sin väg och vända ej tillbaka.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Deres unger blir kraftige og vokser op ute på marken; de løper bort og kommer ikke tilbake til dem.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Ele despreza o tumulto da cidade; não obedece os gritos do condutor.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.El rîde de zarva cetăţilor,
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Er verlacht das Getümmel der Stadt; das Pochen des Treibers hört er nicht.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Fiaik meggyarapodnak, a legelõn nagyranõnek, elszélednek és nem térnek vissza hozzájok.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Hun jongen groeien op in het open veld, waarna zij hun ouders verlaten en nooit meer bij hen terugkeren.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Ia menjauhi kota-kota dan keramaiannya, tak ada yang dapat menjinakkan dan mempekerjakannya
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.들나귀는 성읍의 지꺼리는 것을 업신여기니 어거하는 자의 지르는 소리가 그것에게 들리지 아니하며
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Niiden vasikat vahvistuvat, kasvavat kedolla; ne lähtevät tiehensä eivätkä enää palaja.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Njemu je v smeh mestni hrup, za krik gonjačev se ne meni.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.On się naśmiewa ze zgrai miejskiej, a na głos tego, co go goni, nic niedba.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Posmívá se hluku městskému, a na křikání toho, kdož by jej honil, nic nedbá.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Se burla del bullicio de la ciudad; no escucha los gritos del arriero
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Smeje sa lomozu mesta; nečuje povyku pohoniča.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Ungerne trives, gror til i det frie, løber bort og kommer ej til dem igen.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Καταγελα του θορυβου της πολεως δεν ακουει την κραυγην του εργοδιωκτου.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Он посмевается городскому многолюдству и не слышит криков погонщика,
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.Той се присмива на градския шум, Нито внимава на викането на този, който го кара.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.ישחק להמון קריה תשאות נוגש לא ישמע׃
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.يضحك على جمهور القرية. لا يسمع زجر السائق.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.他 嗤 笑 城 內 的 喧 嚷 、 不 聽 趕 牲 口 的 喝 聲
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.他 嗤笑 城內 的 喧嚷 、 不 聽趕 牲口 的 喝聲
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?Bagaimana Anda tidak terinspirasi oleh orang-orang tersebut -- rekan kerja Anda sendiri?
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?Comment pouvez-vous ne pas être inspiré par ces gens - vos propres collègues de travail?
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?Como é que podemos não ser inspirados por essas pessoas, os nossos próprios colegas de trabalho?
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?¡Cómo no vamos a sentirnos inspirados por estas personas! ¡los propios compañeros!
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?Cum să nu fii inspirat de acești oameni -- proprii tăi colegi de muncă?
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?Davvero, come si fa a non essere ispirati da queste persone -- i propri colleghi?
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?Hát hogy fordulhatna elő az, hogy nem inspirálnak az ilyen emberek -- a saját kollégáid?
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?Hoe zou je niet geïnspireerd kunnen zijn door die mensen -- je eigen collega's?
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?Jak se někdo může neinspirovat těmito lidmi -- svými vlastními spolupracovníky?
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?Jak w takiej sytuacji można nie poczuć inspiracji, ze strony własnych współpracowników?
Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız?그런 동료들에게 어떻게 자극을 받지 않을 수 있을까요?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod