Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.Heidän myrkkynsä on niinkuin käärmeen myrkky, he ovat kuin kuuro kyy, joka korvansa tukitsee,
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.Jad mają w sobie, jako wężowy, jako jad żmii głuchej, która zatula ucho swoje,
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.Jed v sobě mají jako jedovatý had, jako lítý had hluchý, kterýž zacpává ucho své,
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.ki ne posluša glasu rotilcev, ne čarodeja, ki je vešč zagovoru.
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.곧 술사가 아무리 공교한 방술을 행할지라도 그 소리를 듣지 아니하는 독사로다
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.Majú v sebe jed, podobný jedu hada. Sú jako jedovatý had hluchý, ktorý si zapcháva ucho,
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.Mérgök olyan, mint a kígyónak mérge; mint a siket áspisé, a mely füleit bedugja.
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.og ikke vil høre på Tæmmerens Røst, på den kyndige Slangebesværger.
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.Sono velenosi come il serpente, come vipera sorda che si tura le orecchi
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.yang tidak mendengar suara pawang yang pandai, atau suara pembawa mantra yang cakap
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.y no oye la voz de los encantadores, aun del más experto encantador
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.Zij zijn venijnig als slangen en luisteren met dovemansoren.
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.ητις δεν θελει να ακουση την φωνην των γοητων, των γοητευοντων τοσον επιδεξιως.
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.И не ще да чуе гласа на омайвачите, Колкото изкусно и да омайват.
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.אשר לא ישמע לקול מלחשים חובר חברים מחכם׃
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.الذي لا يستمع الى صوت الحواة الراقين رقى حكيم
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.不 聽 行 法 術 的 聲 音 . 雖 用 極 靈 的 咒 語 、 也 是 不 聽
Usta büyücülerin, Afsuncuların sesini duymak istemeyen bir kobrayı.不 聽行 法術 的 聲音 . 雖用極靈 的 咒語 、 也是 不 聽
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.A minha família e amigos haviam-se juntado ali para me ouvirem falar.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.És a családom és a barátaim eljöttek, hogy halljanak beszélni.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Familia și prietenii se adunaseră acolo ca să ma audă vorbind.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.I miei familiari e amici si radunarono lì per sentirmi parlare.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.제 가족들과 친구들이 제가 말하는 것을 들으려고 그 곳에 모였습니다.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Ma famille et mes amis s'étaient réunis là pour m'entendre parler.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Meine Familie und Freunde waren gekommen, um mich sprechen zu hören.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Mijn familie en vrienden waren gekomen om me te horen spreken.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Min familj och mina vänner hade samlats där för att höra mig tala.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Moja rodina a priatelia sa tam zišli, aby ma počuli hovoriť.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Moja rodzina i przyjaciele zgromadzili się tam, żeby słuchać, jak mówię.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Moje rodina a přátelé se tam shromáždili, aby mě slyšeli mluvit.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Và gia đình và bè bạn của tôi đã tụ họp lại đó để nghe tôi diễn thuyết.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Y mi familia y mis amigos se habían reunido allí para oírme hablar.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Когда моя семья и друзья собрались для того, чтобы услышать меня говорящим.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Цялото ми семейство и приятелите ми се бяха събрали да ме чуят.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.ובני המשפחה והחברים שלי התאספו שם לשמוע אותי מדבר.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.و قد تجمّع هنالك أهلي و أصدقائي لسَمَاعِي أتحدّث.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.そして私は「来てくれてありがとう」と言ったのです
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.그리고 우리는 DNA 프로필 검사를 통해 알게 된 인류의 역사, 가계도에 대해 들었습니다.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.E della storia, dell'albero genealogico degli esseri umani ricostruito attraverso il profilo genetico del DNA.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.Hallhattunk még az emberi faj történelméről és családfájáról, melyek a DNS profilmeghatározáson alapulnak.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.I usłyszeliśmy sporo o historii, o drzewie genealogicznym ludzkości stworzonym dzięki badaniom DNA.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.Ook luisterden we naar de geschiedenis, de stamboom van de mensheid door genetische DNA-profilering.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.Și, de asemenea, despre istoria umanității și arborele nostru genealogic prin prisma profilului genetic.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.Und wir haben auch von der Geschichte gehört, vom Stammbaum der Menschheit durch genetische DNA-Profilierung.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.Và chúng ta cũng nói đến lịch sử, hệ gia phả của loài người thông qua việc nghiên cứu DNA.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.Έχουμε ακούσει την ιστορία, το οικογενειακό δεντρο της ανθρωπότητας μέσω της γενετικής σκιαγράφησης του DNA.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.И ние също така чуваме за историята, родословното дърво на човека чрез генетичnо изследване на ДНК-а
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.Нам поведали историю, генеалогическое дерево человечества, через расшифровку ДНК.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.Нам також розповідали про історію, генеалогічне дерево людства, через розшифровку ДНК.
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.שמענו גם על ההיסטוריה, עץ המשפחה של המין האנושי דרך פרופילים גנטיים של די.אן.איי..
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.ولقد سمعنا أيضا عن التاريخ، شجرة العائلة، للجنس البشري عبر تنميط الحمض النووي الجيني/دي إن إيه
Ve bizler DNA genetik profiliyle insan soyunun tarihi, aile ağacı hakkında konuşmalar da duymaktayız.人類の歴史 家系やDNAの遺伝子分析に ついても聞くことができました 私にチンパンジーを学ぶ道を開いてくれたのは 古生物学者の故ルイス・リーキーです
Ve burada, TED'de olmak ve bu çağrıyı görmek, duymak benim için çok enerji verici.E estar aqui na TED e ver o estímulo, ouvi-lo, tem-me transmitido muita, muita energia.
Ve burada, TED'de olmak ve bu çağrıyı görmek, duymak benim için çok enerji verici.És itt lenni a TED-en, látni és hallani ennyi ösztönzést, nagyon-nagyon felvillanyozó számomra.
Ve burada, TED'de olmak ve bu çağrıyı görmek, duymak benim için çok enerji verici.Essere qui a TED e vedere gli stimoli, sentirli, mi ha davvero dato una carica enorme.
Ve burada, TED'de olmak ve bu çağrıyı görmek, duymak benim için çok enerji verici.Et être ici à TED et voir la stimulation, l'entendre, me donne beaucoup, beaucoup d'énergie.
Ve burada, TED'de olmak ve bu çağrıyı görmek, duymak benim için çok enerji verici.Hier bei TED zu sein, zu sehen und zu hören, wie stimulierend das ist, hat mir sehr viel Kraft gegeben.
Ve burada, TED'de olmak ve bu çağrıyı görmek, duymak benim için çok enerji verici.Hier bij TED te zijn, en het zien en horen van alle stimulans heeft me veel energie gegeven.
Ve burada, TED'de olmak ve bu çağrıyı görmek, duymak benim için çok enerji verici.Moja obecność na TED, uczestnictwo w czymś tak ekscytującym, dodaje mi energii.
Ve burada, TED'de olmak ve bu çağrıyı görmek, duymak benim için çok enerji verici.Och att vara här på TED, och bli inspirerad, och få lyssna, har varit väldigt energigivande för mig.