Ana içeriğe geç
Sözlük

duymak ile cümle

duymak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.Sociale netwerken zijn de digitale kampvuren waarrond het publiek verzamelt om ons verhaal te horen.
Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.- це цифрові багаття, навколо яких збирається публіка, щоб почути нашу історію.
Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.הכלים של רשתות חברתיות, הם מדורות שבט דיגיטליות מסביבן הקהל מתאסף
Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.أدوات التواصل الأجتماعي، إنها نيران المخيم الرقمية حيث يتجمع حولها الجمهور
Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.デジタルのキャンプファイアであり そのまわりに人々が集まって ストーリーに耳を傾けるのです
Söz konusu ülkelerin insanları bu hikayeleri duymak istesin ya da istemesin.În această eră, ţările cu acces
Söz konusu ülkelerin insanları bu hikayeleri duymak istesin ya da istemesin.이 나라들이 각자 국민들에게 이런 소식들을 듣게 하고 싶든 상관없이 말입니다.
Söz konusu ülkelerin insanları bu hikayeleri duymak istesin ya da istemesin.Другими словами, информацию о стране передают все виды связи независимо от того, хочет страна этого или нет.
Söz konusu ülkelerin insanları bu hikayeleri duymak istesin ya da istemesin.בין אם המדינות המעורבות מעוניינות שאנשים ישמעו את הסיפורים הללו ובין אם לאו.
Söz konusu ülkelerin insanları bu hikayeleri duymak istesin ya da istemesin.سواء كانت هذه الدول تهتم بما تقوله عنها هذه القصص أم لا.
Söz konusu ülkelerin insanları bu hikayeleri duymak istesin ya da istemesin.さて この時代では
Şunlar antikor üretenler çünkü tıp okuluna gittiklerinde insanlar plazma hürelerini duymak isteyecekler.T cytotoxic 세포는 감염된 세포나 암세포를 처리를 하는 세포입니다. 그리고 CD4가 MHC II와 교류하는데 도와주며, CD8이 MHCI 과 교류하는데 도와주는것을 잘 기억 하시고
Şunlar antikor üretenler çünkü tıp okuluna gittiklerinde insanlar plazma hürelerini duymak isteyecekler.Те произвеждат антитела, но хората, учили медицина, ги наричат плазматичните клетки. плазматичните клетки.
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?Baiklah, Anda sungguh mau mendengar ini?
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?Bon, vous voulez vraiment entendre ça?
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?În regulă, chiar vrei să auzi asta?
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?Okay, anh thật tình muốn biết sao?
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?Okay, du willst das wirklich wissen?
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?Okay, queres mesmo ouvir isso?
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?Okay, vil du virkelig høre det?
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?Okay, vuoi veramente sentirlo?
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?Okej, na prawdę chcesz to usłyszeć?
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?Oke, wil je het echt weten?
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?Okey, ¿realmente quieren escuchar esto?
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?OK, Vill du verkligen höra detta?
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?Rendben, szóval igazán akarod hallani?
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?Λοιπόν, σίγουρα θέλετε να το ακούσετε αυτό;
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?Добре, наистина ли искате да чуете това?
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?Хорошо, вы действительно хотите это услышать?
Tamam, bunu gerçekten duymak istiyor musun?Що ж, ви дійсно хочете почути це?
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.A bądźcie czynicielami słowa, a nie słuchaczami tylko, oszukiwającymi samych siebie.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.A buďte činiteľmi slova a nie len poslucháčmi, ktorí klamú sami seba falošným rozumovaním.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Az ígének pedig megtartói legyetek és ne csak hallgatói, megcsalván magatokat.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Bodite pa delavci besede in ne samo poslušalci, ki sami sebe slepe.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Buďtež pak činitelé slova, a ne posluchači toliko, oklamávajíce sami sebe.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.E sede cumpridores da palavra e não somente ouvintes, enganando-vos a vós mesmos.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Fiţi împlinitori ai Cuvîntului, nu numai ascultători, înşelîndu-vă singuri.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Hãy làm theo lời , chớ lấy nghe làm đủ mà lừa_dối mình .
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Hãy làm theo lời, chớ lấy nghe làm đủ mà lừa dối mình.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.너희는 도를 행하는 자가 되고 듣기만 하여 자신을 속이는 자가 되지 말라
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Maar naar dat nieuws moet u niet alleen luisteren, u moet er ook naar handelen.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Men vær ordets gjørere, og ikke bare dets hørere, idet I dårer eder selv.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Men varen ordets görare, och icke allenast dess hörare, eljest bedragen I eder själva.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Men vorder Ordets Gørere og ikke alene dets Hørere, hvormed I bedrage eder selv.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Mutta olkaa sanan tekijöitä, eikä vain sen kuulijoita, pettäen itsenne.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Pero sed hacedores de la palabra, y no solamente oidores, engañándoos a vosotros mismos
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Seid aber Täter des Worts und nicht Hörer allein, wodurch ihr euch selbst betrügt.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Siate di quelli che mettono in pratica la parola e non soltanto ascoltatori, illudendo voi stessi
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Γινεσθε δε εκτελεσται του λογου και μη μονον ακροαται, απατωντες εαυτους.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Будьте же исполнители слова, а не слышатели только,обманывающие самих себя.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Будьте ж чинителями слова, а не тілько слухателями, обманюючи себе самих.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.не правите ли различия помежду си, и не ставате ли пристрастни съдии?
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.והיו עשי הדבר ולא שמעיו לבד לרמות את נפשכם׃
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.ولكن كونوا عاملين بالكلمة لا سامعين فقط خادعين نفوسكم.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.只 是 你 們 要 行 道 、 不 要 單 單 聽 道 、 自 己 欺 哄 自 己
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.只是 你 們要 行道 、 不 要 單單 聽道 、 自己 欺哄 自己
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.Aus Erfahrung sprechend, werden Sie hören wollen, dass alles was einem Sorgen macht, wieder gut wird.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.D'après mon expérience, vous voudrez entendre que quoi que ce soit qui vous inquiète, tout ira bien.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.Din experiența mea, vei vrea să ți se spună să nu-ți faci griji, că totul va fi bine.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.Én azt tapasztaltam, hogy az ember arra vágyik, hogy megnyugtassák az aggodalmai felől.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod