İşte bunlar duymak istediğim sözlerdi, ama kızımdan değil, oğlumdan.Да, это слова, которых я жду, но от сына, не от дочери.
İşte bunlar duymak istediğim sözlerdi, ama kızımdan değil, oğlumdan.Това бяха думи, които чаках да чуя, но от сина ми, не от дъщеря ми.
İşte bunlar duymak istediğim sözlerdi, ama kızımdan değil, oğlumdan.אלה הם המילים שאני מצפה לשמוע, אבל מבני, לא מבתי.
İşte bunlar duymak istediğim sözlerdi, ama kızımdan değil, oğlumdan.هكذا، تلك هي الكلمات التي إنتظرت سماعها، لكن من إبني، ليس من إبنتي.
İşte bunlar duymak istediğim sözlerdi, ama kızımdan değil, oğlumdan.だけれど、それは息子からで、娘からじゃなかった (笑い)
isteği duymaktır. Armağan ekonomisinde insanlar para ekonomisinde olduğu gibi birbirleri ileA když víte, že jste dostali dar, tak pak je přirozenou reakcí vděčnost, touha darovat na oplátku.
isteği duymaktır. Armağan ekonomisinde insanlar para ekonomisinde olduğu gibi birbirleri ileÉs az ajándék gazdaságban nem igaz az, ami a pénz gazdaságunkban igen, hogy mindenki mindenkivel verseng.
isteği duymaktır. Armağan ekonomisinde insanlar para ekonomisinde olduğu gibi birbirleri ileI en gåvoekonomi är det inte sant, som det är i vår pengaekonomi, att alla befinner sig
isteği duymaktır. Armağan ekonomisinde insanlar para ekonomisinde olduğu gibi birbirleri ileW ekonomii daru jest inaczej niż w naszej gospodarce pieniężnej, w której każdy rywalizuje z każdym.
isteği duymaktır. Armağan ekonomisinde insanlar para ekonomisinde olduğu gibi birbirleri ileהרצון להחזיר משהו בתמורה.
isteği duymaktır.jotain takaisin.
isteği duymaktır.現在の金銭経済では
"Kendini güçlendirme" lafını bir daha asla duymak istemiyorum.Ik wil nooit meer het woord "self-empowerment" horen.
"Kendini güçlendirme" lafını bir daha asla duymak istemiyorum.Je ne veux plus jamais entendre à nouveau le mot auto-émancipation.
"Kendini güçlendirme" lafını bir daha asla duymak istemiyorum.No quiero volver a escuchar la palabra autoempoderamiento.
"Kendini güçlendirme" lafını bir daha asla duymak istemiyorum.Δε θέλω να ξανακούσω τη λέξη αυτο-ενδυνάμωση.
K eriflime ihtiyaç duymaktadır.M k Evropské unii – jejímu zákonodárství,
K eriflime ihtiyaç duymaktadır.M učinkovit dostop do Evropske skupnosti – njene
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakAnh em tôi nghe một số tiếng ồn .-- Lady, đến từ đó tổ
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakBrat słyszę szum .-- Lady, pochodzą z tego gniazda
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakCălugăr Am auzit ceva zgomot .-- Lady, provin din faptul că cuib
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakCAPUCIN J'entends du bruit .-- Dame, viennent de ce nid
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakFRADE eu ouvir algum ruído .-- Senhora, que vem de ninho
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakFRATE Ho sentito un rumore .-- Madonna, provengono da quel nido
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakFriar hører jeg nogle støj .-- Lady, kommer fra reden
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakFRIAR Ich höre ein Geräusch .-- Lady, aus diesem Nest kommen
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakFriar Ik hoor wat ruis .-- Vrouwe, komen uit dat nest
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakFriar Saya mendengar beberapa suara .-- Lady, berasal dari sarang yang
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakFriar ακούω κάποιο θόρυβο .-- Lady, που προέρχονται από τη φωλιά
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakHERMANO oigo algún ruido .-- Señora, vienen de ese nido
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakKAPUCINUS hallok némi zajt .-- Lady, származik, hogy a fészek
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymak수사 좀 소음 .-- 레이디가 그 둥지에서 온 소리
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakMních počujem nejaký hluk .-- Lady, ktoré pochádzajú z hniezda
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakMnich slyším nějaký hluk .-- Lady, které pocházejí z hnízda
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakPatra Slišal sem nekaj hrupa .-- Lady, ki prihajajo iz gnezda
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakTIGGARMUNK Jag hör en del ljud .-- Lady, kommer från att bygga bo
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakVeli kuulen joidenkin melua .-- Lady, tulevat pesivät
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakБрат я слышу какой-то шум .-- Леди, приходят от этого гнезда
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakМонах чувам някакъв шум .-- Мария, идват от които гнездят
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakהנזיר אני שומע רעש .-- ליידי, באים קן כי
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymakالراهب أسمع بعض الضوضاء.-- سيدة ، وتأتي من هذا العش
Keşiş Ben biraz gürültü .-- Lady, o yuva gelen duymak我々は矛盾することができるより大きい電力:死、伝染、および不自然な睡眠の
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor. Ama biz susmayacağız.しかし、我々は消音されない。
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Keiner möchte davon was lesen, hören oder sehen.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Nadie quiere leer, oír o ver.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Nessuno ne vuole leggere, sentire nè vedere.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Niemand wil het lezen, horen of zien.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Nikdo o tom nechce nic číst, slyšet, nebo vidět.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Ninguém quer ler, ouvir ou ver.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Nu vom fi daramati.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Personne ne veut lire, entendre ni voir.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Senki sem akar olvasni, hallani róluk, vagy látni őket.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Ούτε να διαβάσει ούτε να ακούσει και να δεί.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Никой не иска да прочете, чуе или види.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.אף אחד לא רוצה לקרוא, לשמוע או לראות.
Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.محدش عاوز يقرا او يسمع او يشوف
Kızılötesini duymak gerçekten iyi çünkü bu sayede odada hareket dedektörü olup olmadığını fark edebiliyorum.Infrarood waarnemen is goed omdat je merkt dat er bewegingssensoren in een ruimte zijn.
Kızılötesini duymak gerçekten iyi çünkü bu sayede odada hareket dedektörü olup olmadığını fark edebiliyorum.Infravöröset érzékelni például azért jó, mert meg tudom állapítani, van-e mozgásérzékelő a szobában.
Kızılötesini duymak gerçekten iyi çünkü bu sayede odada hareket dedektörü olup olmadığını fark edebiliyorum.예를 들어 적외선을 들음으로써 방 안에 동작 감지기가 설치돼 있는지 쉽게 알 수 있고 또 누군가가 저를 향해
Kızılötesini duymak gerçekten iyi çünkü bu sayede odada hareket dedektörü olup olmadığını fark edebiliyorum.Napríklad vnímanie infračervenej je dobré, lebo možete zistiť, či je naozaj v miestnosti detektor pohybu.