Ana içeriğe geç
Sözlük

duymak ile cümle

duymak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Her üç sessizce uzaklaşırken açıkça duymak olabilir.今では誰もが朝までそれ以上のグレに来ないだろうと確信しました。
Hiçbir şey bilmiyorum. Acemiyim. Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.No sé nada, soy principiante, pero hago muchas preguntas, y me encantaría recibir su consejo.
Hiçbir şey bilmiyorum. Acemiyim. Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Я ничего не знаю, я новичок, но я задаю много вопросов, и буду очень рад получить совет от вас.
Hizmetimden gurur duymak istedim ama ancak utanç duydum. Irkçılık bu işgalin gerçekliğini artık gizleyemez.E ho provato a essere fiero del mio operato,ma tutto quello che ho provato è stata vergogna.
Hizmetimden gurur duymak istedim ama ancak utanç duydum. Irkçılık bu işgalin gerçekliğini artık gizleyemez.E intenté de verdad tratar de sentirme orgulloso de mi servicio, pero todo lo que pude sentir fue vergüenza.
Hizmetimden gurur duymak istedim ama ancak utanç duydum. Irkçılık bu işgalin gerçekliğini artık gizleyemez.Ich wollte immer stolz auf meine Einheit sein, doch ich konnte nur Scham empfinden.
Hizmetimden gurur duymak istedim ama ancak utanç duydum. Irkçılık bu işgalin gerçekliğini artık gizleyemez.Si am incercat foarte mult sa fiu mandru de serviuciul meu, dar tot ce am putut simti a fost rusinea.
Hizmetimden gurur duymak istedim ama ancak utanç duydum. Irkçılık bu işgalin gerçekliğini artık gizleyemez.Опитах се да бъда горд от службата си, но всичко, което чувствах, беше срам.
İkinize de duymak için kullanılır ve burada neler olduğunu öğrenelim너희 둘을 듣고하는 데 사용
İkinize de duymak için kullanılır ve burada neler olduğunu öğreneliml'habitude d'entendre à la fois de vous et savoir ce qui se passe ici
İkinize de duymak için kullanılır ve burada neler olduğunu öğrenelimPamiętam oredi wyglądać jadą spać
İkinize de duymak için kullanılır ve burada neler olduğunu öğrenelimהתרגל לשמוע מכם גם ולגלות מה קורה כאן
İkinize de duymak için kullanılır ve burada neler olduğunu öğrenelimتستخدم لسماع كل واحد منكما ومعرفة ما يحدث هنا
İkinize de duymak için kullanılır ve burada neler olduğunu öğrenelimそしてここで何が起こるかを調べる 0:15:49.260,0:15:53​​.360 私は外装podobnik警告をつもりだ 0:15:53​​.360,0:15:54.810 締結する
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Deseori oamenii cred că înseamnă pur şi simplu să-ți pară rău pentru cineva.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Die Menschen denken oft, es heisse einfach, dass einem jemand Leid tut.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.사람들이 종종 생각하기를 동정심은 단순히 다른 사람을 가엾게 여기는 거라고 생각하죠
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.La gente con frecuencia cree que significa sentirse triste por el dolor de otros.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.La gente spesso pensa che significhi sentirsi dispiaciuti per qualcuno.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Les gens croient souvent qu'il s'agit simplement d'être désolé pour quelqu'un.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Lidé si často myslí, že to jednoduše znamená cítit k někomu lítost.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Mensen denken vaak dat het simpelweg betekent om medelijden te voelen met iemand.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Orang kadang berpikir itu artinya merasa kasihan akan seseorang.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Οι άνθρωποι συχνά νομίζουν ότι συμπόνια σημαίνει να λυπάσαι κάποιον.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Люди здебільшого вважають, що це означає лише жалість до когось.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Люди часто считают, что сострадать означает просто чувствовать к кому-то жалость.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Хората често мислят, че това означава просто да съжаляваш някого.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.לעיתים קרובות אנשים חושבים שחמלה משמעותה להצטער בשביל מישהו.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.عادة ما يعتقد الناس أنه يعني ببساطة الشعور بالأسف لشخص ما.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.想うことだと思っています ですが 想うだけでは思いやりの心を
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.Cô ấy làm thế bằng cách kể một câu chuyện cho những người muốn nghe nó.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.Dokazuje to vyprávěním příběhu lidem, kteří jej chtějí slyšet.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.Ela fá-lo contando uma história a pessoas que querem ouvir.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.Ella lo hace mediante una historia para las personas que quieren oírla.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.Elle le fait en racontant une histoire à qui veut l'entendre.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.Hanem úgy, hogy elmond egy történetet azoknak, akik meg akarják hallgatni.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.Hon gör det genom att berätta en historia för människor som vill lyssna.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.그녀는 이야기를 하는 겁니다. 그 얘길 듣고 싶어하는 사람들한테 말하는 거죠.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.O face spunând o poveste oamenilor care vor să o asculte.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.Sie erzählt denen eine Geschichte, die sie hören wollen.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.Tetapi dengan bercerita pada orang-orang yang ingin mendengar.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.Ze doet het door een verhaal te vertellen aan mensen die het willen horen.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.Το κάνει λέγοντας μια ιστορία σε ανθρώπους που θέλουν να την ακούσουν.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.Вона це робить, розповідаючи історію тим, хто хоче її почути.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.Она делает это, рассказывая историю людям, которые хотят ее услышать.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.Тя го прави, като разказва истории на хората, които искат да я чуят.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.היא עושה זאת על ידי סיפור לאנשים שרוצים להקשיב.
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.لقد فعلتها بسرد قصة الاشخان يريدون ان يستمعوا لها
İnsanların duymak istedikleri bir hikaye anlatarak yapıyor.物語を話したのです 繋がりたいと強く思っている部族や
İnsanlar konserlere sadece... ...bir akor çarpması ve sonunu... ...duymak için giderlerdi.As pessoas iriam aos concertos só para ouvir um bater acorde-- e essa é a final.
İnsanlar konserlere sadece... ...bir akor çarpması ve sonunu... ...duymak için giderlerdi.La gente iría a conciertos solo para escuchar un acorde estruendoso y ahí se acabaría [risas].
İnsanlar konserlere sadece... ...bir akor çarpması ve sonunu... ...duymak için giderlerdi.[ride] La gente andrebbe ai concerti solo per ascoltare qualcuno far saltare le corde! solo per quello! [ride]
İşte bunlar duymak istediğim sözlerdi, ama kızımdan değil, oğlumdan.Alors voilà ce que je voulais entendre, mais de mon fils, pas de ma fille.
İşte bunlar duymak istediğim sözlerdi, ama kızımdan değil, oğlumdan.Aşa, astea sunt cuvintele pe care mă aştept să le aud, dar de la fiul meu, nu de la fiica mea.
İşte bunlar duymak istediğim sözlerdi, ama kızımdan değil, oğlumdan.Das sind die Worte, die ich gerne hören will, aber von meinem Sohn, nicht von meiner Tochter.
İşte bunlar duymak istediğim sözlerdi, ama kızımdan değil, oğlumdan.Entonces, estas son palabras que estoy esperando oir. pero de mi hijo, no de mi hija.
İşte bunlar duymak istediğim sözlerdi, ama kızımdan değil, oğlumdan.Ezeket a szavakat akartam hallani, csak éppen a fiamtól, nem a lányomtól.
İşte bunlar duymak istediğim sözlerdi, ama kızımdan değil, oğlumdan.제 아들한테 듣고 싶던 말을 딸에게 들을 줄은 몰랐어요.
İşte bunlar duymak istediğim sözlerdi, ama kızımdan değil, oğlumdan.Queste sono le parole che stavo aspettando, ma da mio figlio, non da mia figlia!
İşte bunlar duymak istediğim sözlerdi, ama kızımdan değil, oğlumdan.Właśnie tych słów oczekiwałam, ale od syna, nie córki.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod