Ana içeriğe geç
Sözlük

duymak ile cümle

duymak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.لانه شعب متمرد اولاد كذبة اولاد لم يشاءوا ان يسمعوا شريعة الرب
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.因 為 他 們 是 悖 逆 的 百 姓 、 說 謊 的 兒 女 、 不 肯 聽 從 耶 和 華 訓 誨 的 兒 女
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.因為 他 們是 悖逆 的 百姓 、 說謊 的 兒女 、 不 肯 聽從 耶和華 訓誨 的 兒女
Çünkü onlar, insanların duymak istediği şeyleri söylüyorlar ve her zaman doğruyu söylemiyorlar.Невинаги казват истината, защото тя няма да им бъде от полза.
Çünkü onlar, insanların duymak istediği şeyleri söylüyorlar ve her zaman doğruyu söylemiyorlar.真実を語ろうとしないからだ
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Bởi vì SETI không muốn nghe về điều này
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Brûle!" Parce que la SETI (la recherche d'une intelligence extraterrestre) ne veut pas entendre ça.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Ci z SETI nie chcą o tym słyszeć.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Denn SETI will das nicht hören.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Il SETI non vuole sentirne parlare.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Koska SETI ei halua kuulla tätä.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Pentru că SETI nu vrea să audă asta.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.왜냐면 SETI*는 이걸 듣고 싶지 않으니까요. (*외계 생명체 탐사 프로젝트, 역자주)
Çünkü SETI bunu duymak istemez.SETI vil ikke høre om det her.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.SETI wil dit namelijk helemaal niet horen.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.SETIは宇宙に様々なものが 存在すると思っています
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Επειδή το SETI δεν θέλει να τα ακούει αυτά.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Защото SETI (Търсене на извънземен разум) не иска да чува това.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Потому что SETI не хочет это слышать.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.בגלל ש-SETI לא רוצים לשמוע מזה.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.لأنّ "البحث عن ذكاء خارج الكرة الأرضية" أو "سيتي" لا تريد أن تسمع هذا.
Daha kötü bir şey duymak ister misin?Chcesz usłyszeć coś jeszcze gorszego?
Daha kötü bir şey duymak ister misin?Möchten Sie etwas Schlimmes hören?
Daha kötü bir şey duymak ister misin?Vreţi să auziţi ceva şi mai rău?
Daha kötü bir şey duymak ister misin?Vuoi sentire qualcosa di peggiore?
Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.CA: Hier zou ik meer over willen horen.
Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.Dan, aș vrea să aud mai multe despre aceasta.
Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.Dane, tohle mě zajímá.
Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.Dane, toto ma zaujíma.
Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.Dan, Ich würde dazu gerne mehr hören.
Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.Dan, j'aimerais en entendre plus sur ce sujet.
Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.Dan, jeg kunne godt tænke mig at høre mere om dette.
Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.Dan, quisiera escuchar más sobre esto.
Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.Dan, szeretnék erről többet hallani.
Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.Dan, tôi muốn nghe thêm về vấn đề này.
Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.Dan, vorrei saperne di più.
Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.Νταν, θα ήθελα να ακούσω περισσότερα για αυτό.
Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.Дан, искам да чуя повече.
Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.Мне бы хотелось побольше об этом узнать.
Demek istediğim, bu hikayeyi duymak, gerçekten bana bir şeyler kattı.Adică, după ce am auzit această poveste, mi s-a sintetizat mai bine ideea.
Demek istediğim, bu hikayeyi duymak, gerçekten bana bir şeyler kattı.Dat verhaal somt het helemaal op voor mij.
Demek istediğim, bu hikayeyi duymak, gerçekten bana bir şeyler kattı.Ich meine, nachdem ich diese Geschichte gehört hatte - die hat es wirklich für mich zusammengefasst.
Demek istediğim, bu hikayeyi duymak, gerçekten bana bir şeyler kattı.Je veux dire, après avoir entendu cette histoire, ça résume tout pour moi.
Demek istediğim, bu hikayeyi duymak, gerçekten bana bir şeyler kattı.그 이야기를 듣자 제 머릿 속 모든 의문이 정리되었습니다.
Demek istediğim, bu hikayeyi duymak, gerçekten bana bir şeyler kattı.Quiero decir, tras escuchar esta historia, que eso, en realidad, lo resume todo para mí.
Demek istediğim, bu hikayeyi duymak, gerçekten bana bir şeyler kattı.Ta historia jest dobrym podsumowaniem.
Demek istediğim, bu hikayeyi duymak, gerçekten bana bir şeyler kattı.Voglio dire, dopo aver sentito questa storia, tutto è diventato chiaro per me.
Demek istediğim, bu hikayeyi duymak, gerçekten bana bir şeyler kattı.Ý tôi là, sau khi nghe chuyện đó -- điều đó thật sự tóm tắt lại mọi sự cho tôi.
Demek istediğim, bu hikayeyi duymak, gerçekten bana bir şeyler kattı.Искам да кажа - след като чух тази история, това бе истинско обобщение за мен.
Demek istediğim, bu hikayeyi duymak, gerçekten bana bir şeyler kattı.Эта история передаёт всю суть.
Demek istediğim, bu hikayeyi duymak, gerçekten bana bir şeyler kattı.אני אומר, אחרי ששמעתי את הסיפור הזה, זה ממש מסכם את הכל.
Demek istediğim, bu hikayeyi duymak, gerçekten bana bir şeyler kattı.أعني، بعد سماع تلك القصة، ذلك بالفعل قد لخص الأمر لي.
Demek istediğim, bu hikayeyi duymak, gerçekten bana bir şeyler kattı.ありがとうございました
Demek ki iman, haberi duymakla, duymak da Mesihle ilgili sözün yayılmasıyla olur.Ainsi la foi vient de ce qu`on entend, et ce qu`on entend vient de la parole de Christ.
Demek ki iman, haberi duymakla, duymak da Mesihle ilgili sözün yayılmasıyla olur.Alltså kommer tron av predikan, men predikan i kraft av Kristi ord.
Demek ki iman, haberi duymakla, duymak da Mesihle ilgili sözün yayılmasıyla olur.Altså kommer Troen af det. som høres, men det, som høres, kommer igennem Kristi Ord.
Demek ki iman, haberi duymakla, duymak da Mesihle ilgili sözün yayılmasıyla olur.Astfel, credinţa vine în urma auzirii; iar auzirea vine prin Cuvîntul lui Hristos.
Demek ki iman, haberi duymakla, duymak da Mesihle ilgili sözün yayılmasıyla olur.Azért a hit hallásból van, a hallás pedig Isten ígéje által.
Demek ki iman, haberi duymakla, duymak da Mesihle ilgili sözün yayılmasıyla olur.Dus alleen door te luisteren naar wat Christus gezegd heeft, kunt u in Hem gaan geloven.
Demek ki iman, haberi duymakla, duymak da Mesihle ilgili sözün yayılmasıyla olur.그러므로 믿음은 들음에서 나며 들음은 그리스도의 말씀으로 말미암았느니라
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod