Ana içeriğe geç
Sözlük

duymak ile cümle

duymak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.וימנעו רבבים ומלקוש לוא היה ומצח אשה זונה היה לך מאנת הכלם׃
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.فامتنع الغيث ولم يكن مطر متأخر. وجبهة امرأة زانية كانت لك. أبيت ان تخجلي.
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.因 此 甘 霖 停 止 、 春 〔 原 文 作 晚 〕 雨 不 降 . 你 還 是 有 娼 妓 之 臉 、 不 顧 羞 恥
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.因此 甘霖 停止 、 春 〔 原文 作晚 〕 雨 不 降 . 你 還是 有 娼妓 之臉 、 不 顧羞恥
CA: Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.크리스 앤더슨: 댄, 그 말에 대해 더 듣고 싶군요.
CA: Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.כריס אנדרסון: זה מעניין. אתה בעצם אומר
CA: Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.كريس: دان، أرغب في المزيد حول هذا الأمر. إذاً ، أنت تقول
CA: Dan, bunu biraz daha duymak istiyorum.私達のテロへの反応はいわば心理的な欠陥ということですか?
Canli yayinla Karakas'a baglaniyoruz Mayestro Abreu'nun TED odul dilegini duymak icin.Andiamo in diretta con Caracas per sentire l'augurio del Maestro Abreu al Premio TED.
Canli yayinla Karakas'a baglaniyoruz Mayestro Abreu'nun TED odul dilegini duymak icin.Hoan hô Caracas với lời mong ước được nhận giải Maestro Abreu của TED.
Canli yayinla Karakas'a baglaniyoruz Mayestro Abreu'nun TED odul dilegini duymak icin.Nous sommes maintenant en direct de Caracas pour écouter le souhait du prix TED du maestro Abreu.
Canli yayinla Karakas'a baglaniyoruz Mayestro Abreu'nun TED odul dilegini duymak icin.Presunieme sa teraz naživo do Karakasu, aby sme si vypočuli želanie, s akým sa na TED obracia majster Abreu.
Canli yayinla Karakas'a baglaniyoruz Mayestro Abreu'nun TED odul dilegini duymak icin.Przenosimy się teraz na transmisję na żywo z Caracas, by usłyszeć życzenie o TED Prize Maestro Abreu.
Canli yayinla Karakas'a baglaniyoruz Mayestro Abreu'nun TED odul dilegini duymak icin.Vom intra în direct cu Caracas pentru a asculta dorința maestrului Abreu acordată de către TED Prize
Canli yayinla Karakas'a baglaniyoruz Mayestro Abreu'nun TED odul dilegini duymak icin.We gaan live naar Caracas om te luisteren naar de TED Prize-wens van Maestro Abreu.
Canli yayinla Karakas'a baglaniyoruz Mayestro Abreu'nun TED odul dilegini duymak icin.Wir sind live in Caracas. um Maestro Abreus Wunsch zum TED-Preis zu hören.
Canli yayinla Karakas'a baglaniyoruz Mayestro Abreu'nun TED odul dilegini duymak icin.Πάμε ζωντανά στο Καράκας να ακούσουμε την ευχή του μαέστρου Αμπρέου για το βραβείο TED.
Canli yayinla Karakas'a baglaniyoruz Mayestro Abreu'nun TED odul dilegini duymak icin.Ми рухаємося до Каракаса, щоб почути бажання маестро Абреу в зв'язку з отриманням премії ТЕD.
Canli yayinla Karakas'a baglaniyoruz Mayestro Abreu'nun TED odul dilegini duymak icin.Мы перенесёмся в Каракас, чтобы услышать желание "TED Prize" из уст маэстро Абреу.
Canli yayinla Karakas'a baglaniyoruz Mayestro Abreu'nun TED odul dilegini duymak icin.Сега се прехвърляме на живо в Каракас, за да чуем желанието на Маестро Абреу за неговата TED Prize.
Çevremde bu kadar çanak bir sanat hiç uygulanan olduğunu duymaktan memnun oldu.그래서 가소성의 예술도 우리 동네에서 연습 것을 듣고 기쁘게 생각했습니다.
Çevremde bu kadar çanak bir sanat hiç uygulanan olduğunu duymaktan memnun oldu.Potěšilo nás, že tak hliněný umění byl vždy vykonáván v mém okolí.
Çevremde bu kadar çanak bir sanat hiç uygulanan olduğunu duymaktan memnun oldu.Potešilo nás, že tak hlinený umenie bol vždy vykonávaný v mojom okolí.
Çevremde bu kadar çanak bir sanat hiç uygulanan olduğunu duymaktan memnun oldu.Με ικανοποίηση άκουσα ότι έτσι πήλινο μια τέχνη ήταν ποτέ ασκείται στη γειτονιά μου.
Çevremde bu kadar çanak bir sanat hiç uygulanan olduğunu duymaktan memnun oldu.שמח לשמוע כי כך fictile אמנות שהיה נהוג פעם בשכונה שלי.
Çevremde bu kadar çanak bir sanat hiç uygulanan olduğunu duymaktan memnun oldu.وأعرب عن سروره لسماع أن كان يمارس من أي وقت مضى حتى فخارية فنا في جواري.
Çevremde bu kadar çanak bir sanat hiç uygulanan olduğunu duymaktan memnun oldu.私が持っている場合、私の前にこれらの森の最後の住民は、アイルランド人、ヒューQuoil(だ
Çinli bilgelerden birinin "jian ai" olarak adlandırdığı şeye sahip olmalısınız: Herkes için endişe duymak.Anda harus memiliki satu kebijaksanaan China yang disebut "jian ai": rasa sayang terhadap sesama.
Çinli bilgelerden birinin "jian ai" olarak adlandırdığı şeye sahip olmalısınız: Herkes için endişe duymak.Musíš mať to, čo čínsky mudrci nazývajú "jian ai": záujem o všetkých.
Çinli bilgelerden birinin "jian ai" olarak adlandırdığı şeye sahip olmalısınız: Herkes için endişe duymak.Temos de ter aquilo a que os sábios chineses chamam "jian ai": a preocupação com todos:
Çocuğunun duymak nerede sonrası plastik cerrahiحيث أن تسمع من ابنك الجراحة البلاستيكية آخر
Çocuğunun duymak nerede sonrası plastik cerrahiあなたに心を持っていない 公にあなたはあなたの子供が醜い非西洋の価値があると思うことを発表しました と人々の生活のように、これはよく上のための永遠のために存在するので、
'Çocuk Haçlı Seferi'ni duymakTheo rất nhiều cách, giả sử là qua TV
'Çocuk Haçlı Seferi'ni duymak여러 방법으로, 만약 TV에서 본다면 말이죠,
'Çocuk Haçlı Seferi'ni duymakאם הם צופים בזה בטלויזיה, מבחינות רבות
'Çocuk Haçlı Seferi'ni duymakبطرق مختلفة، لو شاهدوه على التلفزيون،
'Çocuk Haçlı Seferi'ni duymak私達が1863年のリンカーンを 映画で観るのと似ています
Covent Garden'a. O özellikle Caruso duymak istedim.Elle a particulièrement voulu entendre Caruso.
Covent Garden'a. O özellikle Caruso duymak istedim.Ha particolarmente voleva sentire Caruso.
Çünkü kimse bu kızların başına gelenleri öğrenmek istemiyor. Kimse okumak, duymak ve görmek istemiyor.Bo nikt o nich nie wie. nikt nie chce słyszeć, widzieć, mówić.
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.Dân nầy là bội nghịch, là con cái nói dối, con cái không muốn nghe luật pháp Ðức Giê-hô-va;
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.Dân nầy là bội_nghịch , là con_cái nói_dối , con_cái không muốn nghe luật_pháp Ðức_Giê - hô-va ;
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.Denn es ist ein ungehorsames Volk und verlogene Kinder, die nicht hören wollen des HERRN Gesetz,
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.For det er et gjenstridig folk, løgnaktige barn, barn som ikke vil høre Herrens lov,
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.대저 이는 패역한 백성이요 거짓말 하는 자식이요 여호와의 법을 듣기 싫어하는 자식이라
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.Lebo je to spurný ľud, synovia lhári, synovia, ktorí nechcú poslúchať zákon Hospodinov,
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.Poiché questo è un popolo ribelle, sono figli bugiardi, figli che non vogliono ascoltare la legge del Signore
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.Pois este é um povo rebelde, filhos mentirosos, filhos que não querem ouvir a lei do Senhor;
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.Porque este pueblo es rebelde, hijos mentirosos, hijos que no quieren escuchar la instrucción de Jehovah
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.rt pártütõ nép ez, [apát] megtagadó fiak, fiak, kik nem akarják hallani az Úr törvényét;
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.Sillä he ovat niskoitteleva kansa, ovat vilpillisiä lapsia, lapsia, jotka eivät tahdo kuulla Herran lakia,
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.Thi det er et stivsindet Folk, svigefulde Børn, Børn, der ikke vil høre HERRENs Lov,
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.Ty det är ett gensträvigt folk, trolösa barn, barn som icke vilja höra HERRENS lag,
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.Zakaj to je uporno ljudstvo, otroci lažnivi, otroci, ki nočejo poslušati postave GOSPODOVE;
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.Že lid tento zpurný jest, synové lháři, synové, kteříž nechtí poslouchati zákona Hospodinova;
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.Że ten lud jest odporny, synowie kłamliwi, synowie, którzy nie chcą słuchać zakonu Pańskiego.
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.οτι ουτος ειναι λαος απειθης, ψευδεις υιοι, υιοι μη θελοντες να ακουσωσι τον νομον του Κυριου
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.Ибо это народ мятежный, дети лживые, дети, которые не хотят слушать закона Господня,
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.Че те са непокорни люде, чада лъжци, Чада, които не искат да слушат поуката Господна,
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.כי עם מרי הוא בנים כחשים בנים לא אבו שמוע תורת יהוה׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod