Ana içeriğe geç
Sözlük

duymak ile cümle

duymak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Koloni o dönemde beyaz Belçikalı işçilere gereksinim duymaktadır.Kolonijinio laikotarpio metu miestas pasižymėjo didesne baltųjų populiacija.
Romancımız, döneminin yazın ortamına da tepki duymaktadır aslında.Sakoma, kad ir dabar tyliomis vasaros naktimis vis dar pasigirsta jo balsas.
Ayrıca, bazı türlerin kulakları oldukça iyi duymaktadır.Paljudel öise eluviisiga liikidel on väga hea kuulmine.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Rothenburg on tuntud oma keskaegse vanalinna poolest ja väga populaarne turistide seas.
Aslı bu durumdan bir hayli rahatsızlık duymaktadır.Tegelikult võib olukord olla palju murettekitavam.
Cemaat, Chavez'in İran ile olan yakın ilişkisi ve İsrail'i protesto etmesinden endişe duymaktadır.On vaieldav, kas Mooses oli reaalne isik ja kas ta on seotud iisraellaste väljarännuga Egiptusest.
Abby: Ne albümü duymak istiyorsun? Bu tekerlek ile bana yardım et!私のお母さんは最近彼女まろやかな場所にあります。 それは彼女の暗い地下室の脳に戻って、彼女はディップその後数週間の最後と。
Abby: Ne albümü duymak istiyorsun?¿Qué álbum quieres que te cuente?
Abby: Ne albümü duymak istiyorsun?آبي: ما ألبوم تريد أن تسمع؟
Acemiyim. Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Mas faço muitas perguntas e adoraria os vossos conselhos.
Acı çekme kabiliyeti ya da yalnızlık. Ve korku duymak.Khả năng chịu đau đớn hay cô đơn, và nỗi sợ hãi
Acı çekme kabiliyeti ya da yalnızlık. Ve korku duymak.La capacité d'éprouver de la douleur ou de la solitude.
Ama ben hala geri duymak için bekliyorum.Aber ich warte noch, um wieder zu hören.
Ama ben hala geri duymak için bekliyorum.Mais je suis toujours en attente pour recevoir une réponse.
Ama ben hala geri duymak için bekliyorum.Ma sto ancora aspettando di sentire di nuovo.
Ama ben hala geri duymak için bekliyorum.Но я все еще жду, чтобы услышать назад.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Aber ich stelle eine Menge Fragen und ich würde mich über ihren Rat sehr freuen.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Ale zadaję dużo pytań i przyda mi się rada.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Dar pun multe întrebări şi aş vrea să vă primesc sfaturile.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.De sokat kérdezek, és örülnék a tanácsaitoknak.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.그러나 저는 많은 의문을 가지고 있으며, 여러분의 조언을 환영합니다.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Maar ik stel veel vragen en zou graag jullie advies willen.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Ma faccio un sacco di domande e mi piacerebbe molto ricevere i vostri consigli.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Mais j'ai beaucoup de questions, et j'adorerai entendre vos conseils.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Nên tôi sẽ hỏi rất nhiều thứ và mong nhận được lời khuyên của bạn.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Но задавам много въпроси, и много бих желал вашите съвети.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.אבל אני שואל המון שאלות ואשמח לעצתכם.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.لكنني أسأل اسئلةً كثيرة ,وأحب أن استمع إلى نصائحكم.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.ありがとうございました
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Aber es ist schwierig, die Worte laut ausgesprochen zu hören.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Ale není to snadné slyšet ta slova nahlas.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Ale trudno przyjąć słowa wypowiedziane na głos.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek. Biliyorum, zar zor söyleyebiliyordum.Но слышать эти слова трудно, ещё труднее мне было их произносить.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Dar e greu să auzi cuvintele rostite.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.De nehéz hangosan hallani e szavakat.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.하지만 그 얘기를 큰 소리로 듣기는 힘들었다.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Maar het is lastig om de woorden hardop te horen.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Ma è difficile ascoltare le parole dette ad alta voce.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Mais c'est difficile de l'entendre de vive voix.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek."Mas é difícil ouvir as palavras em voz alta.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Men det är svårt att höra orden uttalas.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Men det er svært at høre ordene blive sagt højt.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Namun sulit untuk mendengarkan kata-kata itu.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Nhưng khó mà nghe những lời này trên thực tế.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Pero es difícil escuchar las palabras en voz alta.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Αλλά είναι δύσκολο να ακούς τις λέξεις δυνατά.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Но е трудно да чуя думите.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Проте було важко чути слова вимовленими уголос.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.ובכל זאת, קשה לשמוע את המלים נאמרות בקול.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.ولكن كان من الصعب سماع الكلمات عالياً
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.僕だってやっとのことで打ち明けられたんだ
Ama sen bunu duymak icatlarına: sonra bana düdük, ki sen hear'st bir şey yaklaşım sinyali olarak.Aber du sollst es hören: whistle dann zu mir, als Signal, dass du hörst etwas nähern.
Ama sen bunu duymak icatlarına: sonra bana düdük, ki sen hear'st bir şey yaklaşım sinyali olarak.Ale budeš poslouchat: whistle pak ke mně, jako signál, že jsi něco hear'st přístup.
Ama sen bunu duymak icatlarına: sonra bana düdük, ki sen hear'st bir şey yaklaşım sinyali olarak.Ale budeš poslúchať: whistle potom ku mne, ako signál, že si niečo hear'st prístup.
Ama sen bunu duymak icatlarına: sonra bana düdük, ki sen hear'st bir şey yaklaşım sinyali olarak.Ale ty słyszysz: gwizdek to do mnie, jako sygnał, że ty coś hear'st podejście.
Ama sen bunu duymak icatlarına: sonra bana düdük, ki sen hear'st bir şey yaklaşım sinyali olarak.Ampak boš slišal: whistle potem se mi, kot signal, da si hear'st nekaj pristop.
Ama sen bunu duymak icatlarına: sonra bana düdük, ki sen hear'st bir şey yaklaşım sinyali olarak.Dar vei auzi: fluierul, apoi la mine, ca semnal că ai ceva abordare hear'st.
Ama sen bunu duymak icatlarına: sonra bana düdük, ki sen hear'st bir şey yaklaşım sinyali olarak.De te hallani: whistle, akkor nekem, mint jel, hogy te hear'st valamit megközelítés.
Ama sen bunu duymak icatlarına: sonra bana düdük, ki sen hear'st bir şey yaklaşım sinyali olarak.그러나 너는 그것을 듣고 말라 : 나에게 다음 호루라기, 그 너는 hear'st 뭔가 접근 신호.
Ama sen bunu duymak icatlarına: sonra bana düdük, ki sen hear'st bir şey yaklaşım sinyali olarak.Maar gij zult het horen: fluiten dan naar mij, als signaal dat gij hear'st iets aanpak.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod