Ana içeriğe geç
Sözlük

duymak ile cümle

duymak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Finler eğitime büyük saygı duymakta, hatta onu gelirden daha önemli görmektedir.Sophia rất quan tâm đến việc dạy dỗ các con, thậm chí nhiều hơn so với khi bà trở về.
Pizarro her ikisini de öldürme şansını eline geçirmekten büyük bir zevk duymaktadır.ピツァロは二人を一度に殺すチャンスだと喜ぶ。
(Ancak gözleri hala görmektedir, kulakları da duymaktadır.)eye(目)とlisten(聴く)の造語でもある。
Kim olursan ol tek isteğin şu kokuyu duymak olacak.誰だって、ただ一つの望みは、その香りを嗅ぐことだろ。
Kardeşinin ailesine ise büyük bir bağlılık duymaktaydı.湊のことは兄の恋人として認めていない。
Adem yaptıkları ile gurur duymaktadır.熱血漢で自分の仕事に誇りを持っている。
Bu yüzden de Agamemnon'a kin duymaktaydı.そのためアクナディンに憎しみを抱いている。
Gıda paletleme robotları (Hamur işi) İnşaat sanayi birçok uygulama alanına ihtiyaç duymaktadır.食品を積み上げるロボット(パン屋) 建設業界では様々な使用方法がある。
Modaya yoğun bir ilgi duymaktadır ve bir dergide stil editörü olmayı düşlemektedir.ドラマの役柄ではあるがアナウンサーになるという夢をかなえた。
Sensiz Ben Olamam Sen De Vur Gülüm Duymak İstiyorum (feat.あれで怒らなかったらよほど常識がない人だね(笑)。
Hemen her ezgi de sesini duymak mümkündür.また、あらゆる声真似も可能。
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.樺太犬は日本固有種であり、きわめて飼い主に忠実である。
Her ikisi de oğullarıyla gurur duymaktadırlar.息子たちを誇りに思っている。
Aslı bu durumdan bir hayli rahatsızlık duymaktadır.実は今回の事件に大きくかかわっている。
Yüksek zekasına rağmen Lisa, tipik çocukça şeyler yapmakta, bazen yetişkin aracılığına ihtiyaç duymaktadır.尽管她很有天赋,莉萨经历特有的儿童问题,有时需要成年人的帮助。
Süleyman'a ilgi duymaktadır.薩哇薩埵。
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.威利野生的特質,是來自他非常自豪的家鄉蘇格蘭。
Klasik sanata yakından ilgi duymaktadır.他对古典艺术极有兴趣。
Hatice de ona saygı ile karışık bir ilgi duymaktadır.馬斯哈對她抱持著既尊敬又倚重的心情。
Kim olursan ol tek isteğin şu kokuyu duymak olacak.讓它聞那個人的味道就能找到那個人。
Drizzt'e ve yaptıklarına büyük bir kin duymaktadır.先生與厚,亦重有苦心矣。
(Ancak gözleri hala görmektedir, kulakları da duymaktadır.)우리의 눈은 원불견(遠不見), 근불견(近不見).
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.그는 일본 편향의 자세를 가지고 있어, 한국에서는 친일파로 불린다.
Amerika’daki birçok topluluklar fotovoltaik sistem kurmak için yetkiye ihtiyaç duymaktadırlar.여러 동유럽 국가에서는 비상업적 용도의 사진만이 허용되고 있다.
Sensiz Ben Olamam Sen De Vur Gülüm Duymak İstiyorum (feat.싸울 때도 미소를 잃지 않는다.(단 나서서 싸우진 않는다.)
Her ikisi de birbirlerine ilgi duymakta ama dikkatli olmaktadırlar.למרות זאת שמרו השניים על קשר הדדי וכיבדו מאוד זה את זה.
Daha sonra yürütülmüş araştırmalar bu savdan şüphe duymaktadır.היסטוריונים מאוחרים מטילים בכך ספק.
Yunan-Ermeni kökenli bir ABD olup Ermeni tarihine ilgi duymaktadır.רצח העם הארמני הוא עובדה היסטורית וצרפת מכירה בה.
Tüm çalışmalar insanların duymak istemedikleri zararsız seslere yöneliktir.לרוב מספרת סיפורים משעממים שאף אחד לא רוצה לשמוע.
Stewie orada bir ses çatalından çıkan sesi duymak ister.קווינלן שומע את הד קולו בוקע ממכשיר ההקלטה.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Гръцката овчарка е много привързана към стопанина си, поради което е много послушна.
Koloni o dönemde beyaz Belçikalı işçilere gereksinim duymaktadır.В миналото прокарва идеята, че македонските славяни са българи.
Albay Sinclair Mac Lagan, bir Osmanlı karşı taarruzundan endişe duymaktadır.Втори е капитан Лоурънс Оутс, на когото измръзват краката.
Bunun için onun hakkında büyük endişe duymaktadır.Там се отнасят с него с много чест.
Adem yaptıkları ile gurur duymaktadır.Гордее се с постиженията си.
Jonathan müziğe büyük ilgi duymaktadır.Щумпф проявява голям интерес към музиката.
Haberi duymak istedi.Пожела да чуе новината.
Fikrinizi duymak istiyorum.Желая да чуя мнението Ви.
Ne duymak istiyorsunuz?Какво желаете да чуете?
Ayrıca sanata ilgi duymaktadır.Zanimao se i za umjetnost.
Zaten yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaktadır.Javno se je pokajao za zlodjela koja je počinio.
Koloni o dönemde beyaz Belçikalı işçilere gereksinim duymaktadır.Tada se okrenula beogradskim suradnicima.
Şarkı aslında normal enstrümantal içerir fakat ara sıra elektronik sesler duymak mümkündür.Po technickej stránke dokážu zahrať väčšinu z nej, no v niektorých okamihoch sme použili elektronické zvuky.
Bu yüzden de Agamemnon'a kin duymaktaydı.Až ráno zistil, že išlo o Eamesa.
Zaten yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaktadır.Ľutuje chyby, ktoré spravila.
Ancak çalışmak için hala orijinal TTD dosyalarına ihtiyaç duymaktaydı.Potom už ostávalo len skonštruovať funkčný prototyp CCD.
Şarkı, her iki sanatçının da diğerinin sesini duymaktan duygularını anlattığı şarkının gücüyle ilgileniyor.Slová piesne sú rozprávaním toho, čo obaja počas tanca cítili.
Fakat gösterilerde nadiren sesini duymak mümkündür.V divadle hrá už len zriedka.
Folk şarkıcısı ve aşçı olmak için derinden arzu duymaktadır.Globoko v sebi bi rad postal pevec ljudske galsebe in kuhar.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Irski terierji so zelo socialni in se dobro razumejo z ljudmi.
Aile geçmişleri ve evleri ile gurur duymaktadırlar.Ponosen je na svojo družino, dom in delo.
Eski Mısırlılar, oyun ve müzik gibi çeşitli boş zaman etkinliklerinden büyük hoşnutluk duymaktaydılar.Egipčani so v prostem času uživali v različnih dejavnostih, vključno z igrami in glasbo.
Hasta bir kızı vardır ve çaresiz bir şekilde paraya ihtiyaç duymaktadır.Bolnik se počuti šibko, pomanjkuje mu tudi vzdržljivosti.
Ayrıca, bazı türlerin kulakları oldukça iyi duymaktadır.Kai kurios rūšys turi ir labai gerą klausą.
Eski Mısırlılar, oyun ve müzik gibi çeşitli boş zaman etkinliklerinden büyük hoşnutluk duymaktaydılar.Senovės Egiptiečiai mėgaudavosi gausa laisvalaikio pramogų, įskaitant žaidimus bei muziką.
Nick eğer Michael onların duymak istediklerini söylerse ona bir şey olmayacağını yineler.Fredas papasakoja Maiklui, kad jis nežinojo, jog jie ketina jį nužudyti, jis tenorėjo iš to kažko užsidirbti.
Kubilay gençlik yıllarında Çince öğrenmişti ve Çin kültürüne büyük merak duymaktaydı.Chubilajus studijavo Kinijos kultūrą ir ja žavėjosi.
Daha sonra yürütülmüş araştırmalar bu savdan şüphe duymaktadır.Didelė dalis istorijų apie šiuos dingimus yra abejotino tikrumo.
Çünkü Clarissa erkeklerden fazla kadınlara ilgi duymaktadır.Fetišizmu pasižymi gerokai dažniau vyrai nei moterys.
Aile geçmişleri ve evleri ile gurur duymaktadırlar.Jį ragaudavo su šeima ir draugais.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod