Ana içeriğe geç
Sözlük

duymak ile cümle

duymak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Her ikisi de birbirlerine ilgi duymakta ama dikkatli olmaktadırlar.Oba jsou vyšetřeni, ale jsou úplně zdraví.
Bir sonraki albüm daha güzel olacak demek istemiyorum çünkü bir sonrakini duymak istemiyorum.Nechci jim říct, že další album bude lepší.
Eski Mısırlılar, oyun ve müzik gibi çeşitli boş zaman etkinliklerinden büyük hoşnutluk duymaktaydılar.Starověcí Egypťané se ve volném čase těšili z různorodých činností, včetně her a hudby.
Her ikisi de oğullarıyla gurur duymaktadırlar.Děti jsou rozzlobené na oba.
Son derece engin bir kültüre sahip olan Babür, okumaya karşı büyük bir ilgi duymaktaydı.Téměř invalidní Žofie trávila čas intenzivním čtením.
Gemilere de ilgi duymaktadır.Je mimo zájem rybářských lodí.
Vietnam Savaşı gazisidir ve silahlara ilgi duymaktadır.Rád však střílel a zajímal se o střelné zbraně.
Daha sonra yürütülmüş araştırmalar bu savdan şüphe duymaktadır.Podle pozdějších revizí vyšetřování je ovšem tato verze zpochybňovaná.
Fakat gösterilerde nadiren sesini duymak mümkündür.V divadle je možné ji vidět už jen zřídka.
'Belki de şunu denemeliyiz' veya 'Gerçekten bunu duymak istemiyorum' .«Poate ar trebui să încercăm și asta» sau «Chiar nu vreau să ascult asta».
Romancımız, döneminin yazın ortamına da tepki duymaktadır aslında.Acțiunea romanului prezintă mijlocul verii.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Ea este rusoaică și ține foarte mult la țara ei.
Hasta bir kızı vardır ve çaresiz bir şekilde paraya ihtiyaç duymaktadır.Mama lui este instabilă psihic și este nedorită în cartier.
Koloni o dönemde beyaz Belçikalı işçilere gereksinim duymaktadır.Lăcașul deservește în prezent comunitatea catolică a bulgarilor bănățeni.
Daha sonra yürütülmüş araştırmalar bu savdan şüphe duymaktadır.Rezultatele studiului prezentat mai sus sunt oarecum controversate.
Samimi fikrini duymak istiyorum.Aș dori să-ți aud părerea sinceră.
Hemen her ezgi de sesini duymak mümkündür.A vokálban Sia hangja is hallható.
Tosca sevgilisinin bağırmalarını duymaktadır ama elinde bir şey yapabilecek hiç gücü yoktur.Malloy hallja a telefonban a barátnője sikolyait, de képtelen bármit is tenni.
Fırlatmak için 9P135 model basit bir üçayaklı düzeneğe ihtiyaç duymaktaydı.A rakétához a 9P135 háromlábú állványos indító- és irányító berendezést alkalmazták.
Gemilere de ilgi duymaktadır.Szívesen játszanak a hajók körül.
Gemi aynı zamanda iki Marconi radyo sistemi ile de gurur duymaktaydı.Ezek közül kettő motoros volt, Marconi‑féle rádiótávíróval felszerelve.
Gayrimüslim kızlar da üniversitenin bu kuralına saygı duymak zorundadırlar.Megbecsülöm társaimat is, igyekszem betartani a szeretet törvényét az iskolában is.
Ayrıca, bazı türlerin kulakları oldukça iyi duymaktadır.Hosszú mozgatható füleikkel igen jól hallanak.
Her ikisi de birbirlerine ilgi duymakta ama dikkatli olmaktadırlar.Ellenségek voltak, de tisztelték egymást.
İlk ilişkisi 16 yaşında eşcinsel bir oğlanla olmuştur, bu olaydan utanç duymaktadır.18 éves korában látott kivégzést először, és rettenetes élmény volt számára.
Aile geçmişleri ve evleri ile gurur duymaktadırlar.Foglalkozott szülőfaluja és a Sóvidék népi fazekasságának múltjával és jelenével.
Daha sonra yürütülmüş araştırmalar bu savdan şüphe duymaktadır.Ezek után további tanulmányai kétségessé váltak.
Bunun için onun hakkında büyük endişe duymaktadır.Egyrészről nagyon féltem tőle.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Anni on puoliksi turkkilainen ja hänellä on hyvin persoonallinen tyyli.
Daha sonra yürütülmüş araştırmalar bu savdan şüphe duymaktadır.Hän jatkaa tutkimalla jos mitään on jäänyt jäljelle tältä epäilyltä.
Fakat gösterilerde nadiren sesini duymak mümkündür.Tavataan harvoin myös kuusella.
Bu tam da Serhas'ın duymak istediği haberdi.Tällainen sota oli juuri se, mitä Severus tarvitsi.
Kim olursan ol tek isteğin şu kokuyu duymak olacak.Jokainen sen äänen kuullut tulee kuolemaan.
Tom Mary'ye çok saygı duymaktadır.Tom kunnioittaa Marya paljon.
Tersleri (karşıtları) olan ve 2 (a/b) den farklı olan iki rasyonel sayıya ihtiyaç duymaktayız.Χρειαζόμαστε δύο ρητούς αριθμούς που είναι αντίστροφοι και οι οποίοι είναι διάφοροι από 2 (α / β).
Vista ise 7 GB sabit disk alanına ihtiyaç duymaktadır.Απαιτούνται 3,7 GB αποθηκευτικού χώρου στον σκληρό δίσκο.
Daha sonra yürütülmüş araştırmalar bu savdan şüphe duymaktadır.Μετέπειτα έρευνες έχουν θέσει την υπόθεση αυτή υπό αμφισβήτηση.
Dansa büyük bir ilgi duymaktaydı.Άφησε το χορό γεμάτη ανησυχία.
Çünkü karbonhidratlar alkalik hayvansal proteinler ise asidik enzimlere ihtiyaç duymaktadırlar.Αυτό σημαίνει ότι χρειάζεται λιγότερη πρωτεΐνη κινόα από πρωτεΐνη σιταριού για τις ανάγκες μας.
Ayrıca, bazı türlerin kulakları oldukça iyi duymaktadır.Επίσης, ένα μέρος των ειδών έχει πολύ ανεπτυγμένα όργανα ακοής.
Daha sonra yürütülmüş araştırmalar bu savdan şüphe duymaktadır.En senere revision af dette arbejde har dog sået tvivl om hvorvidt denne konklusion er holdbar.
Jonathan müziğe büyük ilgi duymaktadır.Phoenix viste stor interesse i musik.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Catalonien er en relativt velhavende del af Spanien med en stor industriproduktion og turisme.
Bunun için onun hakkında büyük endişe duymaktadır.Hun er imidlertid dybt skuffet over ham.
Fakat gösterilerde nadiren sesini duymak mümkündür.Men i konsertsalene var den sjelden å høre.
Zaten yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaktadır.Om det er noen mord jeg angrer idag?
Eski Mısırlılar, oyun ve müzik gibi çeşitli boş zaman etkinliklerinden büyük hoşnutluk duymaktaydılar.Oldtidens egyptere underholdt seg med en rekke fritidsaktiviteter, inkludert spill og musikk.
İçinde bulunduğunuz sıkıntıları, mutlaka duymak isteyenler dışında kimseye açmayın.Forget vil få Forth til å glemme det ordet du ber den om i tillegg til alle ord som er definert etter dette.
Bunun için onun hakkında büyük endişe duymaktadır.Det gjør ham interessert i henne.
Her ikisi de oğullarıyla gurur duymaktadırlar.Anak-anak marah pada mereka berdua.
Daha sonra yürütülmüş araştırmalar bu savdan şüphe duymaktadır.More menggambarkan kesaksian tersebut sangat meragukan.
Kim olursan ol tek isteğin şu kokuyu duymak olacak.Apapun yang Anda katakan hanya akan didengar oleh saya saja.
Yunan-Ermeni kökenli bir ABD olup Ermeni tarihine ilgi duymaktadır.Dia adalah keturunan Yunani dan Armenia, dan memiliki minat khusus dalam sejarah Armenia.
Kardeşinin ailesine ise büyük bir bağlılık duymaktaydı.Semakin ia mengetahui tentang kakaknya semakin sering pula ia dihantui oleh penampakan.
Her ikisi de oğullarıyla gurur duymaktadırlar.Cô rất quan tâm đến cả hai đứa con.
Nekrofili insanlar, ölü insanlara karşı ilgi duymaktadır.Do đó Nephthys được xem là gắn liền với người chết.
Fırlatmak için 9P135 model basit bir üçayaklı düzeneğe ihtiyaç duymaktaydı.Nó được bắn từ thiết bị phóng 9P135 - một giá ba chân đơn giản.
Ancak su altında iken daha özel sistemlere ihtiyaç duymaktadır.Vì thế chúng chỉ phát huy tối đa sức mạnh khi ở dưới nước.
Hemen her ezgi de sesini duymak mümkündür.Tôi có thể nghe tất cả các dòng giai điệu.
Çabalarımız sonucunda dava açılmış fakat büyük kamuoyu desteğine ihtiyaç duymaktayız.Bị kết án, nhưng ông vẫn được dân Tiệp Khắc ủng hộ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod