Ana içeriğe geç
Sözlük

duymak ile cümle

duymak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Goat, kadınlara ilgi duymaktadır ve eski ve hurda olan her şeyi sevmektedir.Считается что ками любят всё новое и чистое.
Fakat gösterilerde nadiren sesini duymak mümkündür.Их голос редко слышится.
Herkes bu "atsız arabaların" ne olduğunu görme konusunda büyük bir istek duymaktadır.فقد كان كل شخص يستغرق وقتاً كبيراً ليستوعب ماهو عليه من حيث "عربات بدون أحصنة".
İçinde bulunduğunuz sıkıntıları, mutlaka duymak isteyenler dışında kimseye açmayın.ولا تغرس لكم الآمال إلاّ ما تجتنيه الآجال، وأقلّوا الرغبة في ما يورث العطب، فكل ما تزرعه العاجلة تقلعه الآجلة.
Aile geçmişleri ve evleri ile gurur duymaktadırlar.الشوق إلى البيت والأصدقاء القدامى .
Gemi aynı zamanda iki Marconi radyo sistemi ile de gurur duymaktaydı.تم تجهيز السفينة أيضا مع اثنين من الرادارات الملاحية على الصاري الرئيسي.
Hemen her ezgi de sesini duymak mümkündür.ويستطيع أن "يسمع" الصوات من أي مكان.
Bunun için onun hakkında büyük endişe duymaktadır.ويجب أن يكون لديه حماسة كبيرة تجاه الموضوع.
Duymak istediğim bu değildi.لم يكن هذا ما أردت سماعه.
'Belki de şunu denemeliyiz' veya 'Gerçekten bunu duymak istemiyorum' .'Talvez nós devíamos tentar isso', ou 'eu não quero ouvir isso'.
Kaptan Amerika Örümcek yakalar ve onu, sadece başka bir Örümcek alay kahkaha duymak yendi.O Capitão América pega Homem-Aranha e o derrota, apenas para ouvir o riso provocante de outro Homem-Aranha.
Her ikisi de oğullarıyla gurur duymaktadırlar.As crianças estão zangadas com os dois.
Kim olursan ol tek isteğin şu kokuyu duymak olacak.Ainda assim uma pessoa que ouça este som ainda conseguirá ouvir a nota fundamental.
Burada Kujan ondan bütün hikâyeyi başından itibaren tekrar duymak istediğini söyler.A peça foi tão boa que você quer ouvi-la novamente desde o início.
Hemen her ezgi de sesini duymak mümkündür.Provavelmente, só pode ouvir sons altos.
Daha sonra yürütülmüş araştırmalar bu savdan şüphe duymaktadır.Novas pesquisas, entretanto, questionam esta suposição.
Gemilere de ilgi duymaktadır.As atividades relacionadas com barcos são bem-vindas.
Anlamı duymak algılamak demektir.Como dizer, nos esquecemos de sentir.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Liddell é um missionário escocês que corre em devoção a Deus.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Willie is een Schotse immigrant en zeer trots op zijn thuisland.
Bu nedenle FIFA, bu ödülü onun anısına vererek onu anmaktan mutluluk duymaktadır." demiştir.De FIFA brengt daarom met genoegen hulde aan hem, door deze prijs aan hem op te dragen."
Ayrıca, bazı türlerin kulakları oldukça iyi duymaktadır.Daarnaast beschikken veel soorten over een goed gehoor.
Dansa büyük bir ilgi duymaktaydı.Er werd veel rekening gehouden met de dans.
Daha sonra yürütülmüş araştırmalar bu savdan şüphe duymaktadır.Later onderzoek heeft dat in twijfel getrokken.
Çünkü Clarissa erkeklerden fazla kadınlara ilgi duymaktadır.Bursitis komt meer voor bij mannen dan bij vrouwen.
Kardeşinin ailesine ise büyük bir bağlılık duymaktaydı.Zijn broer erfde daarop het grootste deel van zijn domeinen.
Yunan-Ermeni kökenli bir ABD olup Ermeni tarihine ilgi duymaktadır.Sherinian is van Grieks-Armeense afkomst en heeft veel interesse in de geschiedenis van Armenië.
Fakat Menşevikler, III. Parti Kongresi'nin lafını bile duymak istemiyorlardı.Lefebvre, die de uitkomsten van het Tweede Vaticaanse Concilie niet wilde erkennen.
Eğer suçu kabul ederse, yargıç başkaca kanıta gerek duymaksızın davayı karara bağlar.Als de gedaagde niet komt opdagen, zal de rechter de gedaagde in principe bij verstek veroordelen.
Kimse grubun yeni bir rekor kırmayı umduğunu duymak istemiyor.De buurman dacht nooit dat iemand zijn verhaal wilde horen.
Kubilay gençlik yıllarında Çince öğrenmişti ve Çin kültürüne büyük merak duymaktaydı.Koeblai's jeugd werd gekenmerkt door zijn interesse in de Chinese cultuur, die hij bestudeerde.
Kim olursan ol tek isteğin şu kokuyu duymak olacak.Met het nummer Anyone I want to be wist ze deze muziekcompetitie te winnen.
Belgin Hanım'a hayranlık duymaktadır ve ona âşıktır.Ze ziet de mooie koning en is op slag verliefd.
Ne duymak istiyorsunuz?Wat wilt u horen?
Daha fazla duymak istemiyor musunuz?Wil je meer horen?
Gemilere de ilgi duymaktadır.Interesuje się statkami.
Abigal’le ilişkisine son veren Proctor, karısına karşı vicdanında rahatsızlık duymaktadır.Jego żona, Debbie, narzeka na jej nudne życie.
(Ancak gözleri hala görmektedir, kulakları da duymaktadır.)Głusi już słyszą – ślepi zobaczą!
Zaten yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaktadır.Nakazane jest również przywrócenie obrabowanemu dóbr, które utracił.
Şarkı, her iki sanatçının da diğerinin sesini duymaktan duygularını anlattığı şarkının gücüyle ilgileniyor.Tekst piosenki dotyczy tęsknoty, jaką oboje odczuwają.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Maria stała się rumuńską patriotką, a jej wpływ w tym kraju był bardzo duży.
Daha sonra yürütülmüş araştırmalar bu savdan şüphe duymaktadır.Późniejsze badania podważyły jednak to założenie.
Çünkü Clarissa erkeklerden fazla kadınlara ilgi duymaktadır.Rzęsistkowica częściej dotyczy kobiet niż mężczyzn.
Eğer suçu kabul ederse, yargıç başkaca kanıta gerek duymaksızın davayı karara bağlar.Jeśli wygram proces, to na mocy wyroku sędziego nie zapłacę ci ani grosza.
Kim olursan ol tek isteğin şu kokuyu duymak olacak.Ile cię trzeba cenić, ten tylko się dowie, Kto cię stracił.
Modaya yoğun bir ilgi duymaktadır ve bir dergide stil editörü olmayı düşlemektedir.Zbyt śmiały tekst wywołuje skandal w redakcji.
Kardeşinin ailesine ise büyük bir bağlılık duymaktaydı.Liksom sin bror innehade han stora gods och förläningar.
Bunu da şöyle açıklamıştır; parlak bir nesneye ya da ışığa uzun süre bakarsa göz, acı duymaktadır.Jag sade till honom: 'Herre, den som ser synen, ser han genom själen eller genom anden?'
İlk oynadığı filmden itibaren sinema da kendi sesini duymak istemiştir.Hon spelade i filmen The Next Voice You Hear...
Fakat gösterilerde nadiren sesini duymak mümkündür.Det är ändå sällan som detta kommer till direkt uttryck i serien.
Ksenofanes insan ve kültür sorunlarına ilgi duymaktadır.Johan III var intresserad av religion och kultur.
Çünkü Clarissa erkeklerden fazla kadınlara ilgi duymaktadır.Gomspalt drabbar fler flickor än pojkar.
Süleyman'a ilgi duymaktadır.Сулейман Назіф (тур.
Sensiz Ben Olamam Sen De Vur Gülüm Duymak İstiyorum (feat.Не було б вас, мене не бив би і палив німець «.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Він — емігрант з Шотландії і дуже пишається своєю культурою й звичаями.
Kim olursan ol tek isteğin şu kokuyu duymak olacak.Ось Того, Кого навмання ви шануєте, Того я проповідую вам.
Anlamı duymak algılamak demektir.Тому мені цікаво, як це буде звучати.
Bay Wilson eviyle gurur duymaktadır.Пан Уїлсон пишається своїм будинком.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Jedná se o skotského imigranta, který je na svoji rodnou zemi nesmírně hrdý.
Gıda paletleme robotları (Hamur işi) İnşaat sanayi birçok uygulama alanına ihtiyaç duymaktadır.Paletizace potravinových produktů roboty (pekárna) Stavební průmysl nabízí různorodé možnosti využití.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod