Şimdi söyleyince, Gluttony bizi yuttuğu anda... o duyguyu daha önce bir yerde hissetmiştim.Kun Gluttony nielaisi meidät, se oli jotenkin tuttu tunne.
Şimdi söyleyince, Gluttony bizi yuttuğu anda... o duyguyu daha önce bir yerde hissetmiştim.Nu du siger det. Da Gluttony slugte os ... - Jeg har mærket det før.
Şimdi söyleyince, Gluttony bizi yuttuğu anda... o duyguyu daha önce bir yerde hissetmiştim.Nu när du säger det... När Gluttony svalde oss... -Jag har känt det förut.
Şimdi söyleyince, Gluttony bizi yuttuğu anda... o duyguyu daha önce bir yerde hissetmiştim.W chwili, kiedy Gluttony nas połknął... Już kiedyś miałem to uczucie.
Şimdi söyleyince, Gluttony bizi yuttuğu anda... o duyguyu daha önce bir yerde hissetmiştim.Τώρα που το λες, όταν μας κατάπιε ο Γκλούτονι... ...ένιωσα κάτι γνώριμο.
Şimdi söyleyince, Gluttony bizi yuttuğu anda... o duyguyu daha önce bir yerde hissetmiştim.Если подумать, то когда Обжорство проглотило нас, я понял, что раньше уже испытывал подобное.
Sorun şu - ve bunu araştırmamdan öğrendim - duyguyu seçici bir şekilde uyuşturamazsınız.A gond az -- és ezt a kutatásból veszem -- hogy nem lehet megválogatni, mely érzelmeinket tompítjuk el.
Sorun şu - ve bunu araştırmamdan öğrendim - duyguyu seçici bir şekilde uyuşturamazsınız.Het probleem is, en dat heb ik uit het onderzoek geleerd -- dat je emotie niet selectief kunt verdoven.
Sorun şu - ve bunu araştırmamdan öğrendim - duyguyu seçici bir şekilde uyuşturamazsınız.그런데 문제는 -- 이건 제가 제 연구를 통해 배운거죠 -- 감정을 선택적으로 마비시킬 수 없다는 것입니다.
Sorun şu - ve bunu araştırmamdan öğrendim - duyguyu seçici bir şekilde uyuşturamazsınız.Ongelma on -- opin sen tutkimuksesta -- ettei tunteita voi turruttaa yksitellen.
Sorun şu - ve bunu araştırmamdan öğrendim - duyguyu seçici bir şekilde uyuşturamazsınız.Problema este - şi știu asta din studiu - că nu poţi amorţi selectiv emoţiile.
Sorun şu - ve bunu araştırmamdan öğrendim - duyguyu seçici bir şekilde uyuşturamazsınız.Problemet er -- og jeg lærte dette af forskningen -- at man ikke selektivt kan lamme følelser.
Sorun şu - ve bunu araştırmamdan öğrendim - duyguyu seçici bir şekilde uyuşturamazsınız.Problémom je -- a to som sa v tomto výskume naučila -- a nemôžete znecitlivieť len voči niektorým pocitom.
Sorun şu - ve bunu araştırmamdan öğrendim - duyguyu seçici bir şekilde uyuşturamazsınız.Problem w tym - a odkryłam to dzięki badaniom - że nie możemy uśmierzać emocji wybiórczo.
Sorun şu - ve bunu araştırmamdan öğrendim - duyguyu seçici bir şekilde uyuşturamazsınız.Ten problém je -- a to jsem se naučila z výzkumu -- že nemůžete výběrově umrtvit emoce.
Sorun şu - ve bunu araştırmamdan öğrendim - duyguyu seçici bir şekilde uyuşturamazsınız.Težava je -- in do tega sem prišla z raziskavo -- da ne moreš selektivno otopeti čustev.
Sorun şu - ve bunu araştırmamdan öğrendim - duyguyu seçici bir şekilde uyuşturamazsınız.Vấn đề là -- và tôi học được điều này từ nghiên cứu -- bạn không thể đóng băng cảm xúc một cách chọn lọc.
Sorun şu - ve bunu araştırmamdan öğrendim - duyguyu seçici bir şekilde uyuşturamazsınız.Проблемът е, и това го научих чрез проучването, че не можете да потиснете емоцията избирателно.
Sorun şu - ve bunu araştırmamdan öğrendim - duyguyu seçici bir şekilde uyuşturamazsınız.הבעיה היא - ולמדתי זאת מתוך המחקר - אין אפשרות לשתק באופן מובחן רגש יחיד.
Sorun şu - ve bunu araştırmamdan öğrendim - duyguyu seçici bir şekilde uyuşturamazsınız.المشكلة هى -- وتعلمت هذا من البحث -- هو أنك لا تستطيع أن تخدر الحس بإختيارك .
Sorun şu - ve bunu araştırmamdan öğrendim - duyguyu seçici bir şekilde uyuşturamazsınız.人間は選択的に感情を麻痺させることができません というのも「これが悪の元凶」-
Tabii solo derinliği iştahını o duyguyu güzellik neda güzellikleri kadınBeauty powierzchowne obracając się na nim
Tabii solo derinliği iştahını o duyguyu güzellik neda güzellikleri kadın Derin güzelliği sadece ciltPresenečen sem, da sem, da me ne vrže ven stranka nisem slišal za primer
Tabii solo derinliği iştahını o duyguyu güzellik neda güzellikleri kadınJo, ale, že sa pozrel na chute z hĺbky predmetu sólo že emócie krása Neda krásy žena
Tabii solo derinliği iştahını o duyguyu güzellik neda güzellikleri kadınKeindahan neda keindahan wanita
Tabii solo derinliği iştahını o duyguyu güzellik neda güzellikleri kadınMyslel jsem, že jste právě mi říct, vždy vypadat na ženu oči
Tabii solo derinliği iştahını o duyguyu güzellik neda güzellikleri kadın물론 솔로의 깊이의 식욕 그 감정 아름다움 neda의 아름다움 여자
Tabii solo derinliği iştahını o duyguyu güzellik neda güzellikleri kadınSchönheit neda Schönheiten Frau Schönheit ist nur oberflächlich
Tabii solo derinliği iştahını o duyguyu güzellik neda güzellikleri kadınАпетити глибині звичайно соло , Що емоції
Tabii solo derinliği iştahını o duyguyu güzellik neda güzellikleri kadınАппетиты глубине конечно соло , что эмоции
Tabii solo derinliği iştahını o duyguyu güzellik neda güzellikleri kadınתיאבון של עומק הסולו כמובן שרגש אשת היופי neda יפהפיות
Tabii solo derinliği iştahını o duyguyu güzellik neda güzellikleri kadınشهية عمق منفردا بالطبع أن العاطفة امرأة الجمال ندا الجمال
Tabii solo derinliği iştahını o duyguyu güzellik neda güzellikleri kadın美Nedaの美人女性 深い美しさの唯一の皮膚
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor? 12'den az.Raad eens hoeveel emoties mensen ervaren?
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor? 12'den az.Μαντέψτε πόσα συναισθήματα βιώνουν οι άνθρωποι; Λιγότερα από 12.
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor? 12'den az.נחשו כמה רגשות אנשים חווים? פחות מ- 12.
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor? 12'den az.خمن معى كم عدد العواطف التى تمر بهؤلاء الناس؟ اقل من 12.
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor? 12'den az.その半分はクソみたいに感じさせるもので 良い感情は5、6個
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor?얼마나 많은 감정을 사람들이 경험할까요? 12개가 채 안됩니다.
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor?¿Adivinen cuántas emociones experimentan?
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor?Devinez combien d"émotions les gens éprouvent ?
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor?Ghiciţi câte emoţii simt oamenii?
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor?Hádajte koľko emócií ľudia zažívajú.
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor?Hádejte kolik emocí lidé zažívají.
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor?Hãy đoán xem bao nhiêu xúc cảm mà con người từng trải qua?
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor?Indovinate quante emozioni sperimentano le persone?
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor?Schätzt mal, wie viele Gefühle die Leute erleben?
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor?Tippeljék meg, hány érzelmet élnek át az emberek?
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor?Zgadnijcie ilu emocji ludzie doświadczają?
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor?Вгадайте, як багато емоцій відчувають люди?
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor?Познайте колко емоции изпитват хората?
Tahmin edin insanlar kaç farklı duyguyu yaşıyor?Угадайте, сколько эмоций способны испытывать люди?
Tamam, ve duyguyu hissettiğin zaman -- biraz zaman alabilir -- camı şişenin içine atmanı istiyorum.Als je de sensatie voelt -- het kan even duren -- gooi je het in de fles.
Tamam, ve duyguyu hissettiğin zaman -- biraz zaman alabilir -- camı şişenin içine atmanı istiyorum.Bien, cuando sientas la sensación -- que te puede llevar un rato -- suéltalo en la botella.
Tamam, ve duyguyu hissettiğin zaman -- biraz zaman alabilir -- camı şişenin içine atmanı istiyorum.Bine. Acum cand vei avea acea senzatie -- s-ar putea sa ia ceva timp - da drumul la ciob in sticla.
Tamam, ve duyguyu hissettiğin zaman -- biraz zaman alabilir -- camı şişenin içine atmanı istiyorum.Được rồi, và khi bạn cảm nhận được -- sẽ có thể mất một lúc -- được rồi hãy thả nó vào.
Tamam, ve duyguyu hissettiğin zaman -- biraz zaman alabilir -- camı şişenin içine atmanı istiyorum.아무튼, 그 기운이 느껴질 때, 병 안으로 떨어뜨리세요, 시간이 걸릴 수도 있습니다.
Tamam, ve duyguyu hissettiğin zaman -- biraz zaman alabilir -- camı şişenin içine atmanı istiyorum.OK, és amikor érzi azt az érzést -- ez eltarthat egy darabig -- dobja a szilánkot az üvegbe.
Tamam, ve duyguyu hissettiğin zaman -- biraz zaman alabilir -- camı şişenin içine atmanı istiyorum.OK, et quand vous éprouvez la sensation -- ça peut prendre du temps -- lâchez le dans la bouteille.
Tamam, ve duyguyu hissettiğin zaman -- biraz zaman alabilir -- camı şişenin içine atmanı istiyorum.OK, i kiedy czujesz to wrażenie -- to może chwilę zająć - wrzuć to do butelki.