Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Am dezvoltat această abilitate fiindcă are sens din puct de vedere evoluționar.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Azért fejlesztettük ki ezt a képességet, mert értelme volt fejlődésünk szempontjából.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Chúng ta phát triển khả năng này vì nó có ý nghĩa tiến hóa.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Hemos desarrollado esta habilidad porque obedece la lógica evolutiva.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Kita punya kemampuan ini karena sesuai dengan perkembangan evolusi kita.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.이런 방식은 진화적으로 유리했기 때문에 우리는 이 능력을 발달시켰죠.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Nós desenvolvemos esta capacidade porque faz sentido evolutivamente.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Nous avons développé cette capacité parce qu'elle a du sens du point de vue de l'évolution.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Vyvinuli jsme si tuto schopnost, protože je evolučně funkční.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Vyvinuli sme schopnosť, lebo to má evolučný zmysel.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.We hebben de eigenschap ontwikkeld omdat het, evolutionair gezien, logisch is.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Wir haben diese Fähigkeit entwickelt, weil es im Sinne der Evolution war.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Wykształciliśmy tą umiejętność, ponieważ ma ona ewolucyjny sens.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Αναπτύξαμε αυτή την ικανότητα επειδή έχει νόημα εξελικτικά.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Ние сме развили тази способност, защото тя има еволюционен смисъл.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Эта наша способность была развита путём естественного отбора.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.פיתחנו את היכולת הזו כי היא היתה הגיונית מבחינה אבולוציונית.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.نحن بنينا هذه المقدرة لأنها تعطي شعورا تطويريا.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.進化的に正しかったからです 一つの解釈は
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.Auf einer natürlichen Ebene haben wir alle diese Spiritualität bei der Geburt eines Kindes gefühlt.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.A un niveau élémentaire, nous avons tous ressenti cette spiritualité au moment de la naissance.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.Di base, abbiamo tutti provato quella spiritualità quando siamo venuti al mondo.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.En un nivel elemental, todos hemos sentido esa espiritualidad al momento del nacimiento.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.아주 근본적인 수준에서,우리 모두가 아이가 태어나는 순간에서의 영성을 느꼈습니다.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.La nivel primar noi toţi am simţit această spiritualitate la momentul naşterii copiilor.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.Na podstawowym poziomie, wszyscy wyczuwaliśmy tę duchowość przy narodzinach dziecka.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.Op elementair niveau hebben we die spiritualiteit allemaal gevoeld, bij de geboorte van een kind.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.Về mặt cơ bản, tất cả chúng ta đều cảm thấy được tâm linh của chúng ta ngay từ buổi lọt lòng.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.Изначально мы все чувствовали эту одухотворённость во время своего рождения.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.На първично ниво всички сме усещали тази духовност при раждане на дете.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.Первісно ми всі відчували цю одухотвореність під час свого народження.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.ברמה הבסיסית, כולנו זכינו לחוש את היבט הרוחני של רגע לידתו של ילד.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.وعندما نضع انفسنا جميعا في نفس السوية .. فنحن جميعا نشعر .. بتلك الطاقة ربما أثناء ولادة طفل ما
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.子供が誕生したときに 感じたことがあるでしょう ラボの中や
Bu duyguyu muhafaza etmek zor, gerçekten zor.Ciężko jest trwać w tym przekonaniu, naprawdę ciężko.
Bu duyguyu muhafaza etmek zor, gerçekten zor.Dieses Gefühl aufrechtzuerhalten ist schwer, sehr schwer.
Bu duyguyu muhafaza etmek zor, gerçekten zor.E' difficile appigliarsi a questa sensazione, molto difficile.
Bu duyguyu muhafaza etmek zor, gerçekten zor.É difícil agarrarmo-nos a este sentimento, muito difícil mesmo.
Bu duyguyu muhafaza etmek zor, gerçekten zor.E greu să menţii acest sentiment, foarte greu.
Bu duyguyu muhafaza etmek zor, gerçekten zor.Es difícil sostenerse en esta idea. Verdaderamente difícil.
Bu duyguyu muhafaza etmek zor, gerçekten zor.Het is moeilijk dit gevoel vast te houden, echt moeilijk.
Bu duyguyu muhafaza etmek zor, gerçekten zor.Je těžké si ten pocit udržet, opravdu těžké.
Bu duyguyu muhafaza etmek zor, gerçekten zor.이런 감정을 마음속에 계속 가지고 있는 것은 정말로 힘든일이죠.
Bu duyguyu muhafaza etmek zor, gerçekten zor.Nehéz megragadni ezt az érzést, nagyon nehéz.
Bu duyguyu muhafaza etmek zor, gerçekten zor.Трудно е да се поддържа това чувство, наистина е трудно.
Bu duyguyu muhafaza etmek zor, gerçekten zor.Тяжело удержать это чувство, правда, тяжело.
Bu duyguyu muhafaza etmek zor, gerçekten zor.זה קשה להחזיק בהרגשה הזאת, באמת קשה.
Bu duyguyu muhafaza etmek zor, gerçekten zor.إن من الصعب التمسك بهذه المشاعر، إنها حقاً صعبة.
Bu duyguyu muhafaza etmek zor, gerçekten zor.本当に難しいことです それはある意味
Duccio'nun eserlerinde duyguyu hissedebiliyoruz, figürlerdeki derinliği görebiliyoruz.Szata otulająca Chrystusa jest miękko i pięknie wymodelowana
Duccio'nun eserlerinde duyguyu hissedebiliyoruz, figürlerdeki derinliği görebiliyoruz.Драпірування Христа змодельовано так м'яко і красиво.
Eğer eğlence de olumlu duyguyu, anlamı, huzuru yükseltmek için dönüştürülebilirse, bu yeterince iyi olacaktır.Jestli bude zábava upravena tak, aby zvýšila pozitivní emoce, smysl, eudaimonii, tak to bude dost dobré.
Eğer eğlence de olumlu duyguyu, anlamı, huzuru yükseltmek için dönüştürülebilirse, bu yeterince iyi olacaktır.Jika hiburan dapat dialihkan untuk juga meningkatkan emosi positif, rmakna, kebahagiaan, itu akan cukup baik.
Eğer eğlence de olumlu duyguyu, anlamı, huzuru yükseltmek için dönüştürülebilirse, bu yeterince iyi olacaktır.만약 오락이 긍정적인 감정을 의미, 행복으로도 전환시킬 수 있다면 충분히 훌륭한 것입니다.
Eğer eğlence de olumlu duyguyu, anlamı, huzuru yükseltmek için dönüştürülebilirse, bu yeterince iyi olacaktır.אם הבידור יוכל להיות מתועל גם להגברת הרגשות החיוביים, המשמעות ונדיבות לב, זה יהיה מספיק טוב.
Eğer eğlence de olumlu duyguyu, anlamı, huzuru yükseltmek için dönüştürülebilirse, bu yeterince iyi olacaktır.لو عالم الترفيه في وسعه التسلية ليزيد العواطف الإيجابية, و السعادة والمعنى ..سيكون ذلك جيدا بشكل كافي.
Eğer eğlence de olumlu duyguyu, anlamı, huzuru yükseltmek için dönüştürülebilirse, bu yeterince iyi olacaktır.意味とエウダイモニアを増やすことに転用できたら非常に素晴らしいです デザインがポジティブ感情
En saf ve en iyi duyguyu gözlüklüyken yaşayabiliyorsunuz.A legtisztább és legjobb érzés szemüvegben lenne.
En saf ve en iyi duyguyu gözlüklüyken yaşayabiliyorsunuz.Am echtesten und besten würde es sich anfühlen, wenn man nur eine Brille aufhätte.
En saf ve en iyi duyguyu gözlüklüyken yaşayabiliyorsunuz.Cea mai frumoasă şi pură senzaţie este doar cu ochelari.