Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Niepostrzeżenie zaczyna się do faktów twist do teorii koloru, zamiast teorii koloru fakty.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Omärkligt börjar man vrida fakta kostym teorier, istället för teorier kostym fakta.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Onmerkbaar men begint te draaien feiten pak theorieën, in plaats van theorieën past feiten.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Tanpa disadarinya, satu fakta mulai memutar ke sesuai teori, bukan teori sesuai fakta.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Umærkeligt man begynder at vride fakta til dragt teorier, at i stedet for teorier passer kendsgerninger.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Unmerklich beginnt man zu verdrehen Tatsachen Anzug Theorien, anstelle von Theorien Anzug Fakten.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Vô cảm giác một sự kiện bắt đầu xoay để lý thuyết phù hợp, thay vì các lý thuyết cho phù hợp với sự kiện.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Znecitlivěle jeden začne kroutit fakta oblek teorií, namísto teorií tak, aby vyhovovaly fakta.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Znecitlivel jeden začne krútiť fakty oblek teórií, namiesto teórií tak, aby vyhovovali fakty.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Незабележимо човек започва да се обърне факти отговарят на теориите, а не от теории за да отговарят на факти.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Незаметно он начинает крутить факты костюм теорий, а не теории, чтобы удовлетворить фактов.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Непомітно він починає крутити факти костюм теорій, а не теорії, щоб задовольнити фактів.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.بعدم اكتراث واحدة تبدأ وقائع تطور في نظريات الدعوى ، بدلا من النظريات التي تتناسب مع حقائق.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.スーツの理論は、代わりに理論のに合わせて 事実。 しかし、自分自身を注意してください。
Duygusuzluk, bencillik, acımasızlık.Der Gefühlskälte. Der Selbstsucht. - Der Rücksichtslosigkeit.
Duygusuzluk, bencillik, acımasızlık.Der Gefühlskälte. Der Selbstsucht. - Der Rücksichtslosigkeit.
Duygusuzluk, bencillik, acımasızlık.Insensibilidad, egoísmo, crueldad.
Duygusuzluk, bencillik, acımasızlık.-Känslokyla, själviskhet, hänsynslöshet. -Nej.
Duygusuzluk, bencillik, acımasızlık.- Nepãsãtor, egoist, nemilos. - Nu-i aºa.
Duygusuzluk, bencillik, acımasızlık.Tunnekylmyydestä, itsekkyydestä, häikäilemättömyydestä.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.Confundi felicidade com muitas outras coisas, como entorpecimento, decadência ou egoísmo.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.전 행복을 다른 것으로 잘못 이해하고 있었어요. 무감각, 퇴폐, 이기심 같은 걸로요.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.Myliłam szczęście z czym innym, z brakiem uczuć, dekadencją czy samolubstwem.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.Μπέρδευα την ευτυχία με πολλά άλλα πράγματα, όπως με την απάθεια, τον εκφυλισμό ή τον εγωισμό.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.ולחיות בעולם הזה של הכאב?" חשבתי בטעות ששמחה זה הרבה דברים אחרים, כמו קהות חושים, או התנוונות או אנוכיות.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.و هذا العالم مع الألم؟" لقد فهمت السعادة بصورة خاطئة ضمن أشياء كثيرة أخرى كالخدر أو الانحلال أو الانانية
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.堕落や わがままと取り違えていました ヴァギナモノローグと この旅から
Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.이제껏 들어본 말 중 가장 냉정한 세 단어였어요.
Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.las 3 palabras más desapasionadas que haya escuchado.
Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.les trois mots les plus impassibles que je n'aie jamais entendus.
Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.le tre parole più distaccate che io abbia mai sentito.
Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.שלוש המילים הכי נטולות רגש שאי פעם שמעתי.
Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.الكلمات الثلاث الاكثر خواء من أي تعبير والتي لم اسمع مثلها ابداً.
Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.「衝撃に備えてください」
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.Daar staan we nu.
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.오락화 할지도 모릅니다. 군인들은 이런 동영상들을
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler. Öfkeyle ya da öç almak için öldürmezler.Soldaten haben eine Bezeichnung für diese Clips, sie nennen sie Kriegspornos.
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.Quindi abbiamo questa domanda: che cosa succede in caso di crimini di guerra?
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.Roboty nemajú city, takže sa nerozčúlia, ak im protivník zabije kamoša.
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.Soldații numesc aceste imagini
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.Vojáci pro tyto nahrávky mají jméno.
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.Żołnierze mają swoje określenie na takie klipy.
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.Οι στρατιώτες έχουν όνομα γι' αυτά τα βιντεοκλίπ.
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.Ето къде сме сега.
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.У солдат есть специальное имя для этих роликов.
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.У солдатів є назва для цих відеороликів.
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.ולהפוך אותם למשהו מבדר. לחיילים יש שם לסרטונים האלה,
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.إمكانية أخذ الأمر على محمل التسلية و الترفيه. يعطي الجنود اسما لهذه المقاطع.
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.兵士達はこのようなビデオクリップを 「戦争ポルノ」と読んでいます
Sadece bir tane duygusuz bir reklam eklemek istiyorum --Ich würde gerne mit einer groben Werbung auffhören --
Sadece bir tane duygusuz bir reklam eklemek istiyorum --I jeszcze kryptoreklama na koniec:
Sadece bir tane duygusuz bir reklam eklemek istiyorum --Ik zou graag nog even, misschien wat lomp, reclame willen maken.
Sadece bir tane duygusuz bir reklam eklemek istiyorum --J'aimerais seulement ajouter une publicité grossière.
Sadece bir tane duygusuz bir reklam eklemek istiyorum --광고를 하나 하겠습니다.
Sadece bir tane duygusuz bir reklam eklemek istiyorum --Só gostaria de acrescentar uma tosca publicidade.
Sadece bir tane duygusuz bir reklam eklemek istiyorum --Sólo quiero añadir un anuncio descarado:
Sadece bir tane duygusuz bir reklam eklemek istiyorum --Бих искал само да добавя една тъпа реклама --
Sadece bir tane duygusuz bir reklam eklemek istiyorum --הייתי רק רוצה להוסיף איזו פרסומת גסה--
Sadece bir tane duygusuz bir reklam eklemek istiyorum --أود فقط أن أضيف اعلانا تجاريا
Sadece bir tane duygusuz bir reklam eklemek istiyorum --秋に『Marvel Sandwiches』という 子供向けの本を出版します