O, kuru ve duygusuzdur.He's dry and unemotional.
Çok duygusuzsun.You are very insensitive.
Onun mizahı çok duygusuz.His humour is very deadpan.
Tom duygusuzdur.Tom is callous.
Sen duygusuzsun.You're callous.
Tom duygusuz değil.Tom is unemotional.
Sen duygusuz değilsin.You're unemotional.
Nasıl bu kadar duygusuz olabiliyorsun?How can you be so callous?
Tom'un duygusuz olduğunu düşünüyorum.I think Tom is callous.
Duygusuzluk ölümdür.Apathy is death.
Tom duygusuz, değil mi?Tom is unemotional, isn't he?
Dan'ın Linda ile duygusuz bir ilişkisi vardı.Dan had a rocky relationship with Linda.
Sami tamamen duygusuzdu.Sami was completely emotionless.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Insensibly one begins to twist facts to suit theories, instead of theories to suit facts.
Tanrı soğuk, duygusuz bir izleyici mi?Is God a cold, unfeeling spectator?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?In this light, are humans not the most callous speciesists of all?
Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.The most unemotional three words I've ever heard.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.I mistook happiness for a lot of other things, like numbness or decadence or selfishness.
Bu reddedildiğim anlamına geliyorsa... ...bana duygusuz bir mesaj gönder.If this is a means of rejection, send me a blunt text.
Duygusuzluk, bencillik, acımasızlık.Callousness, selfishness, ruthlessness.
Robotlar duygusuzdurlar, arkadaşları öldürülürse üzülmezler.And so you have this question: what does this lead to issues like war crimes?
Sadece bir tane duygusuz bir reklam eklemek istiyorum --I would just like to add a crass commercial --
Buna karşılık paranoyak, duygusuz, silik ve kolaylıkla kafası karışan biridir.Andererseits wird er als paranoid, apathisch, dumm und leicht verwirrt beschrieben.
Tutkuların bu sakıncaları olmasaydı, mutlulukta hiç payı olmayan o duygusuz akıldan çok daha üstün olurlardı.Dieses Unglück verbitterte sein ohnehin nicht zur Geselligkeit neigendes Gemüt sehr.
Ancak Amerika’lı genç zannettikleri kadar duygusuz çıkmaz.L'americano infatti non è così ingenuo come appare.
Şarkının sözleri ise soğuk ve duygusuz bir adam hakkındadır ancak buna rağmen alt mesajlar fark edilmiştir.Liricamente, trata de um homem frio e sem emoções; contudo, subtextos foram notados.
Raven: (İngilizce seslendiren Tara Strong) Oldukça yalnız ve duygusuz bir yarı iblis kızdır.Angel (Eriska Rein) adalah seorang gadis tuna rungu yang jujur dan baik hati.
Ama bu, onların duygularını ifade etmedikleri ya da duygusuz oldukları anlamına gelmez.No signifique que ellos no muestren sus emociones ni sean emocionales,
Ama senin yüzün kibritleri her zaman sakladığını söylediğin tenekenin kapağını açarken tamamen duygusuzdu.하지만 당신이 성냥들은 항상 안전하게 집어넣어져 있다던 둥근 통의 뚜껑을 덮었을 때 당신의 표정은
Ama senin yüzün kibritleri her zaman sakladığını söylediğin tenekenin kapağını açarken tamamen duygusuzdu.אבל פרצופך היה לגמרי תמים כאשר סובבת את המכסה של קופסת פח עגולה
Ama senin yüzün kibritleri her zaman sakladığını söylediğin tenekenin kapağını açarken tamamen duygusuzdu.しまっておくという 丸い缶の蓋を閉めていた時の 君の顔は真面目そのものだった
Bu açidan, insanoglu en duygusuz tür ayrimcisi degil midir?Alla luce di questo gli umani non sono forse degli specisti enormemente crudeli?
Bu açidan, insanoglu en duygusuz tür ayrimcisi degil midir?Apakah manusia bukan spesiesis paling tidak berhati di antara yang lain?
Bu açidan, insanoglu en duygusuz tür ayrimcisi degil midir?Avand in vedere aceste lucruri, nu sunt oamenii cei mai inraiti specisisti dintre toti?
Bu açidan, insanoglu en duygusuz tür ayrimcisi degil midir?Ilyen megvilágításban nem az ember-e a legszívtelenebb fajista az összes közül?
Bu açidan, insanoglu en duygusuz tür ayrimcisi degil midir?Unter diesem Licht gesehen, sind die Menschen nicht von allen die gefühllosesten Speziesisten?
Bu açidan, insanoglu en duygusuz tür ayrimcisi degil midir?Απ' αυτή την άποψη, δεν είναι οι άνθρωποι οι πιο άσπλαχνοι σπησισιστές από όλους;
Bu açidan, insanoglu en duygusuz tür ayrimcisi degil midir?באור זה, האין זה כך שבני אדם ?הם הספישיסטיים הקשוחים מכולם
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Alla luce di questo gli umani non sono forse degli specisti enormemente crudeli?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Avand in vedere aceste lucruri, nu sunt oamenii cei mai inraiti specisisti dintre toti?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Bajo esta luz, ¿No somos los humanos los especistas más insensibles del mundo?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Če tako pogledamo, ali niso ljudje najbolj neusmiljeni "vrstisti"?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Dalam terang ini, adalah manusia tidak yang paling tak berperasaan speciesists dari semua?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?En ceci, les humains ne sont-ils pas les plus durs spécistes de tous ?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?I detta ljuset, är inte människor de mest känslokalla "artisterna" av alla?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Ilyen megvilágításban nem az ember-e a legszívtelenebb fajista az összes közül?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Není člověk z tohoto pohledu ten nejnecitelnější druh ze všech?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Unter diesem Licht gesehen, sind die Menschen nicht von allen die gefühllosesten Speziesisten?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?W tym świetle czyż człowiek nie jest najbardziej niedbałym stworzeniem ze wszystkich?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?В этом свете, люди нет самый черствый speciesists всех?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?באור זה, האין זה כך שבני אדם הם הספישיסטיים הקשוחים מכולם?
Bu reddedildiğim anlamına geliyorsa... ...bana duygusuz bir mesaj gönder.Ha ilyen akarsz lenni, akkor elfogadom. De cserébe küldj legalább egy üzenetet.
Bu reddedildiğim anlamına geliyorsa... ...bana duygusuz bir mesaj gönder.اذا كان اختفاؤك يعني انك لن تعود فسأقبل بالامر لكن بشرط رد على رسائلي
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Észrevétlenül az egyik elkezd csavar tényeket öltöny elméletek, hanem az elméletek, hogy megfeleljen tények.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Insensibilmente si comincia a fatti ruotare per teorie vestito, invece di teorie in base alle fatti.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Insensibly yksi alkaa kiertää faktoja puku teorioita, eikä teorioita, jotka sopivat tosiasiat.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Insensibly začnemo twist dejstva obleko teorije, namesto teorij, da ustrezajo dejstev.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Insensibly אחד מתחיל עובדות טוויסט תיאוריות חליפה, במקום תיאוריות שיתאימו עובדות.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.천천히 하나는 트위스트 사실에 시작 양복의 이론은, 대신이 이론에 맞게 사실.
Duygusuzca bir çarpıklık ortaya başlar takım teoriler yerine teorileri uygun gerçekler.Nesimţite o începe la fapte răsucire pentru teorii costum, în loc de teorii pentru a se potrivi fapte.