Ana içeriğe geç
Sözlük

duygusu ile cümle

duygusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Öyle ki bu korku duygusu nedeniyle karşısına fazla düşman çıkmaz.Такую страсть переживать Не пожелаешь и врагам...
Füruğ Ferruhzad şiirlerinde derin bir yalnızlık duygusu dikkat çeker.В результате долгого пребывания у Врат Времени страдает от глубокого чувства одиночества.
Annelik duygusu gelişir.Развит родительский инстинкт.
İnsanlara öfke duygusu verir.Он наводит ужас на людей.
Şehvet cinsel istek duygusudur.Спячка стимулирует половое поведение.
Gerçeklik duygusundan hiç uzaklaşmadık.Он никогда не поддавался давлению реалий.
Konya Ayaklanması Din duygusu kullanılarak kışkırtmalarla çıkmıştır.Логика доводов вытесняется эмоциональностью.
Gerçeklik duygusundan hiç uzaklaşmadık.نحن لم نهرب من الواقع الغني المعقدة الحالي.
Hepsinin altında derin bir mizah duygusu yatıyor.بجملتها تلقي بكل قوة وعمق إحساساً واحداً بمعنى واحد ..
Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.ولا يلاحظ الإزعاج الذي يسببه للآخرين.
Hayatın Trajik Duygusu.O Sentimento trágico da vida.
Allah onlara "Size şehvet duygusunu verseydim siz insanlardan daha çok günah işlerdiniz" demiş.Após descrevê-los, Alçuiuti lhe disse: "Metade deles pode permissivamente pertencer a você.
Her ne olursa olsun dikkatimi başka her şeyden çekip 'Ben' duygusunda kalmaya devam ettim.O que aconteceu, eu retirei a minha atenção de tudo e permaneci com o sentimento "eu sou".
Ancak, sözcüğün utanç duygusuyla da çok yakın ilgisi vardır.Tem muito em comum com a emoção da vergonha.
Bir gizem duygusunun bulunduğu şarkı, yumuşak ve yavaşça çalan bir piyano ile başlamaktadır.A canção possui uma sensação misteriosa e se inicia suave e lenta com uma instrumentação de piano.
Mizahın güçlü duygusuna sahipler.Tem fortes sentimentos por Amu.
İnsanlara öfke duygusu verir.Tem sentimentos negativos de raiva.
Vicdan ve ahlak duygusu gelişmeye başlar.Onde a compreensão e a inteligência começam a findar?
Bu düetin duygusunu çok sevdim.Eu realmente amo ter este tipo de ginasta.
Şarkının sözleri ise soğuk ve duygusuz bir adam hakkındadır ancak buna rağmen alt mesajlar fark edilmiştir.Liricamente, trata de um homem frio e sem emoções; contudo, subtextos foram notados.
Ayrıca Cemal eserde yenilmişlik duygusunun hakim olduğunu vurgular.Também alegam que o consumismo ético é fundamentalmente antidemocrático.
Annesinin dayanılmaz sahiplenme duygusu, Paul'un yaşamını baştan sona etkileyir.O coração de seu marido é doado a Paul, que inicia sua recuperação.
"Avrupa Resminde Gerçek Duygusu"."Estamos na mediania no conceito europeu.
Charlie yeni erkek kardeşinin gelmesiyle abla olduğu duygusuna takılıyor.Não está muito feliz com a chegada do novo irmão.
Merhamet, acıma duygusudur.Eleos is het medelijden.
Allah onlara "Size şehvet duygusunu verseydim siz insanlardan daha çok günah işlerdiniz" demiş.Hij antwoordde: "Welnu, daar gij mij liet dwalen zal ik hen voorzeker in de weg gaan zitten op Uw rechte pad."
Üyeler "bizlik" duygusuna sahiptir.De mannetjes hebben een "pikorde".
İnsanlara öfke duygusu verir.Angst leidt tot woede.
Yegorov onun uzmanlık bozuklukları olmak ile, tıp alanında doktora derecesi almıştır denge duygusu.Jegorov behaalde later zijn doctoraat in de geneeskunde, met als specialiteit evenwichtsgevoel.
Bu suçluluk duygusundan dolayı Ichigo, sevdiklerini korumak için daha fazla güç elde etmeye karar verir.Haar dood zorgt ervoor dat Ichigo er alles aan doet om degene die hij lief heeft te beschermen.
Hayatın Trajik Duygusu.Absurdisme Zin van het leven
Sahiplenme, bir şeyi veya birini sahiplenme duygusudur.Invloed op of zeggenschap over iets hebben.
Haru’nun yön duygusu berbattır ve genelde kaybolur.Het doseren van GHB is moeilijk en gaat vaak mis.
Mutlu olmayan bir kişi bile olumlu bir gelişme karşısında geçici olarak sevinç duygusu hissedebilir.Een nietszeggende belofte kan toch tijdelijk gelukkig maken.
Tom'un güçlü bir sorumluluk duygusu var.Tom heeft een sterk verantwoordelijkheidsgevoel.
Öykünün son sahnesi ise, anlatıcının suçluluk duygusunun sonucudur.Jednak finalna scena noweli jest rezultatem poczucia winy.
Gurur ve üstünlük duygusu her zaman görünür kalmalıdır." yazılıydı.Uczucie dumy i wyższości musi zawsze pozostawać widoczne”.
Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.Intuicja wobec innych jej nie zawodzi.
Bu kadın oğluna çok kuvvetli bir milliyet duygusu aşıladı.To właśnie czyni tak ciężkie ramię Mego Syna.
Bu özel sahne için, Chazelle şehrin ne kadar geniş olduğunun duygusunu vermek istedi.Celem Chazelle’a było ukazanie rozpiętości miasta.
Konya Ayaklanması Din duygusu kullanılarak kışkırtmalarla çıkmıştır.Można powiązać pozyskiwanie uwagi z rozbudzeniem emocji.
Pişmanlık suçluluk duygusu içerebilir ama genel anlamda suçluluktan farklıdır.Reakcja uczuciowa jest podobna do zmysłowej w postawie, ale różni się co do treści.
Kıskançlık özgüven eksikliği ve yetersizlik duygusundan dolayı ortaya çıkmaktadır.Svartsjuka härrör till en känsla av otillräcklighet eller att känna sig utanför.
Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.Han är rädd för att göra andra upprörda och försöker undvika att göra andra arga.
Gurur ve üstünlük duygusu her zaman görünür kalmalıdır." yazılıydı.En anda av medkänsla, visdom och rättvisa bör alltid råda över det skrivna eller talade ordet.”
Hayatın Trajik Duygusu.Om den tragiska skulden.
Merhamet, acıma duygusudur.Medkänsla Barmhärtighet
Allah onlara "Size şehvet duygusunu verseydim siz insanlardan daha çok günah işlerdiniz" demiş.Господь сказав: «Якщо не будете прощати людям гріха їхнього, то й Отець ваш не простить вам гріхів ваших» (Мф.
Merhamet duygusu yoktur.Є тільки Милосердя.
İnsanlara öfke duygusu verir.Впливає на людей гнітюче.
Konya Ayaklanması Din duygusu kullanılarak kışkırtmalarla çıkmıştır.Зникнення нападу супроводжується бурхливими емоційними проявами.
Köylülerin aidiyet duygusu çok gelişmiştir.Становище селян значно погіршилося.
Tony suçluluk duygusuyla mahvolur.Тони серця глухі.
İnsanlara öfke duygusu verir.Nechť promluví hlas lidového hněvu.
Amfortas'a karşı duyduğu şefkat duygusu nedeniyle Kundry'nin sevgi gösterilerini reddeder.Ale jeho utěšování mísené se dvořením Fanchette odmítá.
Ancak kin duygusu daha farklıdır.Benova potřeba je jiná.
Kuantum sayısı dönme(pozitif veya negatif) duygusunu temsil eder.Dochází tedy k vzniku zpětných vazeb (pozitivních či negativních).
Eldeki bütün işaretler Maxwell'in daha o yaşta bitmeyen bir merak duygusuna sahip olduğunu göstermiştir.Toate indiciile sugerează că Maxwell a menținut o curiozitate nesecată de la o vârstă fragedă.
Öykünün son sahnesi ise, anlatıcının suçluluk duygusunun sonucudur.Scena finală a povestirii arată manifestarea sentimentelor de vinovăție ale naratorului.
Bir gizem duygusunun bulunduğu şarkı, yumuşak ve yavaşça çalan bir piyano ile başlamaktadır.Piesa învăluită în mister începe ușor și încet, cu clapele unui pian.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod