Çünkü iyi anlatıcılık tamamen duygusal bağlantı kurmakla ilgilidir.В един добър разказ има емоционална връзка.
Çünkü iyi anlatıcılık tamamen duygusal bağlantı kurmakla ilgilidir.Секрет хорошего рассказа состоит в эмоциональной связи.
Çünkü iyi anlatıcılık tamamen duygusal bağlantı kurmakla ilgilidir.Тому що майстерна розповідь забезпечує емоційний контакт.
Çünkü iyi anlatıcılık tamamen duygusal bağlantı kurmakla ilgilidir.כי מה שעומד מאחורי סיפור טוב זה קשר רגשי.
Çünkü iyi anlatıcılık tamamen duygusal bağlantı kurmakla ilgilidir.لأن رواية القصص الجيدة تعتمد على الإتصال العاطفي.
Çünkü iyi anlatıcılık tamamen duygusal bağlantı kurmakla ilgilidir.聴衆に大事な話だと
Daha önce hiç bu kadar duygusal taţmaya tanýk olmamýţtým.Jeg har aldrig set en så massiv sorg som jeg så.
Daha önce hiç bu kadar duygusal taţmaya tanýk olmamýţtým.Je n'avais jamais vu autant d'émotion.
Daha önce hiç bu kadar duygusal taţmaya tanýk olmamýţtým.Nikdy předtím jsem neviděla takový výlev citů, jako tehdy.
Daha önce hiç bu kadar duygusal taţmaya tanýk olmamýţtým.No he visto nunca nada parecido a todo el flujo de condolencias que vi.
Daha önce hiç bu kadar duygusal taţmaya tanýk olmamýţtým.Non avevo mai visto una partecipazione commossa di quel livello.
Daha önce hiç bu kadar duygusal taţmaya tanýk olmamýţtým.Ποτέ δεν είχε δει κάτι τέτοιο τίποτα όπως το ξέσπασμα που είδα.
Daha önce hiç bu kadar duygusal taţmaya tanýk olmamýţtým.Никога не бях виждал нещо подобно на излиянията, които видях.
Daha önce hiç bu kadar duygusal taţmaya tanýk olmamýţtým.Я никогда не видел ничего подобного излияния я видел.
Daha önce hiç bu kadar duygusal taţmaya tanýk olmamýţtým..لم يسبق أن رأيت سيلا كالذي رأيت
Daha önce hiç bu kadar duygusal taţmaya tanýk olmamýţtým.インターネットで火が着きました。
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.Chúng ta sống khỏe mạnh hơn, về thể chất lẫn tinh thần.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.Egészségesebbek vagyunk, fizikailag és érzelmileg.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.Estamos más sanos, física y emocionalmente.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.Jesteśmy zdrowsi - fizycznie i psychicznie. Jesteśmy zdrowsi - fizycznie i psychicznie.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.Jsme zdravější, fyzicky i emocionálně.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.Kita lebih sehat baik secara fisik maupun emosi.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.우리는 육체적으로든 감정적으로든 건강합니다.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.Nous nous portons mieux, physiquement et sur le plan affectif.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.Siamo più sani, fisicamente ed emotivamente.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.Somos mais saudáveis, física e emocionalmente.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.Suntem mai sănătoşi, fizic şi emoţional.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.Vi är friskare, fysiskt och känslomässigt.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.We zijn gezonder, lichamelijk en emotioneel.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.Wir sind gesünder, sowohl körperlich als auch emotional.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.Είμαστε πιο υγιείς, σωματικά και συναισθηματικά.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.Мы более здоровые, физически и эмоционально.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.По-здрави са, физически и емоционално.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.У нас міцніше фізичне та емоційне здоров'я.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.אנו בריאים יותר, גופנית ורגשית,
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.ونحن أصحاء جسدياً و عاطفياً
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.既婚者はより健康だと言われています 生まれてくる子どもも 安定的で
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.身體更健康, 心智更開朗。
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.Am urmărit dacă şi în cum li s-a modificat experienţa emoţională pe măsură ce au înaintat în vârstă.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.Badaliśmy, czy ich emocje zmieniały się z wiekiem.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.Dan kami mempelajari apakah dan bagaimana pengalaman emosional mereka berubah ketika mereka semakin tua.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.E abbiamo analizzato se e come le loro esperienze emotive cambiassero invecchiando.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.Estudámos se as suas experiências emocionais mudavam, e como, à medida que iam envelhecendo.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.Estudiamos si y cómo sus experiencias emocionales cambiaban a medida que envejecían.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.Et nous avons étudié si oui et comment les émotions ressenties changeaient en vieillissant.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.우리는 그들이 나이가 들어가면서 그들의 감정적 경험의 변화 유무와 그 과정에 대해 연구했습니다.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.Và chúng tôi tìm hiểu sự thay đổi các trải nghiệm cảm xúc của họ khi họ già đi.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.We onderzochten of en hoe hun emotionele ervaringen veranderden met het ouder worden.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.Wir untersuchten, ob und wie sich ihre emotionalen Erfahrungen beim Älterwerden veränderten.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.Μελετήσαμε εάν και πόσο άλλαζαν οι συναισθηματικές τους εμπειρίες καθώς μεγάλωναν.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.И мы следили за изменениями с возрастом их эмоционального состояния.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.Ми вивчали, як змінювався їх емоційний досвід по мірі того, як вони ставали старшими.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.Ние изследвахме дали и как техните емоционални преживявания се променят с възрастта.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.חקרנו האם ומתי השתנו חוויותיהם הרגשיות ככל שהזדקנו.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.ودرسنا إمكانية و كيفية تغير تجاربهم العاطفية مع تقدمهم في السن
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.どのように変わるか調べました 被験者はポケットベルを携帯し
Dikkat, yüksek bilişsel ve duygusal yeteneklerin temelidir.Aandacht is de basis van alle hogere cognitieve en emotionele vermogens.
Dikkat, yüksek bilişsel ve duygusal yeteneklerin temelidir.A atenção é a base de todas as capacidades cognitivas e emocionais mais elevadas.
Dikkat, yüksek bilişsel ve duygusal yeteneklerin temelidir.A figyelem az alapja minden magasabb rendű kognitív és emocionális képességnek.
Dikkat, yüksek bilişsel ve duygusal yeteneklerin temelidir.Atenția e fundamentul tuturor abilitățiilor superioare de tip cognitiv și emoțional.