Bu metnin adı "Ben Duygusal Bir Yaratığım"קטע זה נקרא "אני יצור רגשי."
Bu metnin adı "Ben Duygusal Bir Yaratığım"يدعى الكتاب " أنا كائنة عاطفية"
Bu metnin adı "Ben Duygusal Bir Yaratığım"ロスのワッツで出逢った女の子が始まりでした
Bu nedenle, duygusal zeka eğitimi yapan herhangi bir eğitim dikkat eğitimiyle başlamalı.A proto jakékoliv učební plány pro cvičení emoční inteligence musí začít procvičováním pozornosti.
Bu nedenle, duygusal zeka eğitimi yapan herhangi bir eğitim dikkat eğitimiyle başlamalı.Daarom zal elk lesprogramma over emotionele intelligentie moeten beginnen met aandachtstraining.
Bu nedenle, duygusal zeka eğitimi yapan herhangi bir eğitim dikkat eğitimiyle başlamalı.Deshalb muss jeder Lehrgang für emotionales Intelligenztraining mit Aufmerksamkeitstraining anfangen.
Bu nedenle, duygusal zeka eğitimi yapan herhangi bir eğitim dikkat eğitimiyle başlamalı.Dlatego też każdy program nauczania inteligencji emocjonalnej powinien się zaczynać od treningu uwagi.
Bu nedenle, duygusal zeka eğitimi yapan herhangi bir eğitim dikkat eğitimiyle başlamalı.Jadi, kurikulum apapun untuk melatih kecerdasan emosi harus dimulai dengan pelatihan perhatian.
Bu nedenle, duygusal zeka eğitimi yapan herhangi bir eğitim dikkat eğitimiyle başlamalı.그러므로 정서 지능 훈련을 위한 교육 과정은 주의력 훈련으로 시작해야만 합니다.
Bu nedenle, duygusal zeka eğitimi yapan herhangi bir eğitim dikkat eğitimiyle başlamalı.Затова, всеки курс за трениране на емоционалната интелигентност трябва да започне с трениране на вниманието.
Bu nedenle, duygusal zeka eğitimi yapan herhangi bir eğitim dikkat eğitimiyle başlamalı.Поэтому любая программа по развитию эмоционального интеллекта должна начинаться с тренировки внимания.
Bu nedenle, duygusal zeka eğitimi yapan herhangi bir eğitim dikkat eğitimiyle başlamalı.Тому, будь-яка програма для тренування емоційної обізнаності має починатися з тренування уваги.
Bu nedenle, duygusal zeka eğitimi yapan herhangi bir eğitim dikkat eğitimiyle başlamalı.לכן, כל תכנית קורס להדרכת אינטלגנציה ריגשית צריכה להתחיל באימון בתשומת לב.
Bu nedenle, duygusal zeka eğitimi yapan herhangi bir eğitim dikkat eğitimiyle başlamalı.لذلك، أي منهج لتعليم الذكاء العاطفي يجب أن يبدأ بتدريب الإنتباه.
Bu nedenle, duygusal zeka eğitimi yapan herhangi bir eğitim dikkat eğitimiyle başlamalı.すべてのカリキュラムは 配慮トレーニングから始まる必要があります ここでの目的は
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.A k tomu dodal, velice emotivně, že to zkazilo celý jeho prožitek.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Aztán igazán érzelmesen hozzátette, hogy ez tönkretette az egész élményt.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Dan ia menambahkan dengan sangat emosional, hal itu merusak kesan keseluruhannya.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.E ele disse-me, de forma bastante emocionada, que isso lhe tinha estragado toda a experiência.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.En toen zei hij, echt helemaal geëmotioneerd, dat dit de hele ervaring had verknoeid.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.E poi aggiunse, in maniera molto emotiva, che (quell'ultimo suono, ndt) aveva rovinato l'intera esperienza.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Et il ajouta, assez ému, que ça avait gâché toute l'expérience.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Hän kertoi hyvin tunteellisesti kuinka se tuhosi koko kokemuksen.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.그는 꽤나 감정적으로 이것은 모든 경험을 망쳤다고 했습니다.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Na záver dosť pohnuto dodal, že mu to pokazilo celý zážitok.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Och sen tillade han, ganska känslomässigt, att det förstörde hela upplevelsen.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Og så tilføjede han, ganske rørt, at det havde ødelagt hele oplevelsen.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Und dann fügte er hinzu, wirklich ziemlich emotional, das hat die ganze Erfahrung ruiniert.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Và anh ta thêm vào, một cách khá cảm tính, nó đã phá hủy toàn bộ sự trải nghiệm.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Y luego añadió, realmente muy afectado, que eso había echado a perder la experiencia por completo.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Z patosem dodał, że zniszczyło mu to całe doświadczenie.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Έπειτα πρόσθεσε, με πολύ έντονο συναίσθημα, πως χάλασε ολόκληρο το βίωμα.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.А после добави, наистина доста емоционално, че това съсипало цялото преживяване.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.И затем он добавил, довольно эмоционально, что это испортило все переживание.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Потім він додав, досить емоційно, що це зіпсувало весь досвід.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.ואז הוא הוסיף, די בהתרגשות, שזה הרס את כל החוויה.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.ثم أضاف، بصورة عاطفية جداً، لقد خرّبت التجربة برمتها.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.でも 台無しになったのは 曲ではなく その経験の記憶です
Buradaki konu heykeltraşlık. Duygusallık.Die sensualiteit is het beeldhouwwerk dat erin zit.
Buradaki konu heykeltraşlık. Duygusallık.꼭 만져야 할 것 같은 관능미가 뭘까요? 그건 바로 조각입니다. 그 관능미.
Buradaki konu heykeltraşlık. Duygusallık.בה אתם חייבים לגעת? זה הפסל שנכנס לזה. החושניות הזו.
Buradaki konu heykeltraşlık. Duygusallık.التي عليك أن تلمس فيها؟ هذا هو النحت الذي يدخل فيها. تلك الشهوانية.
Buradaki konu heykeltraşlık. Duygusallık.そしてそれは自動車を制作する人たちによって 形づくられているのです
Burdaki duygusal etmenlere bağlı bir değişimdi. Fiyatlar yüksekken insanlar:V mikroekonomii klesá díky substitučnímu efektu.
Burdakinden tamamen farklı. Burdaki duygusal etmenlere bağlı bir değişimdi. Fiyatlar yüksekken insanlar:Opadanie tej krzywej to był własciwie efekt substytucyjny: kiedy ceny są wysokie ludzią mówią:
Burdakinden tamamen farklı. Burdaki duygusal etmenlere bağlı bir değişimdi.Це спадання є природнім ефектом заміщення.
Bütün duygusal ifademi dansıma yansıtıyordum.Aku akan memasukkan seluruh emosiku ke dalam tarianku.
Bütün duygusal ifademi dansıma yansıtıyordum.Beletettem minden érzelmi kifejezőerőmet a táncelőadásomba.
Bütün duygusal ifademi dansıma yansıtıyordum.Dávala jsem všechny své pocity do tance.
Bütün duygusal ifademi dansıma yansıtıyordum.Eu conseguia colocar toda minha carga emocional na minha dança.
Bütün duygusal ifademi dansıma yansıtıyordum.Ich legte all meinen emotionalen Ausdruck in mein tanzen.
Bütün duygusal ifademi dansıma yansıtıyordum.Ik stopte al mijn emotionele expressie in mijn dans.
Bütün duygusal ifademi dansıma yansıtıyordum.Îmi transpuneam toate expresiile emoţionale în dansul meu.
Bütün duygusal ifademi dansıma yansıtıyordum.Jag lade in alla mina känslomässiga uttryck i min dans.
Bütün duygusal ifademi dansıma yansıtıyordum.Je mettais toute mon expression émotionnelle dans ma danse.
Bütün duygusal ifademi dansıma yansıtıyordum.저는 저의 모든 정서적인 표현을 제 춤속으로 놓을 수 있었습니다.
Bütün duygusal ifademi dansıma yansıtıyordum.Mettevo tutta la mia emotività espressiva nella danza.
Bütün duygusal ifademi dansıma yansıtıyordum.Tôi muốn mang tất cả cảm xúc của mình vào trong điệu nhảy.
Bütün duygusal ifademi dansıma yansıtıyordum.Wkładałam cały swój emocjonalny przekaz w taniec.
Bütün duygusal ifademi dansıma yansıtıyordum.Yo podría volcar toda mi expresión emotiva a la danza.