Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.Vijf kinderen waren emotioneel ingestort.
Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.Πέντε παιδιά έπαθαν νευρική κρίση.
Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.Пет хлапета имаха емоционално разстройство.
Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.П'ятеро молодиків отримали емоційні зриви.
Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.У пятерых произошел нервный срыв.
Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.חמישה נערים התמוטטו רגשית.
Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.لقد أصيب خمس فتية بانهيارات عصبية.
Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.戦士が戦場に向かう際 彼らの外見を変化させるのと
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Ada sisi intelektual, sisi emosional, dan sisi spiritual.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.C'è la parte intellettuale, quella emotiva, quella spirituale.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Da ist die intellektuelle Seite, die emotionale Seite und die spirituelle Seite.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Den intellektuella sidan, den känslomässiga sidan, den andliga sidan.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Er is een intellectuele kant, een emotionele kant, een spirituele kant.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Există o parte intelectuală, una emoţională și una spirituală.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Existuje intelektuálna stránka, je emocionálna stránka, a spirituálna stránka.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Há o lado intelectual, o lado emocional, o lado espiritual.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Hay un lado intelectual, hay un lado emocional, hay un lado espiritual.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Il y a le côté intellectuel, le côté émotionnel, le côté spirituel.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Intelektualna plat, čustvena plat, tukaj je tudi duhovna plat.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Jde o intelektuální stránku, emoční stránku, duchovní stránku.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Jest aspekt intelektualny, emocjonalny, duchowy.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.지적인 면이 있고, 감정적인 면이 있으며, 정신적인(영적인) 면이 있습니다.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Van az intellektuális oldal, az érzelmi oldal és a spirituális oldal.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Υπάρχει η διανοητική πλευρά, η συναισθηματική πλευρά, η πνευματική πλευρά.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Есть интеллектуальная сторона, эмоциональная, есть духовная сторона.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Є інтелектуальна сторона, емоційна, є духовна сторона.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.Има интелектуална страна, има емоционална страна, има духовна страна.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.יש את הצד האינטלקטואלי, הצד הרגשי, הצד הרוחני.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.هناك جانب فكري , هناك جانب عاطفي , هناك جانب روحي.
Bilişsel alanı var, duygusal alanı var, manevi alanı var.精神的な部分 バランスを取るには
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi.A "mit tudsz" teszt volt a legjobb mutatója az érzelmi egyensúlynak és a boldogságnak.
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi.Bài kiểm tra "Em có biết" là chỉ tố dự báo lớn nhất về sức khỏe tinh thần và hạnh phúc.
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi.Der Wissenstest war das beste Anzeichen für seelische Gesundheit und Glück.
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi.De 'weet je'-test was de grootste voorspeller van emotionele gezondheid en geluk.
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi.Il test "Cosa sai" è stato il più grande profeta della salute emotiva e della felicità.
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi."알고있니" 테스트는 그 하나로 가장 큰 감성 건강과 행복 척도입니다.
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi.La prueba de "Qué sabes" fue el predictor más grande de salud emocional y felicidad.
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi.Le test " Savez-vous " a été le meilleur indice de la santé émotionnelle des enfants et de leur bonheur.
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi.Tes "apa yang kau ketahui" adalah satu prediktor terbesar dari kesehatan emosional dan kebahagiaan.
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi.Test był najlepszym wskaźnikiem emocjonalnego zdrowia i szczęścia.
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi.Το τεστ "τι ξέρεις" ήταν το καλύτερο μέσο πρόβλεψης της συναισθηματικής υγείας και ευτυχίας.
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi."Знаете ли" тестът бил най-големия индикатор за емоционалното здраве и щастие.
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi.Тест "знаешь ли ты" был лучшим способом предсказать эмоциональное здоровье и счастье.
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi.Тест "чи ви знаєте" найкраще визначив стан емоційного здоров'я та щастя.
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi.מבחן ה"מה ידוע לך" לבדו מנבא הכי טוב את מצב הבריאות הנפשית והאושר.
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi.اختبار "هل تعرف" كان أكبر متنبئ. للصحّة النفسية والسعادة.
'Biliyor musun' testi duygusal sağlık ve mutluluğun tek ve en önemli belirleyici testiydi.この「知ってる?」テストは 心の健康と 幸福度を調べる 最良の診断法なんです この研究の著者が言いました
Bireysel/sosyal bakimdan, orkestra ve korodaki cocuklar entellektuel ve duygusal yonlerini gelistiriyorlar.A személyes és társas körben a gyerekek a zenekarokban és kórusokban értelmi és érzelmi oldalukat fejlesztik.
Bireysel/sosyal bakimdan, orkestra ve korodaki cocuklar entellektuel ve duygusal yonlerini gelistiriyorlar.Đối với mối quan hệ cá nhân/xã hội, trẻ em ở dàn nhạc và hợp xướng phát triển về mặt trí tuệ và tình cảm.
Bireysel/sosyal bakimdan, orkestra ve korodaki cocuklar entellektuel ve duygusal yonlerini gelistiriyorlar.În sfera personală/socială, copiii din orchestre și coruri își dezvoltă partea intelectuală și emoțională.
Bireysel/sosyal bakimdan, orkestra ve korodaki cocuklar entellektuel ve duygusal yonlerini gelistiriyorlar.개인/사회적 영역에서 합창단과 오케스트라의 아이들은 그들의 지적, 감정적 측면을 개발합니다.
Bireysel/sosyal bakimdan, orkestra ve korodaki cocuklar entellektuel ve duygusal yonlerini gelistiriyorlar.V osobnom/spoločenskom kruhu deti v orchestroch a zboroch rozvíjajú svoju intelektuálnu a citovú stránku.
Bireysel/sosyal bakimdan, orkestra ve korodaki cocuklar entellektuel ve duygusal yonlerini gelistiriyorlar.W sferze prywatnej / socjalnej, dzieci w orkiestrach i chórach rozwijają się intelektualnie i emocjonalnie.
Bireysel/sosyal bakimdan, orkestra ve korodaki cocuklar entellektuel ve duygusal yonlerini gelistiriyorlar.У приватній/соціальній сфері діти з оркестрів та хорів розвиваються інтелектуально та емоційно.
Bireysel/sosyal bakimdan, orkestra ve korodaki cocuklar entellektuel ve duygusal yonlerini gelistiriyorlar.במעגל האישי-חברתי, הילדים שמשתתפים בתזמורות ובמקהלות מפתחים את הצדדים האינטלקטואלים והרגשיים שלהם.
Bireysel/sosyal bakimdan, orkestra ve korodaki cocuklar entellektuel ve duygusal yonlerini gelistiriyorlar.في المحيط الشخصي/المجتمعي, الأطفال في الأوركسترا والجوقات ينمون جوانبهم الفكرية والعاطفية.
Bireysel/sosyal bakimdan, orkestra ve korodaki cocuklar entellektuel ve duygusal yonlerini gelistiriyorlar.オーケストラと合唱団の子どもたちは 知能と感情を発達させています 音楽は、人間の
Bir kişinin beraberliğinin - sadece cinsel değil, duygusal da - yoğun yoksunluğu.한 특정한 사람과 성적으로 뿐만 아니라 감성적으로 함께하고 싶은 갈망입니다.
Bir kişinin beraberliğinin - sadece cinsel değil, duygusal da - yoğun yoksunluğu.Nemcsak szexuálisan, de érzelmileg is.
Bir kişinin beraberliğinin - sadece cinsel değil, duygusal da - yoğun yoksunluğu.תשוקה חזקה להיות עם אדם מסויים, לא רק מינית אלא רגשית.