Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.Μπορούν να δημιουργήσουν ένα μοντέλο ακαριαία, επειδή είναι πολυ συγκινησιακά.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.Они могут создать модель мгновенно, потому что они очень эмоциональны.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.Те могат да създадат модел мигновено, защото са много емоционални.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.הם יכולים ליצור מודל באופן מיידי, כי הם מאוד רגשיים.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.بها نستطيع صنع نموذج تلقائيا، لأنها مليئة بالمشاعر.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.非常に感情価が高いためです 科学技術の話となると
Bunun içeriğine bakmalıydın kelimelere değil. Onun içine koyduğu duygulara!Ar trebui sa te uiti la substanta ei nu la cuvinte <BR> Sentimentele pe care le-a pus in scrisoare..
Bunun içeriğine bakmalıydın kelimelere değil. Onun içine koyduğu duygulara!글자가 아니라 내용을 봐야지. 여기에 담긴 마음을 봐야지.
Bunun içeriğine bakmalıydın kelimelere değil. Onun içine koyduğu duygulara!Powinieneś patrzeć na znaczenie słów... na uczucia jakie zostały przelane na papier
Bunun içeriğine bakmalıydın kelimelere değil. Onun içine koyduğu duygulara!.אתה צריך להסתכל על התוכן לא על המילים<BR> !הרגשות שהיא חשפה פה
Bunun içeriğine bakmalıydın kelimelere değil. Onun içine koyduğu duygulara!يجب عليك النظر في المضمون وليس الكلمات المشاعر التي وضعتها في ذلك !ـ
Bunun içeriğine bakmalıydın kelimelere değil. Onun içine koyduğu duygulara!あーっ こいつさっきから・・・
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Chúng ta mâu thuẫn sâu sắc về sự thật.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Der Wahrheit stehen wir äußerst ambivalent gegenüber.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Jsme těžce rozpolcení co se pravdy týče.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Kita benar-benar mempertentangkan kenyataan.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.우리는 진실에 대해 깊게 상반되는 생각을 가지고 있죠
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.K pravde sa staviame veľmi ambivalentne.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Mamy ambiwalentne uczucia wobec prawdy.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Mélyen ambivalens kapcsolatban vagyunk az igazsággal.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Nous sommes profondément ambivalents au sujet de la vérité.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Siamo profondamente ambivalenti riguardo alla verità.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Somos profundamente ambiguos sobre la verdad.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Somos profundamente ambivalentes acerca da verdade.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Suntem ambivalenţi față de adevăr.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Vi är djupt ambivalenta inför sanningen.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Vi er utrolig ambivalente omkring sandheden.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.We staan zeer ambivalent tegenover de waarheid.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Είμαστε πολύ αμφίθυμοι απέναντι στην αλήθεια.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Истината за нас има двойствен характер.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Ми геть неоднозначно ставимось до правди.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.По поводу правды мы глубоко противоречивы.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.אנחנו אמביוולנטיים מאד לגבי האמת.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.نتناقض بشدة حول الحقيقة.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.私たちは必要にせまられて
Duygulara inanmam.En usko tunteisiin.
Duygulara inanmam.Ich glaube nicht an Gefühle.
Duygulara inanmam.Ik geloof niet in gevoelens.
Duygulara inanmam.Já nevěřím na pocity.
Duygulara inanmam.Ja neverím na pocity.
Duygulara inanmam.Je ne crois pas aux sentiments.
Duygulara inanmam.Nem hiszek az érzelmekben.
Duygulara inanmam.No creo en sentimientos.
Duygulara inanmam.Non credo a quello che uno sente.
Duygulara inanmam.Nu cred în impresii.
Duygulara inanmam.Saya tidak percaya pada perasaan.
Duygulara inanmam.Tôi không tin vào cảm tính.
Duygulara inanmam.Δεν πιστεύω στις αισθήσεις.
Duygulara inanmam.Не вярвам в чувства.
Duygulara inanmam.Я не вірю в відчуття.
Duygulara odaklandığını görünce çok mutlu oldum.Ich habe mich sehr gefreut als er seinen Fokus auf die Emotionen gelegt hat.
Duygulara odaklandığını görünce çok mutlu oldum.Jsem velmi šťastný, když se zaměřuje na emoce.
Duygulara odaklandığını görünce çok mutlu oldum.Ucieszyłem się gdy skupił się na emocjach.
Duygulara odaklandığını görünce çok mutlu oldum.Με χαροποίησε όταν εστίασε στα αισθήματα.
Duygulara önem verilmiş.Encore plus d'intérêt dans l'émotion.
Duygulara önem verilmiş.Mas interes en la emoción.
Duygulara önem verilmiş.Більше зацікавленості в емоціях.
Duygulara önem verilmiş.(Ж) Здесь больше интереса к чувствам.
Erdemlerin kişisel duygulara, kişisel önceliklere galip gelmesi.Der Triumph der Vernunft und der Tugend über persönliche Gefühle und persönliche Prioritäten
Erdemlerin kişisel duygulara, kişisel önceliklere galip gelmesi.Triumf rozsądku, cnoty nas osobistymi uczuciami i priorytetami.