Ana içeriğe geç
Sözlük

duygulara ile cümle

duygulara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Onun için hâlâ bazı duygulara sahibim.I still have some feelings for her.
Ben bir İtalyan olarak duygularaim çaresiz bir tutku gibidir."I shall feel it as an Italian, with a desperate passion."
Japon İmparatorluğu askeri liderleri saldırı hakkında karışık duygulara sahipti.Imperial Japanese military leaders appear to have had mixed feelings about the attack.
KARAMAN KİMYONU : Duygulara sıcaklık veren bir yağdır.CalPERS effect: making noise makes money.
Onun içine koyduğu duygulara!The feelings she put into it!
Erdemlerin kişisel duygulara, kişisel önceliklere galip gelmesi.The triumph of reason,of being morrow and virtuous over personal feelings and personal priorities.
Resim, müzik terapi ve duygulara aracı olarak görülüyor.Art, music are considered therapy and mediums of expression.
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz.We can't deny our understanding of the feelings that each animal has.
Ve evet, işte bu noktada şarkıya geliyoruz -- boşluğu duygulara köprülemek gibi.And then -- okay, this is where we get to the song -- kind of bridges the gap to the emotional.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.We're deeply ambivalent about the truth.
Duygulara önem verilmiş.More of an interest in emotion.
Tamam mı? Ben bir avukatım. Duygulara inanmam.I'm a lawyer; I don't believe in feelings.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.They can create a model instantaneously, because they're very emotive.
Duygulara odaklandığını görünce çok mutlu oldum.I got very happy when he focused on emotions.
Karar Sırp Cumhuriyeti'nde (SC) karışık duygulara yol açtı.The verdict brought mixed feelings in the Republika Srpska (RS).
Yaptığım işte duygulara yer yok.Let me tell you that there's no room for emotions in what I do.
Almanya'daki rapor hakkındaysa, biraz çelişkili duygulara sahip.As for the German report itself, he is somewhat ambivalent.
AKP büyük olasılıkla bu seçimlerde MHP oylarını almak için milliyetçi duygulara oynayacak." dedi.The AKP will probably play to national sentiments to try to get the MHP vote in this election."
Duygusal Stroop etkisi, duygulara bilgi işlemleme yaklaşımı olarak hizmet eder.The emotional Stroop effect serves as an information processing approach to emotions.
Hayal kırıklığı ve öfke gibi duygulara yol açabilir.The property of being easily annoyed is called irritability.
Felsefe akla dayanırken, Sanat duygulara dayanır.Pour lui, l’art doit atteindre la raison à travers les sentiments.
Onlara göre şiir düşüncelere değil duygulara seslenmelidir; çünkü şiir bir şey anlatmak için yazılmaz.Or, les animaux n’ont pas de croyances, donc pas de désirs, car avoir des croyances nécessite le langage.
Ben bir İtalyan olarak duygularaim çaresiz bir tutku gibidir."Io la sentirò all'italiana, con passione disperata.»
Neşe diğer duygulara Riley'i mutlu etmesi için görev verir fakat Üzüntü'ye vermez.Rabbia: è l'emozione che assicura che Riley non subisca ingiustizie.
Ben bir İtalyan olarak duygularaim çaresiz bir tutku gibidir."От моей гордости за итальянского рабочего я не мог ожидать так много».
Duygulara ve aile içi bağlara önem vermez.Protože naše pány ani zbla nezajímáš ani ty ani tvá rodina.
Tanrılar nirvana’ya ulaşmamışlar, dolayısıyla kıskançlık, öfke, yanılgı ve keder gibi duygulara sahiptir.Zeii nu au atins Nirvana, și sunt încă supuse emoții, inclusiv gelozia, furia, iluzii, durere, etc...
Ben bir İtalyan olarak duygularaim çaresiz bir tutku gibidir."Jeg føler det som italiener, med desperat passion".
Japon İmparatorluğu askeri liderleri saldırı hakkında karışık duygulara sahipti.De japanske militære lederne var splittet i synet på angrepet.
Çocuk ölümden bahsettiğinde oldukça masum duygulara sahiptir.子供ならではの無邪気な残酷さを持つ。
Sanat bilgisi öznel bir bilgidir, duygulara ve yaratıcı akla dayalıdır.著作とは知的・芸術的創造であり、抽象的な実体である。
Çocuk ölümden bahsettiğinde oldukça masum duygulara sahiptir.어린이같은 말투로 제대로 된 윤리관을 가지고 있지 않다.
Duygulara ve aile içi bağlara önem vermez.Емоциите и поведението са вътрешно свързани.
Karakterlerinin konuşmalarında sıklıkla varoluşçu duygulara rastlanır.Jej postavy majú často v konverzáciách existenciálny podtón.
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.Jinou možností je najít univerzální protilék na všechny emoce tím, že se podíváme na jejich pravou podstatu.
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.또다른 방법은 모든 감정에 작용하는 일반적인 해독제를 찾는 것입니다. 본성 중의 본성을 살피면 가능하죠.
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.Można znaleźć antidotum na wszystkie emocje, wystarczy przyjrzeć się naturze.
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.Toinen keino on löytää yleinen vastamyrkky kaikille tunteille katsomalla mielen luontoa itseänsä.
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.Другой способ — найти одно противоядие для всех чувств, путём изучения самой глубокой природы.
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.Інший спосіб - це знайти загальний антидот для всіх емоцій, придивившись до самої природи.
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.דרך אחרת היא לנסות ולמצוא תרופת נגד כללית לכל הרגשות, וזה על-ידי התבוננות בטבע כשלעצמו.
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.طريق آخر هو أن تحاول أن تجد ترياق عام لكل المشاعر , وذلك بالنظر إلى الطبيعة الداخلية .
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.対抗手段を見出そうとするものです 通常 我々が誰かに対し 不快や 憎しみ 動揺を感じたり
Ben bir avukatım. Duygulara inanmam.Jeg er advokat; jeg tror ikke på følelser.
Ben bir avukatım. Duygulara inanmam.Não acredito em sentimentos.
Ben bir avukatım. Duygulara inanmam.Я - юрист, и я отвергаю чувства.
Ben bir avukatım. Duygulara inanmam.אוקי? אני עורך דין. אני לא מאמין בתחושות.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.Ele pot crea instantaneu un model, fiindcă sunt foarte emoționale.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.Eles podem criar um modelo instantaneamente porque são tão emocionais.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.Họ có thể tạo ra một mô hình ngay tức thì, bởi vì họ rất đa cảm.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.이런 경험은 매우 강력한 감정을 초래하기 떄문에 그 즉시로 모델을 만들 수 있죠.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.Létrehozhatnak egy modellt azonnal, mert nagyon érzelmileg színezettek.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.Mají schopnost vytvořit okamžitý model, protože jsou velmi pocitové.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.Mogą stworzyć model natychmiast, ponieważ są bardzo emocjonalni.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.Môžu vytvoriť model instantne, lebo sú veľmi emotívne.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.Possono creare istantaneamente dei modelli, perchè sono molto toccanti.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.Pueden crear un modelo de forma instantánea, porque son muy emotivos.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.Sie können unmittelbar ein Modell schaffen, weil sie sehr gefühlsgeladen sind.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.Yang bisa menciptakan model seketika karena sangat emosional.
Bunlar anında bir model yaratabilirler, çünkü duygulara dokunurlar.Ze kunnen ter plekke een model scheppen omdat ze heel erg emotioneel geladen zijn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
duygulara ile cümle - duygulara kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App