Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.날씨는 사람들이 표현하는 날씨의 물리적 특성을 띠는 감정을 유발합니다. 해가 날 땐 빙빙 돌고,
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.La météo donne aux sentiments les traits physiques du temps qu'ils représentent.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Počasí utvářející pocity vyjadřuje i reálný pohyb počasí, které reprezentuje.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Pogoda powoduje, że uczucia przyjmują fizyczne cechy stanu pogodowego, który reprezentują.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Vremea face ca sentimentele să-şi însuşească trăsăturile fizice ale vremii pe care le reprezintă.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Weer zorgt ervoor dat de gevoelens er fysiek gaan uitzien als het weer dat ze voorstellen.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Ο καιρός προκαλεί τα συναισθήματα να λαμβάνουν τα φυσικά χαρακτηριστικά του καιρού που αντιπροσωπεύουν.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Времето кара чувствата да приемат физическите черти на времето, което представляват.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Погода заставляет точки, обозначающие чувства, принимать формы погодных условий, которые они символизируют.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.מזג-האוויר גורם לרגשות להצטייר כתכונות פיזיות של מזג-האוויר אותם הם מייצגים. כך שהשימשיים שבהם מתערבלים סביב
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.أما الطقس فيجعل المشاعر تأخذ سمات الطقس الذي تمثله. فالمشاعر المتفائلة تشبه الشمس و تدور حول نفسها،
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.晴れを表すものはくるくる回転し 曇りはそこを漂い 雨の場合は落下していき
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.A ponejprve jsem se těchto lidí začala bát, cítit k nim negativní emoce.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.A po prvý raz som sa začala báť tejto skupiny ľudí a cítiť niečo zlé voči ním všetkým.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.Ensimmäistä kertaa aloin tuntea pelkoa ja negatiivisia tunteita tätä ihmisryhmää kohtaan.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.És először életemben elkezdtem félni ezektől az emberektől, negatív érzéseim voltak velük szemben.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.In tako sem se prvič začela bati te skupine ljudi in čutiti negativna čustva do cele skupine ljudi.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.생애 처음으로 이 사람들을 두려워하기 시작했고 가난한 모든 사람들에게 부정적인 감정을 가지게 되었습니다.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.Và lần đầu tiên, tôi bắt đầu sợ nhóm người này và cảm giác tiêu cực tới cả nhóm.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.И за първи път започнах да се страхувам от тази група хора и да изпитвам негативни емоции към цяла група хора.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.І вперше я почала відчувати страх до цієї групи людей та відчувати негативні емоції стосовно цієї групи людей.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.והתחלתי לחשוש מקבוצת האנשים הזו ולחוש תחושות שליליות כלפי קבוצת אנשים שלמה.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.وللمرة الاولى بدأت اخاف مجموعة الاشخاص تلك - الفقراء - وبدأت اشعر بمشاعر سلبية تجاه مجموعة كبيرة من البشر
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.貧しい人たちに対する恐れと 不快感を感じるようになりました 脳裏に浮かんだのは一列に並んだ人々が
Hayatımdaki en güzel duygulardan biri.Eines der positivsten Gefühle in meinem Leben.
Hayatımdaki en güzel duygulardan biri.Jedno z nejpozitivnějších vzrušení mého života.
Hayatımdaki en güzel duygulardan biri.Je n'ai jamais été aussi ému.
Hayatımdaki en güzel duygulardan biri.제 인생에서 가장 긍정적인 감정을 불러일으킨 사건이었죠
Hayatımdaki en güzel duygulardan biri.To jedno z najpozytywniejszych uczuć w moim życiu.
Hayatımın en kötü duygularından biriydi.A fost unul dintre cele mai urâte sentimente din viața mea.
Hayatımın en kötü duygularından biriydi.Było to jedno z najgorszych przeżyć w moim życiu.
Hayatımın en kötü duygularından biriydi.Byl to jeden z nejhorších momentů v mém životě.
Hayatımın en kötü duygularından biriydi.Das war eines der schrecklichsten Gefühle in meinem Leben.
Hayatımın en kötü duygularından biriydi.Fue uno de los peores sentimientos de toda mi vida.
Hayatımın en kötü duygularından biriydi.Het was een van de ergste gevoelens in mijn leven.
Hayatımın en kötü duygularından biriydi.인생에서 가장 기분 나쁜 때 중 하나였습니다
Hayatımın en kötü duygularından biriydi.Una delle sensazioni più brutte della mia vita.
Hayatımın en kötü duygularından biriydi.Un des moments les plus durs de ma vie.
Hayatımın en kötü duygularından biriydi.Това беше едно от най-лошите ми чувства в живота.
Hayatımın en kötü duygularından biriydi.Это одно из худших ощущений в моей жизни.
Hayatımın en kötü duygularından biriydi.זה היה אחד הרגשות הגרועים של חיי.
Hayatımın en kötü duygularından biriydi.كان أحد أسوأ ما شعرت به فى حياتى
Hayatımın en kötü duygularından biriydi.ヘリにウィンチで引き上げられながら
Hayranları tarafından çizilecek karelerin hepsi için, her bir kare, içinde çok güçlü duygular barındırıyor.Alle dieser Frames, die von Fans gezeichnet sind, jedes einzelne, erzeugt ein gewaltiges Gefühl.
Hayranları tarafından çizilecek karelerin hepsi için, her bir kare, içinde çok güçlü duygular barındırıyor.A rajongók által rajzolt minden egyes képkockához, minden egyes kockához egy nagyon erős érzés társul.
Hayranları tarafından çizilecek karelerin hepsi için, her bir kare, içinde çok güçlü duygular barındırıyor.Colaborador três: Cada frame desenhado pelos fãs, cada frame individual, tem um grande sentimento posto em si.
Hayranları tarafından çizilecek karelerin hepsi için, her bir kare, içinde çok güçlü duygular barındırıyor.세번째 공동 작업자 : 팬들에게서 얻어진 모든 프레임들은, 그 각각의 프레임은, 매우 강력한 느낌을 줍니다.
Hayranları tarafından çizilecek karelerin hepsi için, her bir kare, içinde çok güçlü duygular barındırıyor.Untuk setiap frame yang digambar oleh fans, setiap frame individu memiliki daya rasa yang kuat.
Hayranları tarafından çizilecek karelerin hepsi için, her bir kare, içinde çok güçlü duygular barındırıyor.V každém snímku, který nakreslili fanoušci, každém jednotlivém snímku je velmi silný cit.
Hayranları tarafından çizilecek karelerin hepsi için, her bir kare, içinde çok güçlü duygular barındırıyor.Z wszystkich klatek narysowanych przez fanów, każda jedna, zawiera bardzo potężne uczucie.
Hayranları tarafından çizilecek karelerin hepsi için, her bir kare, içinde çok güçlü duygular barındırıyor.Συνεργάτης 3: Όλα τα σκίτσα που προήλθαν από θαυμαστές, το καθένα ξεχωριστά, είναι συναισθηματικά φορτισμένο.
Hayranları tarafından çizilecek karelerin hepsi için, her bir kare, içinde çok güçlü duygular barındırıyor.За всички кадри рисувани от почитатели, всеки отделен кадър е зареден с много силно чувство.
Hayranları tarafından çizilecek karelerin hepsi için, her bir kare, içinde çok güçlü duygular barındırıyor.Соавтор 3: Каждый кадр, нарисованный фанатами, каждый единый кадр, наполнен очень сильным чувством.
Hayranları tarafından çizilecek karelerin hepsi için, her bir kare, içinde çok güçlü duygular barındırıyor.Співавтор 3: Усі кадри, намальовані фанами, кожен окремий кадр, сповнений неймовірного відчуття.
Hayranları tarafından çizilecek karelerin hepsi için, her bir kare, içinde çok güçlü duygular barındırıyor.משתתף שלישי: העבודה שכל הפריימים צויירו ע"י מעריצים, כל פריים, נותנת לזה תחושה מאוד עוצמתית.
Hayranları tarafından çizilecek karelerin hepsi için, her bir kare, içinde çok güçlü duygular barındırıyor.مساهم 3: لجميع اللقطات التي يمكن استخلاصها من قبل المشجعين، كل لقطة على حدى، لها احساسها القوي.
Hayranları tarafından çizilecek karelerin hepsi için, her bir kare, içinde çok güçlü duygular barındırıyor.全てのコマの1つ1つが 力強いパワー持っているんだ 多くの人が参加しました
Hepsi topu topu beş ya da altı tane hoş duyguları var.Also bekommen sie fünf oder sechs gute verflixte Gefühle, stimmt's?
Hepsi topu topu beş ya da altı tane hoş duyguları var.Aşa că au cinci sau şase amărâte de emoţii pozitive, aşa-i?
Hepsi topu topu beş ya da altı tane hoş duyguları var.Azaz, van öt vagy hat kicseszett jó érzelmük, ugye?