Ana içeriğe geç
Sözlük

duygular ile cümle

duygular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.Nếu điều này không làm bạn sững sờ thì quả thật bạn không hề có cảm xúc.
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.Om detta inte får dig att häpna, har du inga känslor.
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.Om inte det här rubbar dina cirklar, så har du inga känslor.
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.Pokud vás toto neuvádí v úžas, pak nemáte žádné emoce.
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.Se isso não deixar você de boca aberta, então você não tem emoção.
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.Se isto não vos impressionar, é porque não têm emoções.
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.Se questo non vi lascia sbalorditi, allora non avete emozioni.
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.Si ça ne vous époustoufle pas, alors vous n'avez aucune émotion.
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.Si esto no te maravilla, entonces no tienes emociones.
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.Wenn dich das nicht von den Socken haut, dann hast du keine Gefühle.
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.Αν αυτό δεν σας φαίνεται καταπληκτικό, τότε έιστε αναίσθητοι.
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.Если у вас от этого не "едет крыша", значит, вы бесчувственный человек.
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.И ако това не ви разтърси, то вие нямате никакви емоции.
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.Якщо ви досі не в захваті, значить, ви черства людина.
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.ועוד 20 מיליון דולר מיצרן אמריקאי. אם זה לא מרשים אתכם,
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.إذا كان هذا لا ضربة عقلك ، ثم لم يكن لديك العاطفة.
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.إن لم يشعرك هذا بالذهول، إذاً ليس لديك مشاعر.
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.きっと君には 感情がないのでしょう (笑)
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.きっと君には感情がないのでしょう (笑)
Eğer robotun elektronik beyninin içine bunu bu koyarsanız, insan duyguları oluşturur.اذا وضعت هذا داخل العقل اللكترونى للروبوت انها تبنى و تعطى مشاعر للروبوت
"Eh, belki de sizin duygularınızı farklı olabilir, 'dedi Alice' Biliyorum, bu'글쎄, 아마도 당신의 감정이 다를 수 있습니다'앨리스는 말했다, '내가 아는 전부는, 그것은
"Eh, belki de sizin duygularınızı farklı olabilir, 'dedi Alice' Biliyorum, buMEに非常に奇妙な気持ちになるだろう。"'あなたは!"キャタピラーは軽蔑述べています。
"Eh, belki de sizin duygularınızı farklı olabilir, 'dedi Alice' Biliyorum, bu"No, možná své pocity mohou být odlišné," řekla Alenka, "všechno, co vím je, že se cítí velmi divné mně.
"Eh, belki de sizin duygularınızı farklı olabilir, 'dedi Alice' Biliyorum, bu"No, možno svoje pocity môžu byť odlišné," povedala Alica, "všetko, čo viem je, že sa cíti veľmi divné mne.
"Eh, belki de sizin duygularınızı farklı olabilir, 'dedi Alice' Biliyorum, buNos, talán az érzéseidet más lehet, "mondta Alice," minden, amit tudni az, hogy érezne nagyon furcsa nekem.
"Eh, belki de sizin duygularınızı farklı olabilir, 'dedi Alice' Biliyorum, bu"Καλά, ίσως τα συναισθήματά σας μπορεί να είναι διαφορετική", είπε ο Alice?
"Eh, belki de sizin duygularınızı farklı olabilir, 'dedi Alice' Biliyorum, bu"טוב, אולי הרגשות שלך עשוי להיות שונה," אמרה אליס, "כל מה שאני יודע, זה
"Eh, belki de sizin duygularınızı farklı olabilir, 'dedi Alice' Biliyorum, bu"حسنا ، ربما مشاعرك قد تكون مختلفة ، وقال أليس ؛' كل ما أعرفه هو ،
Emin değilim.Belki de sonunda benim duygularımın farkına varmıştır.Aku tidak yakin. Mungkin akhirnya dia menyadari perasaanku.
Emin değilim.Belki de sonunda benim duygularımın farkına varmıştır.Das weiß ich auch nicht so genau. Vielleicht sind ihm endlich meine Gefühle klar geworden.
Emin değilim.Belki de sonunda benim duygularımın farkına varmıştır.Ik weet het niet zeker. Misschien realiseerde hij eindelijk mijn gevoelens.
Emin değilim.Belki de sonunda benim duygularımın farkına varmıştır.Jag är inte säker. Han kanske har till sist insett mina känslor.
Emin değilim.Belki de sonunda benim duygularımın farkına varmıştır.Je ne sais pas. Peut-être qu'il a enfin réalisé mes sentiments.
Emin değilim.Belki de sonunda benim duygularımın farkına varmıştır.Mình cũng không chắc!
Emin değilim.Belki de sonunda benim duygularımın farkına varmıştır.Ne vem točno. Mogoče se je končno zavedel, kako zelo rada ga imam.
Emin değilim.Belki de sonunda benim duygularımın farkına varmıştır.Nie jestem pewna. Może wreszcie dostrzegł moje uczucia.
Emin değilim.Belki de sonunda benim duygularımın farkına varmıştır.Non sono sicura. Forse ha finalmente realizzato quali erano i miei sentimenti.
Emin değilim.Belki de sonunda benim duygularımın farkına varmıştır.Nu sunt sigura. Poate ca a realizat in sfarsit sentimentele mele.
Emin değilim.Belki de sonunda benim duygularımın farkına varmıştır.Δεν είμαι σίγουρη. Ίσως επιτέλους συνειδητοποίησε το πως αισθάνομαι.
Emin değilim.Belki de sonunda benim duygularımın farkına varmıştır.Я не уверена. Может быть, он наконец-то понял мои чувства.
Emin değilim.Belki de sonunda benim duygularımın farkına varmıştır..אני לא בטוחה. אולי הוא סוף סוף הבין את רגשותיי
Emin değilim.Belki de sonunda benim duygularımın farkına varmıştır.لست متأكده.. ربما أخيراً أدرك مشاعري
Emin değilim.Belki de sonunda benim duygularımın farkına varmıştır.気づいたら愛だったって そういうストーリー
En ilkel canlının duygularıyla aynı duygu.Je finissais par le comprendre.
En ilkel canlının duygularıyla aynı duygu.Le stesse sensazioni delle creature primordiali.
En ilkel canlının duygularıyla aynı duygu.Наверное, те же ощущения испытывали первобытные создания.
Erdemlerin kişisel duygulara, kişisel önceliklere galip gelmesi.Der Triumph der Vernunft und der Tugend über persönliche Gefühle und persönliche Prioritäten
Erdemlerin kişisel duygulara, kişisel önceliklere galip gelmesi.Triumf rozsądku, cnoty nas osobistymi uczuciami i priorytetami.
Erdemlerin kişisel duygulara, kişisel önceliklere galip gelmesi.Vítězství rozumu, důvodu a snaha být ctnostný nad vlastními pocity a osobními prioritami.
Erdemlerin kişisel duygulara, kişisel önceliklere galip gelmesi.Торжество розуму, бути завтрашнім та доброчесним над персональними почуттями та пріоритетами.
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""che non bisogna avere fiducia nel desiderio maschile."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""dass männlicher Lust nicht getraut werden kann."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""dat mannelijke lust niet te vertrouwen is."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""de que a luxúria masculina não é de confiança."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""että miehen himoon ei ole luottamista."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""남성의 정욕은 믿을 만한 것이 아니에요." 라고 하는 거죠.
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""mužskej žiadostivosti sa nedá dôverovať."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""nu te poţi încrede în poftele bărbatului."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""que la convoîtise de l'homme ne doit pas être tentée"
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""que no se puede confiar en la lujuria masculina".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod