Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.És az egyik oldalra leírják az erőt adó érzéseket, a másikra a azt, ami letöri őket.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.한쪽에는 힘이 나는 감정을 쓰도록 하고 다른 한편에는 힘이 빠지는 단어를 쓰도록 합니다.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Şi într-o parte să scrie emoţiile pozitive, însufleţitoare, iar pe cealaltă pe cele negative.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Và một mặt họ viết xuống những xúc cảm tích cực, và mặt kia những xúc cảm tiêu cực.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Και από τη μία μεριά θα έγραφαν εγκαρδιωτικά συναισθήματα, από την άλλη αποκαρδιωτικά.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.И с одной стороны они бы выписали вдохновляющие эмоции, а с другой — делающие их слабее.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.І з одного боку вони писали емоції, які дають сил, з іншого -- протилежні.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.От едната страна пишат положителните емоции, а от другата - отрицателните.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.ובצד אחד הם כותבים רגשות מעצימים, ובשני מחלישים.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.و على جانب من الورقة يكتبون العواطف الإيجابية, و الجانب الخر العواطف السلبية.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.無力化する感情を書きます 何種類の感情を体験すると思いますか? 12個以下です
Bizdeki mutluluk, üzüntü, korku, umutsuzluğa benzer- belki bazen aynı şekilde- duygular gösteriyorlar.우리는 이들이 인간과 비슷한, 때로는 똑같은 방식으로 감정을 우리가 말하는 기픔, 슬픔, 분노, 절망을 보여줍니다.
Bizdeki mutluluk, üzüntü, korku, umutsuzluğa benzer- belki bazen aynı şekilde- duygular gösteriyorlar.Provano emozioni simili, o a volte uguali, a quelle che noi definiamo gioia, tristezza, paura, disperazione.
Bizdeki mutluluk, üzüntü, korku, umutsuzluğa benzer- belki bazen aynı şekilde- duygular gösteriyorlar.אנחנו מגלים שהם מראים רגשות דומים -- אולי לפעמים זהים -- לאלו שאנחנו מתארים בעצמנו כשמחה, עצבות, פחד, יאוש.
Bizdeki mutluluk, üzüntü, korku, umutsuzluğa benzer- belki bazen aynı şekilde- duygular gösteriyorlar.感情を持ち合わせ 精神や肉体面の苦しみも わかっています
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Ahhoz szoktunk, hogy az érzelmekről, ilyen szimpla módon, csak rövid ideig gondolkodjunk.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Ahora, estamos acostumbrados a pensar en las emociones de esta manera en simples, breves períodos de tiempo.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Giờ ta đã quen với cách nghĩ này về cảm xúc, trong những quảng thời gian ngắn.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Jesteśmy przyzwyczajeni do myślenia o emocjach w ten sposób, w uproszczeniu, w krótkich okresach czasu.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.자, 우리는 간단하고도 짧은 시간만에 이런 식으로 감정을 생각하는 것에 익숙합니다.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Ora, siamo abituati a considerare le emozioni come limitate a brevi periodi di tempo.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Or, nous sommes habitués à penser aux émotions comme à de simples, disons, moments dans le temps.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Sme zvyknutí vnímať pocity takýmto spôsobom, ale len v jednoduchom, krátkom časovom období.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Vi er vant til at betragte følelser på denne måde i simple, korte tidsperioder.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.We zijn gewend te denken over emoties in eenvoudige, zeg maar korte, tijdspannes.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Именно так мы привыкли воспринимать эмоции во время простых, краткосрочных периодов.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Свикнали сме да мислим за емоции по този начин, в прости, някак кратки периоди от време.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.הם גם צורת תקשורת פרימיטיבית. ושלמעשה, אם אנחנו באמת רוצים להבין רגשות אנושיים,
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.الآن، نحن تعودنا على التفكير حول المشاعر بهذه الطريقة، بطريقة مبسطة ولفترة زمنية قصيرة.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.単純で短時間に起こるものと考えがちです 例えば
Bize onların duyguları verebilir çok orman당신은 우리에게 자신의 감정을 줄 수 너무 정글
Bize onların duyguları verebilir çok ormanNebudu, protože dva měsíce žádná výzva
Bize onların duyguları verebilir çok orman Sen olmadan bunu nerede hiçbir fikrim yoktu Onunla kontrolJungle liian ei ollut aavistustakaan, missä voit tehdä tämän ilman tarkkailun hänen
Bize onların duyguları verebilir çok orman Sen olmadan bunu nerede hiçbir fikrim yoktu Onunla kontrol¿podría darnos su opinión selva demasiado no tenía idea de dónde hacerlo sin consultar con él
Bize onların duyguları verebilir çok orman Sen olmadan bunu nerede hiçbir fikrim yoktu Onunla kontrolВи могли б дати нам свої настрої джунглях занадто поняття не мав, де ви зробити це без перевірка з ним
Bize onların duyguları verebilir çok orman Sen olmadan bunu nerede hiçbir fikrim yoktu Onunla kontrolВы могли бы дать нам свои настроения джунглях слишком понятия не имел, где вы сделать это без проверка с ним
Bize onların duyguları verebilir çok ormanאתה יכול לתת לנו רגשותיהם ג'ונגל מדי
Bize onların duyguları verebilir çok ormanهل يمكن أن تعطينا الشعور بهم الغابة جدا
Bize onların duyguları verebilir çok ormanあまりにジャングル あなたなしでこれを行う場所わからなかった 彼と一緒にチェックする
Bizim de duygularımız var.Meilläkin on tunteet.
Bizim de duygularımız var.My też czujemy.
Bizim de duygularımız var.Nós temos sentimentos.
Bizim de duygularımız var.Tenemos sentimientos, ¿sabes?
Bizim de duygularımız var.Vi har følelser.
Bizim de duygularımız var.Vi har känslor.
Bizim de duygularımız var.Έχουμε συναισθήματα.
Bizim de duygularımız var.У нас тоже есть чувства.
Bizim yön kuralına göre, duygularınız ve düşünceleriniz yönlendiriliyor.Az érzelmeink és gondolataink határozzák meg merre tartunk.
Bizim yön kuralına göre, duygularınız ve düşünceleriniz yönlendiriliyor.Cảm xúc của chúng ta... ...cùng với suy nghĩ sẽ quyết định chỗ của mỗi người.
Bizim yön kuralına göre, duygularınız ve düşünceleriniz yönlendiriliyor.I nostri sentimenti e pensieri stabiliscono dove staremo.
Bizim yön kuralına göre, duygularınız ve düşünceleriniz yönlendiriliyor.Naše pocity a myšlenky určují náš směr.
Bizim yön kuralına göre, duygularınız ve düşünceleriniz yönlendiriliyor.Nasze uczucia i myśli rządzą naszymi celami.
Bizim yön kuralına göre, duygularınız ve düşünceleriniz yönlendiriliyor.Nos sentiments et pensées déterminent où nous irons.
Bizim yön kuralına göre, duygularınız ve düşünceleriniz yönlendiriliyor.Sentimentele si gandurile noastre ne conduc directia vietii.
Bizim yön kuralına göre, duygularınız ve düşünceleriniz yönlendiriliyor.Unsere Gefühle und Gedanken bestimmen, wo wir sein werden.
Bizim yön kuralına göre, duygularınız ve düşünceleriniz yönlendiriliyor.Τα συναισθήματα και οι σκέψεις μας χαράζουν τις κατευθύνσεις μας.
Bizim yön kuralına göre, duygularınız ve düşünceleriniz yönlendiriliyor.Наши чувсвта и мысли определяют то, где мы будем
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.Chúng ta cũng bị ảnh hưởng bởi ngôn ngữ của bản thân mình, suy nghĩ, cảm xúc và sinh lý của bản thân.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.I my jsme ovlivněni našimi neverbálními projevy, našimi myšlenkami a pocity a fyziologií.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.Kita juga dipengaruhi oleh nonverbal kita, pikiran kita dan perasaan kita, dan fisiologi kita.