Ana içeriğe geç
Sözlük

duygular ile cümle

duygular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bilmiyorum O yüzden lütfen, duygularıma karşılık verAku tidak tahu jadi tolong, terimalah perasaanku
Bir araştırmaya göre, bazı müzikler sağlık için iyi olmayan, olumsuz duygular içeriyor.Có nghiên cứu chỉ ra rằng vài dòng nhạc có thể mang lại cảm xúc tiêu cực, không tốt cho sức khỏe
Bir araştırmaya göre, bazı müzikler sağlık için iyi olmayan, olumsuz duygular içeriyor.יש מחקר שמראה שקיימת מוסיקה בעלת תוכן רגשי שלילי, שאיננה טובה לבריאות,
Bir çok hayvanın da duyguları var.Banyak binatang lain punya perasaan.
Bir çok hayvanın da duyguları var.많은 다른 동물들도 감정을 느낍니다.
Bir çok hayvanın da duyguları var.Les animaux ont des sentiments.
Bir çok hayvanın da duyguları var.Molti altri animali provano dei sentimenti.
Bir çok hayvanın da duyguları var.Muitos outros animais têm sentimentos.
Bir çok hayvanın da duyguları var.Viele Tiere kennen Gefühle.
Bir çok hayvanın da duyguları var.Много други животни също имат чувства.
Birden düşünceleri duygularının önüne geçmeye başladı.De pronto, los pensamientos comenzaron a tomar prioridad por sobre los sentimientos.
Birden düşünceleri duygularının önüne geçmeye başladı.De repente os pensamentos prevaleceram sobre os sentimentos.
Birden düşünceleri duygularının önüne geçmeye başladı.Hirtelen, a gondolatok kezdtek elsőbb- séget élvezni az érzésekkel szemben.
Birden düşünceleri duygularının önüne geçmeye başladı.Plotseling werden gevoelens overgenomen door gedachten.
Birden düşünceleri duygularının önüne geçmeye başladı.فجأة الأفكار أصبحت تسبق المشاعر
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Ik wist dat je op een dag je echte gevoelens zou ontdekken, maar de dag is eerder gekomen dan ik gedacht had.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Jag visste att du en dag skulle komma på om dina riktiga känslor, men denna dag kom fortare än vad jag trodde.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.언젠가 니가 네 마음을 깨달랄 줄 아는데 생각보다 그 날이 빨리 왔다고.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Mình biết rằng một ngày nào đó cậu sẽ nhận ra cảm xúc thật của cậu, nhưng... ngày này đến nhanh hơn mình nghĩ.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Vedela sem, da boš nekega dne ugotovil, kaj v resnici čutiš, ampak... je ta dan prišel prej, kot sem mislila.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Wiedziałam, że kiedyś zrozumiesz swoje prawdziwe uczucia, ale ten dzień przyszedł wcześniej niż oczekiwałam.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Я знала, что когда-нибудь ты поймешь свои истинные чувства, но... этот день наступил быстрее, чем я думала.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.ידעתי שיום אחד תבין את רגשותייך האמיתיים, אבל .היום הזה בא מהר יותר משחשבתי
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi...علمتْ ان في يوم ما ستكتشف مشاعرك الحقيقه ولكن هذا اليوم أتى ابكر مما توقعت
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.思ったより 早かったみたい 俺もこうなるなんて思ってなかったよ
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.De gevoelens van een persoon hebben niet een oplossing zoals een wiskundig probleem.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.En persons känslor har inget svar som ett matte problems.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.I sentimenti di una persona non hanno una risposta come un problema di matematica.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.사람 마음이라는 게 시험문제 처럼 한까지 정답 아니한다
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.Les problèmes émotionnels n'ont pas de solution comme dans les problèmes de maths.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.Na čustva ni enega samega odgovora tako kot na matematični problem.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.Na ludzkie uczucia nie ma jednej odpowiedzi jak na matematyczne zadanie.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.Perasaan seseorang tidak punya satu jawaban pasti seperti matematika.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.Sentimentele unei persoane nu au un singur raspuns, ca o problema de matematica.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.Tình cảm con người không chỉ có một đáp án như làm toán đâu.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.Von einer Person die Gefühle haben keine Antworten,wie eine Mathe Rechnung.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.Τα αισθήματα ενός ατόμου δεν έχουν μια λύση όπως ένα πρόβλημα μαθηματικών.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.Человеческие чувства не имеют один ответ, как в математической задаче.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.مشاعر الشخص لا تحل مثل مشاكل الرياضيات
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.何が正しい答えなのか 私にも分からないわ
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Använd logik, inte känslor- -för att beskriva vad en människa är.
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Brug logikken, ikke følelserne, - - til at beskrive, hvad et menneske er.
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Käytä logiikkaa älä tunnetta- -ihmisen määrittelemiseksi, alkemisti.
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Kieruj się logiką, nie uczuciem, kreśląc granice człowieczeństwa, alchemiku.
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Usa a lógica, não a emoção, para definires o que é um humano, alquimista.
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Usa la lógica, no los sentimientos para definir lo que es un humano, alquimista.
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Usa la logica, non le emozioni, per stabilire che cosa è umano, alchimista.
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Χρησιμοποίησε τη λογική σου, όχι το συναίσθημα, για να καταλάβεις τι σημαίνει άνθρωπος, αλχημιστή.
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Используй логику, а не эмоции, чтобы дать определение человеку, алхимик.
Bir olayın hem duyguları aktararak hem doğalcı şekilde canlandırılmasının muhteşem bir örneği.Je to úžasné zpracování něčeho jak duševního, tak naturalistického.
Bir olayın hem duyguları aktararak hem doğalcı şekilde canlandırılmasının muhteşem bir örneği.Това е невероятно пресъздаване на нещо както психическо, така и физическо.
Bir sürü ikilemle mücadele etmeme rağmen, duygularım sonsuza kadar sürecek.Bien que lutte a travers une foret de dilemmes, mes sentiments seront la pour l'éternité.
Bir sürü ikilemle mücadele etmeme rağmen, duygularım sonsuza kadar sürecek.Walaupun aku berjuang melalui banyak dilema, perasaanku akan bertahan untuk selamanya.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Aan de ene kant versterkende emoties, en aan de ander kant verzwakkende.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.A na jednej strane napíšu emócie, ktoré ich posilňujú, na druhej tie, čo ich ťahajú ku dnu.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.A na jednu stranu napíší emoce, které je posilují, na druhé ty, co je táhnou ke dnu.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Auf die eine Seite schreiben sie ermutigende Gefühle, auf die andere Seiten entmutigende.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.D'un coté ils ont écrit des émotions qui donnaient du pouvoir, et les autres qui en enlevaient.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.E da un lato scrivono le emozioni che danno potere, dall'altro quelle che non lo danno.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Emocje dodające sił i sił pozbawiające.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod