'Benim duygularım', ben değil.'Mijn verstand', ben ik niet."Mijn gevoelens', ben ik niet.
'Benim duygularım', ben değil.'Mintea mea', nu eu.
'Benim duygularım', ben değil."Minun tunteeni", en minä.
'Benim duygularım', ben değil.'Mis sentimientos', no yo.
'Benim duygularım', ben değil."Моите чувства"- не съм аз..
'Benim duygularım', ben değil."Мои чувства", не я.
Benim ile okyanusa doğru hemen hemen aynı duygular.나와 함께 바다쪽으로 매우 거의 같은 느낌.
Benim ile okyanusa doğru hemen hemen aynı duygular.Nagyon közel azonos érzések felé az óceán velem.
Benim ile okyanusa doğru hemen hemen aynı duygular.כמעט אותם רגשות כלפי האוקיינוס איתי.
Benim ile okyanusa doğru hemen hemen aynı duygular.كاد نفس المشاعر نحو المحيط معي.
Benim ile okyanusa doğru hemen hemen aynı duygular.今波止場でManhattoes、ベルトラウンドのあなたの島国的な都市としての存在
'Benim nefesim', ben değil. 'Benim zihnim', ben değil. 'Benim duygularım', ben değil.'A lélegzetem', nem én vagyok.'Az elmém', nem én vagyok.'Az érzéseim', nem én vagyok.
'Benim nefesim', ben değil. 'Benim zihnim', ben değil. 'Benim duygularım', ben değil.Mój oddech, mój umysł, moje uczucia- to nie jest mną.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Az agy egy élet érzelmeinek a feljegyzése.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Creierul este înregistrarea sentimentelor unei vieţi.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Das Gehirn ist die Aufzeichnung der Gefühle eines Lebens.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.El cerebro es el registro de los sentimientos de una vida.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Het brein is het register van de gevoelens in een leven.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Il cervello registra tutto ciò che sentiamo nella vita.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.뇌는 삶의 감정 기록입니다.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Le cerveau est l'enregistrement des sentiments d'une vie.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Mozek je zápis pocitů jednoho života.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Mózg jest spisem uczuć życia.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Mozog je nahrávkou životných pocitov.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Não bộ là bản ghi lại cảm xúc của một cuộc đời.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.O cérebro é o registo dos sentimentos de uma vida.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Otak adalah rekaman berbagai perasaan dalam hidup.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Το μυαλό είναι το αρχείο των συναισθημάτων μας.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Мозг содержит запись чувств в течение жизни.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Мозок записує почуття нашого життя.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Мозъкът е запис на чувствата за живота.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.המוח הוא תיעוד של כל הרגשות בחיים.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.العقل هو سجل المشاعر للحياة.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.三番目の洞察は
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.Come ben sappiamo, le sensazioni su come ci sentiamo sono notoriamente inaffidabili.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.Comme nous le savons, notre ressenti sur nos sentiments est notoirement peu fiable.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.Como sabemos, nuestra percepción de cómo nos sentimos es muy poco confiable.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.După cum ştim, felul în care simţim despre cum simţim nu e deloc de încredere.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.Jak víme, naše pocity o tom, jak se cítíme jsou notoricky nespolehlivé.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.Jak wiemy, nasze odczucia odnośnie tego jak się czujemy są niezmiernie zawodne.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.우리가 알다시피, 우리가 느끼고 있는 감정들은 믿을 수 없기로 악명 높습니다
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.Kuten tiedämme, tunteemme tuntemuksistamme ovat erittäin epäluotettavia.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.Như chúng ta biết, cảm nhận về cảm xúc nhất thời là cực kỳ không đáng tin.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.Seperti yang kita tahu, perasaan kita tentang apa yang kita rasakan sungguh tidak dapat dipercaya.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.We weten dat de gevoelens over hoe we ons voelen volkomen onbetrouwbaar zijn.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.Wir wissen, dass unser Gefühl dafür, wie wir uns fühlen, offenkundig unzuverlässig ist.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.Όπως ξέρουμε, τα αισθήματά μας για το πως νιώθουμε είναι τελείως αναξιόπιστα.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.Известно, что наши ощущения относительно собственных чувств ненадёжны.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.Както знаем, усещанията ни за това как се чувстваме, са пословично ненадеждни.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.כמו שאנחנו יודעים, הרגשות שלנו בקשר לרגשות שלנו לא אמינות בצורה ידועה לשמצה.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.كما نعلم أن مشاعرنا حول ما نشعر به مضللة.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.全く理解していないことがあります 知らず知らずのうちに ストレスに影響されて
Bilim adamları, erkeklerin duygularını bastırmak için eğitildiğini savunuyor.Cientistas acreditam, que hipoteticamente, os homens foram treinados para reprimir sentimentos e emoções.
Bilim adamları, erkeklerin duygularını bastırmak için eğitildiğini savunuyor.Des scientifiques pensent, l'hypothèse est que les hommes ont été entrainés à réprimer leur état émotionnel.
Bilim adamları, erkeklerin duygularını bastırmak için eğitildiğini savunuyor.Naukowcy stawiają taką hipotezę, że mężczyźni są szkoleni do tłumienia swoich emocji i uczuć.
Bilim adamları, erkeklerin duygularını bastırmak için eğitildiğini savunuyor.Para ilmuwan yakin, sebuah hipotesis , bahwa laki-laki telah dilatih untuk menekan, perasaan emosional.
Bilim adamları, erkeklerin duygularını bastırmak için eğitildiğini savunuyor.Wetenschappers geloven, dat de hypothese is, dat de mannen getraind zijn om een emotie te onderdrukken.
Bilim adamları, erkeklerin duygularını bastırmak için eğitildiğini savunuyor.Хипотезата, в която учените вярват, е, че мъжете са научени да потискат емоционалната реакция.
Bilim adamları, erkeklerin duygularını bastırmak için eğitildiğini savunuyor.ההנחה הרווחת של מדענים היא שגברים 'מחווטים' לדכא, כל צורה של הבעת-רגש.
Bilim adamları, erkeklerin duygularını bastırmak için eğitildiğini savunuyor.質問ありがとうございます。それは...私たちの人生 それぞれでの変化する目標です。