Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Per me, la voce umana è il vascello sul quale viaggiano tutte le emozioni con eccezione, forse, della gelosia.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Pre mňa, ľudský hlas, je ako plavidlo, na ktorom sa plavia všetky pocity -- možno okrem závisti.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Számomra az emberi hang az a hajó, amin minden érzelem utazik - kivéve talán a féltékenység.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Với tôi, giọng ca của con người là con tàu đưa mọi loại cảm xúc đi xa -- có lẽ trừ cảm giác đố kị.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Voor mij is de menselijke stem het schip waarmee alle emoties reizen -- behalve misschien jaloezie.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Για μένα η ανθρώπινη φωνή είναι το πλοίο με το οποίο ταξιδεύουν όλα τα συναισθήματα, εκτός ίσως από τη ζήλεια.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.За мен човешкият глас е корабът, на който всички емоции пътуват - освен може би ревността.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.עבורי, הקול האנושי הוא כלי השייט דרכו כל מנעד הרגשות זורם -- אולי חוץ מקינאה.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.بالنسبة لي ، صوت الإنسان هو السفينة التي تسافر عليها جميع العواطف -- إلا الغيرة ربما.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.喜怒哀楽の世界を旅する船です おそらく嫉妬は除いて そして呼吸
Başka birini oynamaktan, başkasının duygularını taklit etmekten utanıyordum.Ευχαριστώ, Βίκτωρ.
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.Jinou možností je najít univerzální protilék na všechny emoce tím, že se podíváme na jejich pravou podstatu.
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.또다른 방법은 모든 감정에 작용하는 일반적인 해독제를 찾는 것입니다. 본성 중의 본성을 살피면 가능하죠.
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.Można znaleźć antidotum na wszystkie emocje, wystarczy przyjrzeć się naturze.
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.Toinen keino on löytää yleinen vastamyrkky kaikille tunteille katsomalla mielen luontoa itseänsä.
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.Другой способ — найти одно противоядие для всех чувств, путём изучения самой глубокой природы.
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.Інший спосіб - це знайти загальний антидот для всіх емоцій, придивившись до самої природи.
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.דרך אחרת היא לנסות ולמצוא תרופת נגד כללית לכל הרגשות, וזה על-ידי התבוננות בטבע כשלעצמו.
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.طريق آخر هو أن تحاول أن تجد ترياق عام لكل المشاعر , وذلك بالنظر إلى الطبيعة الداخلية .
Başka bir yol da, tabiatlarına bakarak bütün duygulara karşı genel bir panzehir bulmaya çalışmaktır.対抗手段を見出そうとするものです 通常 我々が誰かに対し 不快や 憎しみ 動揺を感じたり
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Às vezes, é claro, ser compassivo pode produzir sentimentos dentro de nós que são muito difíceis de controlar.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.A veces, evidentemente, el ser compasivo puede generarnos emociones difíciles de controlar.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Đôi lúc, tất nhiên, lòng nhân ái có thể tạo ra cảm xúc rất khó điều khiển bên trong chúng ta.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Ibland kan empati såklart framkalla känslor inom oss som är svåra att kontrollera.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.물론 가끔은 이러한 자애로움이 우리 안에 절제하기 힘든 감정을 만들어내기도 합니다.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Manchmal, das ist klar, kann dieses Mitgefühl andere Gefühle in uns wecken, die schwer zu bändigen sind.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Oczywiście, czasem miłosierdzie wywołuje uczucia trudne do opanowania.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Soms kan compassievol zijn weleens gevoelens in ons losmaken die heel moeilijk onder controle te houden zijn.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Звичайно, інколи співпереживання може викликати в нас почуття, які дуже важко контролювати.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Конечно иногда сострадание приносит чувства, которые очень сложно контролировать.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Понякога, разбира се, състрадателността може да предизвика у нас чувства, много трудни за контролиране.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.לפעמים, כמובן, כשמגלים חמלה עלולים להיווצר בתוכינו רגשות שקשה מאוד לשלוט בהן.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.احيانا ان تكون رحيما لدرجة كبيرة قد يولد مشاعرا يصعب التحكم بها
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.自分がコントロールしづらい感情が湧いてくることがあります 私もこれまで葬儀を執り行った際
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Jag har redan pratat om det med pappa och stängt mitt hjärta mot honom.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Ne ho parlato con papà, e ho frenato i miei sentimenti per lui.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Rozmawiałam o tym z tatą, i zamknełam już przed nim swoje serce.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Ik heb het er met pa over gehad. en ik heb mijn hart afgesloten voor hem.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Am vorbit despre asta cu tata, si mi-am inchis sentimentele pentru el.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Ich habe darüber mit meinen Papa gesprochen, und habe meine Gefühle für ihn geschlossen.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Rozprávala som sa o tom s otcom, a zavrela som pred ním svoje srdce.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Saya berbicara dengan ayah, dan melupakan perasaanku padanya.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Μίλησα γι'αυτό με τον μπαμπά, και έκλεισα την καρδιά μου γι'αυτόν.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Говорих за това с татко... и затворих за него сърцето си .
Ben bir avukatım. Duygulara inanmam.Jeg er advokat; jeg tror ikke på følelser.
Ben bir avukatım. Duygulara inanmam.Não acredito em sentimentos.
Ben bir avukatım. Duygulara inanmam.Я - юрист, и я отвергаю чувства.
Ben bir avukatım. Duygulara inanmam.אוקי? אני עורך דין. אני לא מאמין בתחושות.
Ben de diyorum ki, kesin bir şekilde, "İnsanlar makinelerin genişletilmiş duygularıdır."E io asserisco che "Gli esseri umani diventeranno i sensi estesi della macchina" in un certo senso.
Ben de diyorum ki, kesin bir şekilde, "İnsanlar makinelerin genişletilmiş duygularıdır."Jag säger att "människor kommer att bli maskinernas förlängda sinnen", på ett sätt.
Ben de diyorum ki, kesin bir şekilde, "İnsanlar makinelerin genişletilmiş duygularıdır."Аз пък казвам, че:" Хората сега ще бъдат разширените сетива на машината," в известен смисъл.
Ben de diyorum ki, kesin bir şekilde, "İnsanlar makinelerin genişletilmiş duygularıdır.""Теперь люди становятся дополнением к машине".
Beni köleleştiren materyalistik şeyleri ve duygularımı ayırmaya çalışarak ancak dünyayı daha net görebilirim.세상을 더욱 제대로 볼 수 있도록 제 자신을 속박하는 물질적인 것들과 감정으로부터 벗어나려고 노력할 것입니다.
Beni köleleştiren materyalistik şeyleri ve duygularımı ayırmaya çalışarak ancak dünyayı daha net görebilirim.לנסות ולהפריד בין הדברים החומריים לבין הרגשות שעלולות לשעבד אותי, ע"מ שאוכל לראות את העולם בבירור.
Beni köleleştiren materyalistik şeyleri ve duygularımı ayırmaya çalışarak ancak dünyayı daha net görebilirim.وان نحاول ابعاد الامور المادية ومشاعرنا التي قد تؤثر على حُكمنا لكي نستطيع ان نرى العالم بوضوح اكثر
Beni köleleştiren materyalistik şeyleri ve duygularımı ayırmaya çalışarak ancak dünyayı daha net görebilirim.改めて考え、切り離さなければいけません そうして初めて、この世界をはっきりと見ることができるのです そして、私はどうすればこの手を
'Benim duygularım', ben değil. 'Bütün bunların farkındayım'"Mina känslor", inte jag. "jag" är medveten om alla dessa.
'Benim duygularım', ben değil."I miei sentimenti' non sono me.
'Benim duygularım', ben değil."Meine Gefühle" - nicht ich.
'Benim duygularım', ben değil.Mes émotions, ce n'est pas moi !