Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Poate, de fapt, emoțiile au o existență colectivă, nu doar una individuală.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Quizá, de hecho, las emociones tienen una existencia colectiva y no sólo una existencia individual.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Talvez, de facto, as emoções tenham uma existência colectiva, não apenas uma existência individual.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Μπορει, στην πραξη, τα συναισθηματα να διαθετουν μια συλλογικη νοημοσυνη κι οχι απλα μια ατομικη υπαρξη.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Быть может, эмоции существуют в коллективной форме, а не только в индивидуальной.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Може би всъщност емоциите имат колективно съществуване, а не само индивидуално съществуване.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.אולי יש סוג של מהומה "מתחת לפני השטח" שמלווה אותנו כל הזמן.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.ربما، في الواقع، للمشاعر تواجد جماعي، ليس فقط تواجد منفرد.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.個人的な存在だけではないかもしれません この現象を研究するために作った最初のイメージのひとつがこれです
Atalarımızın kendilerine yeterince güveni yok mu veya varoluş duygularını kaybettiler mi?Nos ancêtres n'ont pas assez de confiance ou ont-ils perdu leur sens de l'existence?
Atalarımızın kendilerine yeterince güveni yok mu veya varoluş duygularını kaybettiler mi?Ya no debemos usarlo, sino usar el año nuevo lunar.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırDiezelfde gevoelens hebben we allemaal wanneer we de wereld onder ogen zien.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırE questi stessi sentimenti sono davanti a tutti noi mentre affrontiamo il mondo.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırEstas mismas emociones nos llegan a todos mientras nos enfrentamos al mundo.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırEstes mesmos sentimentos existem para todos os que enfrentamos o mundo.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırEt ces mêmes sentiments sont là pour nous tous qui sommes confrontés au monde.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırIar sentimentele acestea sunt acolo pentru noi toti atunci cand infruntam lumea.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırI te same uczucia dzielimy ze wszystkimi w konfrontacji z tym, co się dzieje na świecie.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardır제가 느끼는 이런 감정들은 이 세상에 살면서 어느 누구나 느끼는 감정입니다.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırOch dessa känslor är sådana vi alla upplever när vi möter verkligheten.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırPerasaan-perasaan inilah yang muncul setiap saat kita berhadapan dengan realita.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırUnd dieselben Gefühle gelten für uns alle, wenn wir durch das Leben gehen.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırVà chúng ta có những cảm xúc giống như vậy khi chúng ta đối mặt với thế giới.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırΚαι αυτά τα ίδια συναισθήματα είναι εκεί για όλους εμάς καθώς αντικρύζουμε το κόσμο.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırІ з такими ж почуттями ми всі стикаємось під час взаємодії зі світом.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırСъщите тези чувства ги има за всички нас, когато се сблъскваме със света.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırС этими же чувствами мы все сталкиваемся как только выходим в мир.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırוכולנו חולקים את אותן הרגשות כשאנחנו יוצאים אל העולם.
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardırوهذه هي نفس المشاعر التي نواجهها جميعا عندما نواجه المشكلات في حياتنا
Aynı duygular dünyayla yüzleşirken hepimizin içinde vardır憐れみを感じない人なんているのでしょうか?
Aynı evde yaşıyoruz ve aynı duyguları paylaşıyoruz.C'est parce que nous vivons dans le même palais et que nous sommes de la même humeur.
Aynı evde yaşıyoruz ve aynı duyguları paylaşıyoruz.Mert ugyanabban a palotában élünk és ugyanúgy érzünk.
Aynı evde yaşıyoruz ve aynı duyguları paylaşıyoruz.Ζούμε στο ίδιο σπίτι και έχουμε τα ίδια αισθήματα.
Aynı evde yaşıyoruz ve aynı duyguları paylaşıyoruz....بما اننا نعيش في نفس القصر ونشعر بنفس الاحاسيس
"Babam iyi duygularý sömürmeyi biliyordu."My father what people hear " ,what they want to see
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.Annyira meghatott a kedvesség, amivel fogadtak.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.E sono stato molto colpito dalla gentilezza rivoltami.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.¡Han sido tan buenos conmigo!
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.Ich bin tief beeindruckt von der Güte, die mir entgegengebracht wurde.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.Ik ben onder de indruk van de vriendelijkheid die mij is betoond.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.Jag har blivit så imponerad av godheten riktad mot mig.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.Jeg er blevet så imponeret over den venlighed der er blevet vist mig.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.Jestem pod wrażeniem tutejszej uprzejmości.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.제게 베풀어주신 친절에도 많은 감명을 받았습니다.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.Saya kagum dengan kebaikan yang diberikan kepada saya.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.Sunt foarte impresionat de amabilitatea cu care am fost întâmpinat.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.Tenho ficado tão impressionado com a bondade que as pessoas me demonstram.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.Tôi đã thực sự bị gây ấn tượng bởi lòng tốt được dành cho tôi.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.Veľmi na mňa zapôsobila prívetivosť, ktorú mi tu prejavili.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.Zavolal jsem své ženě Leslie, a řekl jí:
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.Με έχει εντυπωσιάσει η ευγένεια που μου δείχνει ο κόσμος.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.Толкова съм впечатлен от добротата изразена към мен.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.Я очень впечатлён окружающей меня добротой.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.אני כל כך התרשמתי מהחביבות שהפגינו כלפי.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.لقد كنت جد منذهل بمدى اللطف الذي تم تعبيره لي.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.妻のレズリーに電話でこう言いました
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.제게는, 인간의 목소리가 질투를 제외한 모든 감정의 여행을 담는 배와 같은 것입니다.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Ludzki głos jest dla mnie okrętem, którym podróżują wszystkie emocje, może z wyjątkiem zazdrości.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Para mí, la voz humana es la nave en la que viajan todas las emociones - con excepción, quizás, de los celos.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Pentru mine, vocea umană este vasul pe care călătoresc toate emoțiile, cu excepția poate a geloziei.