Ana içeriğe geç
Sözlük

duygular ile cümle

duygular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazMa lui, il suo consigliere propri affetti ', è a se stesso, - non dirò quanto è vero, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazMas ele, conselheiro suas próprias afeições ", é a si mesmo, - não vou dizer como verdadeira, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazMen han, hans egna känslor "rådgivare, är att själv - jag säger inte hur sant, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazMen han, hans egne følelser 'rådgiver, er til sig selv, - jeg vil ikke sige, hvor sandt, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazMutta hän, hänen oma tunteet "neuvonantaja, on itse, - en sano kuinka totta, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazPero, el consejero sus propios afectos, es a sí mismo, - no voy a decir cómo es verdad, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazTuy nhiên, ông, nhân viên tư vấn tình cảm riêng của mình, với chính mình, - tôi sẽ không nói đúng sự thật,
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazΑλλά, σύμβουλος δικό αγάπη του ", είναι ο ίδιος, - δεν θα πω πόσο αληθινό, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazНо он, советником своих привязанностях, такое про себя, - я не буду говорить, как правда, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazНо той, съветник на собствената си любов ", е на себе си, - аз няма да кажа колко е вярно, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazאבל הוא, יועץ החיבה שלו "שלו, האם לעצמו - אני לא אגיד איך נכון, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazلكنه ، مستشار المحبة بنفسه "، هو نفسه ، -- لن أقول كيف صحيحا ، --
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazしかし彼自身にその秘密ととても近く、これまでのところから、鳴ってと発見
Ama olumlu duygular bir araya gelirse, dünyayı daha olumlu bir yer haline getirebiliriz.D'altro canto, se si uniscono i sentimenti positivi, possiamo fare del mondo un flusso positivo.
Ama olumlu duygular bir araya gelirse, dünyayı daha olumlu bir yer haline getirebiliriz.Jos taas positiiviset tunteet yhdistyvät- -maailmasta voidaan tehdä myönteinen virta.
Ama olumlu duygular bir araya gelirse, dünyayı daha olumlu bir yer haline getirebiliriz.Men hvis positive følelser finder sammen, kan verden blive positiv.
Ama olumlu duygular bir araya gelirse, dünyayı daha olumlu bir yer haline getirebiliriz.Men om positiva känslor går samman kan världen bli positiv.
Ama olumlu duygular bir araya gelirse, dünyayı daha olumlu bir yer haline getirebiliriz.Przewaga pozytywnych uczuć nada światu pozytywny kierunek.
Ama olumlu duygular bir araya gelirse, dünyayı daha olumlu bir yer haline getirebiliriz.Αν, όμως, συνδεθούν θετικά συναισθήματα ο κόσμος παρασύρεται από ένα ρεύμα θετικότητας.
Ama olumlu duygular bir araya gelirse, dünyayı daha olumlu bir yer haline getirebiliriz.Но если вместе сольются положительные чувства, то мы сможем превратить мир в положительный поток.
Amerikan aileler Fransızlara göre daha fazla negatif duyguları dışa vuruyorlardı.미국 부모들은 부정적인 감정을 좀 더 보여주는 가능성이 있습니다, 프랑스 부모들과 비교해서 말이죠.
Amerikan aileler Fransızlara göre daha fazla negatif duyguları dışa vuruyorlardı.Orang tua Amerika masih memancarkan emosi yang negatif, dibandingkan dengan para orang tua Prancis.
Amerikan aileler Fransızlara göre daha fazla negatif duyguları dışa vuruyorlardı.הורים אמריקאים הביעו יותר רגשות שליליים בהשוואה להורים הצרפתיים.
Amerikan aileler Fransızlara göre daha fazla negatif duyguları dışa vuruyorlardı.فان الاباء الامريكوين كانوا مازالوا في حالة نفسية سلبية اكثر مقارنة مع الاباء الفرنسين
Amerikan aileler Fransızlara göre daha fazla negatif duyguları dışa vuruyorlardı.否定的な感情を表す傾向がありました 対して フランス人の親は こんなことを言いました
Andre! O, bütün algılama duygularını sağlar.Asta are sens, André.
Andre! O, bütün algılama duygularını sağlar.Mindennek meg van az értelme, André.
Andre! O, bütün algılama duygularını sağlar.- Tout gagne un sens, André.
Andre! O, bütün algılama duygularını sağlar.To wszystko ma sens, André.
Andre! O, bütün algılama duygularını sağlar.Tutto acquista un senso, André.
Andre! O, bütün algılama duygularını sağlar.Všechno má svůj smysl, André
Andre! O, bütün algılama duygularını sağlar.Όλα έχουν νόημα, Andre.
Andre! O, bütün algılama duygularını sağlar.Это всё имеет смысл, Андре.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Anyám azt gondolta, jót tehet nekem, ha napról-napra leírom a tapasztalataimat, és az érzéseimet.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Aşa că mama mea s-a gândit că mi-ar face bine să îmi notez experienţele şi emoţiile de zi cu zi.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Así que mi madre pensó que me haría bien escribir mis experiencias del día a día y emociones.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.그래서 엄만 제가 일상의 경험을 써 내려가는 게 제게 도움이 될 거라고 생각하셨어요. 참, 제 감정도요.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Meine Mutter dachte also, es täte mir gut, meine alltäglichen Erlebnisse und Gefühle aufzuschreiben.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Mijn moeder dacht dat het mij goed zou doen om mijn ervaringen en emoties van elke dag neer te schrijven.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Moja mama pomyślała więc, że może mi dobrze zrobić opisywanie moich codziennych doświadczeń i uczuć.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Por isso, a minha mãe achou que me faria bem escrever as minhas experiências do dia-a-dia e emoções.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Proto si máma myslela, že mi prospěje, když si budu zapisovat každodenní zážitky a pocity.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Quindi mia madre pensò che mi avrebbe fatto bene scrivere delle mie esperienze quotidiane ed emozioni.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Så min mor trodde att det skulle vara bra för mig att skriva ned mina vardagsupplevelser och känslor.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.И така майка ми си помислила, че ще бъде добре за мен да записвам моито ежедневни преживявания и емоциите си.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Мама подумала, что мне пойдет на пользу записывать ежедневные впечатления и эмоции.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Тому мама подумала, що мені було б добре описувати своє повсякденне життя і емоції на папері.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.ולכן אימי חשבה שיהיה זה דבר טוב עבורי לבטא בכתב את חוויותיי היום יומיות ורגשותיי.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.لذا ظنت أمي أنه قد يكون من الأصلح لي أن أدون خبراتي اليومية وانفعالاتي.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.毎日の出来事や 自分の思いを 文にするのがいいと思ったのです でも私は毎日がつまらなくて
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Alebo sa na všetky pocity treba pozerať kolektívne, a nie na každý z nich jednotlivo.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.A może, emocje istnieją zbiorowo a nie tylko indywidualnie ?
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Có thể trong thực tế cảm xúc tồn tại theo đám đông chứ không chỉ theo cá nhân.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Forse le emozioni hanno un'esistenza collettiva, e non solo personale.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.어쩌면 사실, 감정이라는 것이 애초에 집합적 차원으로도 존재하여 그저 개인적 차원으로만 존재하는 것이 아닐 수도 있습니다.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Lehet, hogy az érzelmeknek kollektív létformájuk is van, nem csak egyéni létük.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Måske har følelser faktisk en kollektiv eksistens, ikke kun en individuel eksistens.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Misschien hebben emoties eigenlijk een collectief bestaan, niet enkel een individueel bestaan.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Möglicherweise haben Emotionen tatsächlich eine kollektive Existenz, nicht nur eine individuelle Existenz.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Mungkin, sebenarnya, emosi memiliki keberadaan yang kolektif, tidak hanya keberadaan secara individu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod