Ana içeriğe geç
Sözlük

duygular ile cümle

duygular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Osmanlıların bu aşka izin vermeyeceğinin farkında ancak duygularına engel olamıyor.Αλλά η αγάπη που νιώθουν δε θα το επιτρέψει.
Tim Burton'ın önceki filmden dolayı karışık duyguları vardı.Ο Τιμ Μπάρτον είχε ανάμεικτα συναισθήματα από το πρώτο Μπάτμαν.
Yani kişi, davranışı yönünde duygular içinde bulunur.Ο άνθρωπος έχει άμεση συνείδηση για ό,τι συμβαίνει μέσα του.
Örneğin farklı duygular yaşadığı zaman saç rengini değiştirebilmektedir.Όταν ανοδιώνεται αποκτά διάφορα χρώματα.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Κατά την διάρκεια της μανίας η προσοχή ενός ατόμου διασπάται εύκολα.
Duyguların bu kadar güzel ve derin hissedildiği.Παρατηρήσεις πάνω στο αίσθημα του ωραίου και του υπέροχου.
Mello sıklıkla duygularının onu mutlu etmesine izin verir.Ο κόκκορας συχνά καταφεύγει στις φαντασιώσεις του.
Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu.Γνωρίζει ανθρώπους διαφορετικών νοοτροπιών και μοιράζεται τις απόψεις του μαζί τους.
Samimi duygulardan uzaklaşma.Αποφύγετε έντονες εκφράσεις προσώπου.
Ben bir İtalyan olarak duygularaim çaresiz bir tutku gibidir."Jeg føler det som italiener, med desperat passion".
Bunlar algıdaki farklılıklar, motor becerilerde, uyku ve duygularda sorunlar olabilir.Disse omfatter forskelle i opfattelse og problemer med motorik, søvn, og følelser.
Yetersizlik duyguları.Tomhedsfølelse.
Sonra da "Massenet bir Fransız gibi kadınlar hakkında duyguları pudra ve minuet hakkındadır.Han tilføjede, "Massenet føler det som en franskmand, med pomade og menuetter.
Milli duyguları yüksek vatansever insanlardır.1) Danskeren ejer stærk Nationalfølelse.
Sanki,bir anlik tüm duygularını unutur.Et certifikat der viser at en person har mestret alle aspekter af sin stil.
Aşkın gözü kör olabilir, ama duygularının olduğu yadsınamaz.De kan sidde stille, men de er ikke opmærksomme på, hvad de laver.
Şarkı, hayatına yönelik duygularını anlatan bir balad.Ham, der synger soundtracket til dit liv.
Diğer kişilerin duygularını anlayabilir.Han kan læse andres tanker.
Japon İmparatorluğu askeri liderleri saldırı hakkında karışık duygulara sahipti.De japanske militære lederne var splittet i synet på angrepet.
Minnet duyguları bir başka insana yönelik olabileceği gibi bir tanrıya yönelik de olabilir.Guddommen blir oppfattet som en person som en kan ha et forhold til.
Bu tablo onda daha önce hiç hissetmediği duygular uyandırır.Filmen inneholder animasjon som aldri er gjort før.
Kendi duygularını başka nesnelere yansıtmak anlamında da kullanılır.Enda viktigere er imidlertid at vi kan dele våre ideer med andre.
Bu olay Polonya soylularının yurtseverlik duygularını kamçıladı.Dette skandaliserte den innfødte nobilitet.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Som artist er det vanskelig å plassere ham i en bestemt sjanger.
Hafızası da duyguları kadar kuvvetlidir Ceylan’ın.Versene hans er fulle av nostalgi, akkurat som tangoen.»
Duygularına göre kafasını değiştirir.Hun gjengjelder hans følelser.
Bilim insanları fillerin ne derecede duyguları olduğunu tartışmaktadır.Ilmuwan masih memperdebatkan sejauh mana gajah dapat merasakan emosi.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Jadi ikut merasakan perasaan orang lain.
Olumlu duyguların nedenlerini araştırmıştır.Berusaha memerhatikan nila-nilai perasaan.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Sangat mungkin untuk menduga perilaku orang dengan menggunakan cara seperti hukum.
Bu arada Beatrice ve Benedick'te birbirlerine olan duygularını ifade ederler.Setelah itu Beatrice dan Benedick mengumumkan bahwa mereka telah menjadi pasangan.
Batıda 19. yüzyılda savaş karşıtı duygular güçlüydü.Pada abad ke-19 sentimen anti perang berkembang.
Her ikisinin de öne sürdükleri şey, davranışın, duyguları belirlediğidir.Keduanya membagikan selebaran yang menjelaskan motif dan tindakan mereka.
Bu duygulardan korkmamakla ilgili bir şey.Hal ini bukan berarti bahwa mereka tidak punya perasaan.
Sappho şiirlerinde, kadınlara karşı duygularından bahsetmiştir.Puisi-puisi Sappho banyak bercerita tentang hasrat dan cinta tokoh-tokoh di dalamnya.
Sanki,bir anlik tüm duygularını unutur.Pendeknya, harus dapat meluapkan berbagai macam perasaan.
Mello sıklıkla duygularının onu mutlu etmesine izin verir.Dia sering harus menghibur Yuuko untuk membuatnya bahagia.
Dini duyguların seslendirilmesidir.Hidup menurut perintah agama.
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.Madonna trả lời "Chuyến lưu diễn này không hề tổn hại đến cảm xúc của bất kỳ ai.
Bu dizi aynı zamanda sevinç, üzüntü ve öfke gibi duyguları da içerir.Tập hợp này cũng bao gồm các cảm xúc như vui, buồn, và tức giận.
Tüm bu duygular nereden geldi?Các tư thế này có từ đâu?
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Phải tuyệt đối tôn trọng chính kiến của một người.
Düşünce ve duyguların merkezi, beyin değil, kalp olarak görüldü.Trái tim chứ không phải là não được coi là nơi chứa đựng những suy nghĩ và cảm xúc.
Riera bu ayrılık sonrası "Karışık duygular yaşıyorum."I'm sorry " mô tả tâm trạng sau một cuộc chia tay.
Bu duygulardan korkmamakla ilgili bir şey.Việc gì phải sợ chuyện đó.
O anki görünüşleri o an hissetikleri duyguları yansıtır.Anh nhận thấy những đặc điểm của thứ âm thanh này đại diện cho trạng thái tinh thần của anh lúc đó.
Ama duygularını açığa vuramazlar.Cô bé dù vậy cũng không thổ lộ cảm xúc của mình.
Anne karşı derin duygular beslese de henüz bunu dile getirmemiştir.Danh tính người mẹ của Menkauhor hiện cũng chưa được rõ ràng.
Bu tablo onda daha önce hiç hissetmediği duygular uyandırır.Tôi cảm thấy một nỗi sợ chưa từng cảm thấy vào sáng hôm nay.
Yine bu duygular olumlu ve olumsuz olmak üzere tekrar ikiye ayrılmaktadır.Sự ảnh hưởng đó biểu hiện trên cả hai bình diện cả tích cực và tiêu cực.
İlk olarak Elen’i sevmekteydi fakat daha sonra Nataşa’ya değişik duygular hissetmeye başlamıştır.Lúc đầu, anh thích Nika, nhưng sau này lại có tình cảm với Nino.
Yetersizlik duyguları.Cảm xúc vô hạn!
Bu duygular kısmen doğuştan gelebilir, ama kuşkusuz çoğu toplumsal olarak koşullanmıştır.Việc loại bỏ này có thể diễn ra theo nhiều cách, nhưng phổ biến nhất là hình thành các tinh thể.
Daha çok duygularıyla hareket etmektedir.彼はもっと感動的なものに向かっている。
Duygularımı tarif edemiyorum.自分の感情をうまく表現できない。
Tüm bu duygular nereden geldi?全てのものはどこからやってきたのか?
Yetersizlik duyguları.感情が乏しい。
O kişilerin kendilerine karşı duygularının üç aşamalı bir süreç ile belirlendiğini savunmuştur.彼は彼女に求愛すると、彼女は3つの難題を課す。
İnsan; aklı ve duyguları ile, öznelliği ve nesnelliği ile, gerçekliği ve imgelemi ile bir bütündür.天馬と瑠璃男を「自分の僕(いぬ)」と公言し、ことあるごとに我侭や悪戯で周囲を振り回す。
Buna rağmen ustasının diğer yaşayan varlıklar için hissettiği derin duygulardan yoksundur.入手した精霊は精霊固有の技のほか固体固有の技も持っている。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod