Ana içeriğe geç
Sözlük

duygular ile cümle

duygular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ebeveynleri ve hizmetliler bir bayram yemeği hazırlarken yüzünde çeşitli duygular belli olur.Неизвестно, делали ли работники и рабы обеденную паузу.
Merak ve sürpriz duygularına benzeyen bir duygudur.Вот это вещь! — выражение удивления или заинтересованности.
Yıllar sonraki karşılaşmaları eski duygularını alevlendirir.Спустя годы судьба снова сводит бывших влюблённых.
Ben bir İtalyan olarak duygularaim çaresiz bir tutku gibidir."От моей гордости за итальянского рабочего я не мог ожидать так много».
Bu pınar Tanrıya şükür, ana ve babaya minnet ve küçüklere şefkat duygularını ifâde edermiş.И родители благодарны ему за то, что научил ребят силе духа и воле».
Bazı durumlarda gözlerin karşı karşıya gelmesi güçlü duygular doğurur.В отдельных случаях могут наблюдаться явления раздражения слизистых оболочек глаза.
Duygularını pek açığa çıkaran birisi değil.Никому не показывает своих эмоций.
Meroko ona aşıktı fakat duyguları karşılıklı değildi.Эдек по-настоящему влюбляется в Монику, но их чувства не взаимны.
Aşkın gözü kör olabilir, ama duygularının olduğu yadsınamaz.Возможно, они были счастливы, однако не показывали своих чувств.
Diğer kişilerin duygularını anlayabilir.Она может с лёгкостью чувствовать эмоции других людей.
Bu duyguların beden üzerindeki yansıması bedenin genel duruşu, yüz ifadesi ve kas hareketlerinde gözlenebilir.Это поле можно почувствовать по его действию на волоски на руках или лице.
Yahudilerin, eski Mısır liderleri için hoş duygular beslemesi için bir sebebi yoktu.لم يكن لدي اليهود سبب ليشعروا بالامتنان تجاه الحكام السابقين لمصر.
Tüm bu duygular Picasso’nun o zamanki kötü vaziyetini ve toplumun haline yönelik eleştirisini yansıtmaktadır.كل هذه المشاعر تعكس مأزق بيكاسو في ذلك الوقت وانتقاده لحالة المجتمع.
Aklın istifadesi yanında nefis, hayal, vehim, heva gibi his ve duyguların da istifadesi gözetilmiştir.قمع الحرص بالزهد والقناعة ورد ذل السؤال بالكَتْب والشفاعة، للقرطبي، تحقيق.
Ulusal duyguların gelişmesine yol açmıştır.تطور معنى القومية.
Tüm bu duygular nereden geldi?لماذا كل هذه الأنواع ؟!
Ama duygularını açığa vuramazlar.ولكن من المؤكد انه لا يعرف بمشاعرها.
O kişilerin kendilerine karşı duygularının üç aşamalı bir süreç ile belirlendiğini savunmuştur.وقد مر كفاحهم لتدعيم أنفسهم هناك بثلاث مراحل.
Aşk, doğa ve ulusal duygular ile ilgili şiirler yazdı.كتب القصيدة الغنائية، والأناشيد الوطنية والدينية.
Duyguların sayısı ve sınıflandırılması konusu tartışmalıdır.ولا يزال هناك جدل كبير حول عدد وتسمية الشذوذات الجنسية.
Yetersizlik duyguları.الشعور بالعجز.
Coşkun ikili şarkılarla birbilerien duygularını açıklarlar: (İkili: O sink herneider, Nacht der Liebe).اشتهرت بأغنيات الفرح: يا عطارين دلوني.
Şimdi hem duygular çok sıcak hem de müzik çok iyi olacak."لكن لا تبالي – يمكن أن تكون الموسيقى مجيدة.
Örneğin farklı duygular yaşadığı zaman saç rengini değiştirebilmektedir.باستطاعة بعض أنواع الحرباء أن تغيّر لون جلدها.
Tom genellikle duygularını göstermez.عادة لا يظهر توم مشاعره.
Duyguları vardı; yeme, içme, dövüşme, ağlama gibi eylemlerde buluuyor, hastalanıp ölebiliyorlardı.Eles sentem emoção, podem comer, beber, lutar, chorar, adoecer e morrer.
Kötü duygulardan beslenirler.Alimenta-se de sentimentos depressivos.
Duygularımı tarif edemiyorum.Não encontro palavras para exprimir as minhas emoções.
Duygularının derinliği, ifadesinin kudreti bakımından Beethoven'i hatırlatır.O uso contante de tenuto reflete a preocupação de Beethoven em dar ênfase à expressividade.
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.A turnê, em nenhum forma fere os sentimentos de ninguém.
Figürlerindeki pozlar ve duygular Canovanınkilerden daha resmi ve serttir.As poses e expressões de suas figuras são muito mais rígidas e formais que as de Canova.
Samimi duygulardan uzaklaşma.Não se aproxime das ameixas dirigíveis.
Doğrudan duygularımı yansıttığım müziklerimin öfkeli bir yönü olduğunu düşünüyorum."Eu acho que há um aspecto de raiva na minha música que reflete diretamente meus sentimentos naquele momento."
Şarkı, hayatına yönelik duygularını anlatan bir balad.A canção é uma balada, na qual Kate canta sobre os sentimentos perante a sua vida.
Tüm bu duygular nereden geldi?Donde lhe vem, pois, tudo isso?»
Güdüleri ve duyguları çarpıtma denebilir.Crê que a razão e os sentidos podem ser enganosos.
Bilgilerimiz duygularımızla alabildiğimiz kadardır, bunda öteye geçmez.Onde nossa história vai nos levar, não sabemos.
Ortak duygular bu şekilde yakalanıyor.E foi assim que capturámos esse sentimento.
Docter, duygular oluştuğunda insan zihninde neler olduğunu hayal etti.Ele imaginou o que acontece na mente humana, quando as emoções assumem.
Anladım ki şarkı sözlerinde çizilen duygular vardı.Expressei meus sentimentos através da canção.
Ve şov dünyası hakkında kararsız duyguları gelişti.II Mostra de Dramaturgia Contemporânea do SESI.
Yani kişi, davranışı yönünde duygular içinde bulunur.Está implícito que ele tem sentimentos por ela.
İnsanları aynı düşünceler, aynı duygular, aynı heyecanlar çevresinde toplar.Zij zitten naast elkaar en ervaren dezelfde dingen, dezelfde geluiden, ontmoeten dezelfde mensen.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Verminderd bewustzijn van andermans gevoelens.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Sterker nog, ze voelen nooit enige emotie.
Duyguların bu kadar güzel ve derin hissedildiği.Personen worden met meer diepte en gevoel geschetst.
Hafızası da duyguları kadar kuvvetlidir Ceylan’ın."Het requiem is zo zachtmoedig als ikzelf."
Bu duygularını hem Rangiku Matsumoto’ya hem de Ichigo’nun kendisine (o sırada uyuyor olsa da) açmıştır.Haar gevoelens biecht ze op aan Rangiku Matsumoto en aan Ichigo als hij slaapt.
İzin verdiği duygular ise çoğunlukla öfke patlamalarıdır.Zijn gezicht is vaak paars van woede.
Ergen bireyler genellikle yoğun ve karışık duygular ve düşünceler içerisindedir.Meestal kennen we de gevoelens en gedachten.
Kötü duygulardan beslenirler.Zij aten onreine dingen.
Bu duygular kısmen doğuştan gelebilir, ama kuşkusuz çoğu toplumsal olarak koşullanmıştır.Conditie is deels natuurlijk aangeboren, maar is ook deels trainbaar.
Daha sonraları Elvira'ya beslediği duyguları iyice dışa vuran Tony, Frank ile karşı karşıya gelir.Valentijn, die voor Frank nog altijd gevoelens heeft, besluit om met Frank mee te gaan.
Fakat duygular sıklıkla korundu.Sommige nummers werden vaak gecoverd.
Meroko ona aşıktı fakat duyguları karşılıklı değildi.Maurice wordt stapelverliefd op Lucienne, maar die gevoelens zijn niet wederzijds.
Olumlu duyguların nedenlerini araştırmıştır.Over het ontstaan van goede gevoelens.
Bu arada, Syaoran Sakura’ya aşık olur ve duygularını açıklamanın bir yolunu bulmaya çalışır.Tymczasem Syaoran zakochuje się w Sakurze i próbuje znaleźć drogę jak okazać jej swoje uczucia.
Öyle ki duyguları çoğu zaman aklının önüne geçiyor.Jakie uczucia najczęściej przeżywasz?
Duygularımı tarif edemiyorum.Nie potrafi mówić o uczuciach.
Şimdi hem duygular çok sıcak hem de müzik çok iyi olacak."Nieco zwolniliśmy i muzyka stała się cięższa”.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod