Ana içeriğe geç
Sözlük

duygular ile cümle

duygular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çünkü Papaz Claude Frollo da Esmeralda'ya bu tür duygular beslemektedir.No sólo eso, ha aceptado que el archidiácono Claude Frollo espíe su reunión con Esmeralda.
Meroko ona aşıktı fakat duyguları karşılıklı değildi.Estaba enamorado de Sophie, pero ese sentimiento no era mutuo.
Zamanla Oscar'a beslediği duygular aşka dönüşür.La amistad que antes sentía se ha convertido en amor.
Tüm bu duygular nereden geldi?¿De dónde provienen todos estos datos?
Tamamen duygulardan arınmış, vücuden güçlü olmam gereken bir dönemdi.He tenido que dejar de lado un poco de mis viejas actitudes para sentirme totalmente a gusto con mi cuerpo.
Duygularımı tarif edemiyorum.No articulan sus sentimientos.
15 yaşına geldiğinde kadınsı duyguları hissetmeye başlayan Gia aynı yaşlarda hormon tedavisine başladı.A la edad de 15 años inició la aplicación de inyecciones de hormonas femeninas.
Docter, duygular oluştuğunda insan zihninde neler olduğunu hayal etti.Intrigado, quiso mostrar lo que ocurre en el espíritu humano.
İnsani duyguları simgesel anlatımlarla sorgulayan eserler verdi.Eran parodias que escondían mensajes éticos.
Duygularına göre kafasını değiştirir.Esto parece haber alterado su mente por completo.
Bu karışık duygular içerisinde dönüp dururken, kendisini ailesinin evine kapatır.Cuando ella se desmaya, él la lleva al hogar de su familia.
Ama duygularını açığa vuramazlar.Incapaz de mostrar sus emociones.
Milli duyguları yüksek vatansever insanlardır.Los machos son altamente territoriales.
Tarif edilemez duygular içindeyim.Las sensaciones son indescriptibles.
Çok iyi yön duyguları vardır.Sé que tengo muy buenos instintos.
Senin duygularını incitmek istemiyorum.Non voglio ferire i tuoi sentimenti.
Tom'un duygularını incittiğimi düşünüyorum.Credo di aver ferito i sentimenti di Tom.
Güzel, görünüşe göre Tom için romantik duyguların var.Bene, a quanto pare provi qualcosa per Tom.
Aklın istifadesi yanında nefis, hayal, vehim, heva gibi his ve duyguların da istifadesi gözetilmiştir.Il sapore è intenso, avvolgente, penetrante.
Ben bir İtalyan olarak duygularaim çaresiz bir tutku gibidir."Io la sentirò all'italiana, con passione disperata.»
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Egli non fece mai mistero di questi suoi sentimenti.
Figürlerindeki pozlar ve duygular Canovanınkilerden daha resmi ve serttir.Le pose ed espressioni delle sue figure sono molto più rigide e formali di quelle di Canova.
Kaçışları, ikisinin de daha önce bilmediği duyguları ateşler.Entrambi "trascinati da un impulso più profondo della ragione, di cui non avrebbero saputo dare ragione.
Fakat duygular sıklıkla korundu.Le anse sono frequentemente zigrinate.
Fritz duygularını açıklar ve ikisi de aşklarını itiraf ederler.Marge accetta, e i due si confermano nuovamente il proprio amore.
Koku insanlarında duygularını sakinleştirir.Il suo profumo calma le reazioni emotive delle persone.
İlk sanat duygularını babasının çalıştığı yapılar karşısındaki gözlemleriyle geliştirmiştir.Motivo per cui le sue prime opere sono state confuse con quelle del padre.
Dini duyguların seslendirilmesidir.Attraverso un appello religioso.
Oscar, Bea'ye aşıktır ama duygularını açıklayamaz.Ma quando Priya si innamora finalmente di Bhaskar, non gli rivela i suoi sentimenti.
Diğer el sanatlarında olduğu gibi motifler duyguların sembollerle ifadesi işlevini de görür.Come in altre sue opere pose attenzione a come cade la luce sui braccioli.
Glenn ise Maggie'nin hayatta olmasının, onun duygularından daha önemli olduğunu söyler.Diane sembra più preoccupata di come dirlo a Maggie che della gravità della patologia riscontrata.
Sonra o duygular sanat hayatım boyunca devam etti.Continuò con questa tecnica per tutta la sua vita artistica.
Yetersizlik duyguları.Incapacità relativa.
Başlangıçta şairler duygularını ince ve müzikli bir dille şiire döktüler.All'inizio il ragazzo ha l'aria soddisfatta e sorridente.
Dokumaacının duygularını, karakterini ya da becerisini ayırt edebilmek güçtür.È difficile discernere l'emozione dal carattere o dall'abilità del tessitore.
Duygularını pek açığa çıkaran birisi değil.È una ragazza che difficilmente fa notare le proprie emozioni.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Il pensiero dei sensi.
Bu dizi aynı zamanda sevinç, üzüntü ve öfke gibi duyguları da içerir.Le sue tre teste rappresentano rispettivamente la gioia, la tristezza e la rabbia.
Onların da zekaları, duyguları, karakterleri ve sosyal ilişkileri vardı.Questo include la loro personalità, i ricordi e altre caratteristiche fisiche.
İzin verdiği duygular ise çoğunlukla öfke patlamalarıdır.I suoi attacchi speciali in genere coinvolgono esplosioni di energia potenti.
Fikirlerimiz depolanmış duygulardan kopya edilmiştir.Sono percepibili dai nostri sensi.
Neşe diğer duygulara Riley'i mutlu etmesi için görev verir fakat Üzüntü'ye vermez.Rabbia: è l'emozione che assicura che Riley non subisca ingiustizie.
Tom duygularını nasıl ifade edeceğini bilmiyor.Том не знает, как выразить свои чувства.
Tom duygularını kontrol altına aldı.Том взял свои эмоции под контроль.
Alınacak bir karara son tahlilde akılla değil, duygularla varılır.Решение в конечном итоге определяется чувствами, а не интеллектом.
Duygularını bastıramadı.Она не смогла заглушить свои эмоции.
Sözleri onun duygularını incitti.Его слова ранили её чувства.
Duygular atlar gibidir: ya sen bunları kontrol edersin ya da onlar seni dörtnala getirir.Эмоции, как лошади: либо ты ими управляешь, либо они несут тебя галопом.
Tüm akıl ve duygularınızı nefret sellerinde yok etmişsiniz.Весь ваш разум и чувства вы уничтожили в потоках ненависти.
Düşünce ve duyguların merkezi, beyin değil, kalp olarak görüldü.Сердце, а не мозг, считалось центром мыслей и эмоций.
Tüm bu duygular nereden geldi?Но откуда исходили эти уверения?
Diğerlerinin duygularını hissederim.Немного чьих-то чувств.
Bilim insanları fillerin ne derecede duyguları olduğunu tartışmaktadır.Учёные говорят, что слоны очень эмоциональны.
Yetersizlik duyguları.Негативные эмоции.
Çok iyi yön duyguları vardır.Обладают отличным чувством ориентации.
Örneğin farklı duygular yaşadığı zaman saç rengini değiştirebilmektedir.С помощью наушников может изменять цвет волос.
Duygularımı tarif edemiyorum.У меня нет слов, чтобы выразить свои чувства.
Onların gerçek duyguları oldu.Мне нужны настоящие эмоции.
Ülkede milliyetçi duyguların güçlenmesine katkıda bulundu.В народе усиливались национально-патриотические настроения.
Dini duyguların seslendirilmesidir.Оскорбление религиозных чувств.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod