duyguların ile cümle
duyguların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Duygularınızın size hâkim olmasına izin vermeyin. Sakin olun!Ne vous laissez pas dominer par vos émotions. Restez calme !
Bu arada, Syaoran Sakura’ya aşık olur ve duygularını açıklamanın bir yolunu bulmaya çalışır.Entre-temps, Shaolan est tombé amoureux de Sakura et tente de lui avouer ses sentiments.
Aşk duygularını dile getiren şen ve şakrak bir oyundur.Plaisante façon de faire une déclaration d‘amour.
Gandi için brahmaçarya "duyguların düşünce, söz ve eylemde kontrolü" demekti.Pour Gandhi, brahmacharya signifiait « contrôle des sens en pensée, en mots et en actions ».
Van Gogh resimleri yoluyla bir imgeden daha fazlasını, duygularını ifade etmeyi ummaktadır.À travers ses tableaux, Van Gogh rêve d'exprimer plus qu'une image : ses sentiments.
Ama duygularını açığa vuramazlar.Incapable de cacher ses émotions.
Ulusal duyguların gelişmesine yol açmıştır.Elles ont ainsi contribué à la croissance d'un sentiment d'identité nationale.
Duyguların sayısı ve sınıflandırılması konusu tartışmalıdır.Le nombre d'espèces et leur classification exacte sont très discutés.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Il devine aussi facilement les faiblesses mentales d'une personne en quelques instants.
Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu.Il a la foi et il a su la faire partager à ses hommes.
Gösterilen şeyler yaşanmış anların ve bunlara bağlı duyguların temsilleridir.Mon cœur est tout plein des émotions que vous y avez fait naître.
Ancak bu sayede de, bölümün bütün duygularını daha iyi anlayabiliyoruz.En effet, elles nous permettent dans ce cadre de mieux comprendre l'ensemble des conséquences de nos actes.
Duygularını gizlemez.Él no oculta sus sentimientos.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Comprender los sentimientos de los demás.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Si esto ha herido los sentimientos de alguien, lo lamento.
Cameron Bright, Alec: İnsanların ve vampirlerin duygularını yok edebilme yeteneğine sahip bir vampir.Cameron Bright como Alec, vampiro quien es capaz de bloquear los sentidos de las personas.
Duygularına göre kafasını değiştirir.Esto parece haber alterado su mente por completo.
Ama duygularını açığa vuramazlar.Incapaz de mostrar sus emociones.
Senin duygularını incitmek istemiyorum.Non voglio ferire i tuoi sentimenti.
Tom'un duygularını incittiğimi düşünüyorum.Credo di aver ferito i sentimenti di Tom.
Güzel, görünüşe göre Tom için romantik duyguların var.Bene, a quanto pare provi qualcosa per Tom.
Aklın istifadesi yanında nefis, hayal, vehim, heva gibi his ve duyguların da istifadesi gözetilmiştir.Il sapore è intenso, avvolgente, penetrante.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Egli non fece mai mistero di questi suoi sentimenti.
Fritz duygularını açıklar ve ikisi de aşklarını itiraf ederler.Marge accetta, e i due si confermano nuovamente il proprio amore.
Koku insanlarında duygularını sakinleştirir.Il suo profumo calma le reazioni emotive delle persone.
İlk sanat duygularını babasının çalıştığı yapılar karşısındaki gözlemleriyle geliştirmiştir.Motivo per cui le sue prime opere sono state confuse con quelle del padre.
Dini duyguların seslendirilmesidir.Attraverso un appello religioso.
Oscar, Bea'ye aşıktır ama duygularını açıklayamaz.Ma quando Priya si innamora finalmente di Bhaskar, non gli rivela i suoi sentimenti.
Diğer el sanatlarında olduğu gibi motifler duyguların sembollerle ifadesi işlevini de görür.Come in altre sue opere pose attenzione a come cade la luce sui braccioli.
Glenn ise Maggie'nin hayatta olmasının, onun duygularından daha önemli olduğunu söyler.Diane sembra più preoccupata di come dirlo a Maggie che della gravità della patologia riscontrata.
Başlangıçta şairler duygularını ince ve müzikli bir dille şiire döktüler.All'inizio il ragazzo ha l'aria soddisfatta e sorridente.
Dokumaacının duygularını, karakterini ya da becerisini ayırt edebilmek güçtür.È difficile discernere l'emozione dal carattere o dall'abilità del tessitore.
Duygularını pek açığa çıkaran birisi değil.È una ragazza che difficilmente fa notare le proprie emozioni.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Il pensiero dei sensi.
Tom duygularını nasıl ifade edeceğini bilmiyor.Том не знает, как выразить свои чувства.
Tom duygularını kontrol altına aldı.Том взял свои эмоции под контроль.
Duygularını bastıramadı.Она не смогла заглушить свои эмоции.
Sözleri onun duygularını incitti.Его слова ранили её чувства.
Tüm akıl ve duygularınızı nefret sellerinde yok etmişsiniz.Весь ваш разум и чувства вы уничтожили в потоках ненависти.
Düşünce ve duyguların merkezi, beyin değil, kalp olarak görüldü.Сердце, а не мозг, считалось центром мыслей и эмоций.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Немного чьих-то чувств.
Ülkede milliyetçi duyguların güçlenmesine katkıda bulundu.В народе усиливались национально-патриотические настроения.
Dini duyguların seslendirilmesidir.Оскорбление религиозных чувств.
Merak ve sürpriz duygularına benzeyen bir duygudur.Вот это вещь! — выражение удивления или заинтересованности.
Yıllar sonraki karşılaşmaları eski duygularını alevlendirir.Спустя годы судьба снова сводит бывших влюблённых.
Bu pınar Tanrıya şükür, ana ve babaya minnet ve küçüklere şefkat duygularını ifâde edermiş.И родители благодарны ему за то, что научил ребят силе духа и воле».
Duygularını pek açığa çıkaran birisi değil.Никому не показывает своих эмоций.
Aşkın gözü kör olabilir, ama duygularının olduğu yadsınamaz.Возможно, они были счастливы, однако не показывали своих чувств.
Diğer kişilerin duygularını anlayabilir.Она может с лёгкостью чувствовать эмоции других людей.
Bu duyguların beden üzerindeki yansıması bedenin genel duruşu, yüz ifadesi ve kas hareketlerinde gözlenebilir.Это поле можно почувствовать по его действию на волоски на руках или лице.
Aklın istifadesi yanında nefis, hayal, vehim, heva gibi his ve duyguların da istifadesi gözetilmiştir.قمع الحرص بالزهد والقناعة ورد ذل السؤال بالكَتْب والشفاعة، للقرطبي، تحقيق.
Ulusal duyguların gelişmesine yol açmıştır.تطور معنى القومية.
Ama duygularını açığa vuramazlar.ولكن من المؤكد انه لا يعرف بمشاعرها.
O kişilerin kendilerine karşı duygularının üç aşamalı bir süreç ile belirlendiğini savunmuştur.وقد مر كفاحهم لتدعيم أنفسهم هناك بثلاث مراحل.
Duyguların sayısı ve sınıflandırılması konusu tartışmalıdır.ولا يزال هناك جدل كبير حول عدد وتسمية الشذوذات الجنسية.
Coşkun ikili şarkılarla birbilerien duygularını açıklarlar: (İkili: O sink herneider, Nacht der Liebe).اشتهرت بأغنيات الفرح: يا عطارين دلوني.
Tom genellikle duygularını göstermez.عادة لا يظهر توم مشاعره.
Duygularının derinliği, ifadesinin kudreti bakımından Beethoven'i hatırlatır.O uso contante de tenuto reflete a preocupação de Beethoven em dar ênfase à expressividade.
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.A turnê, em nenhum forma fere os sentimentos de ninguém.
Şarkı, hayatına yönelik duygularını anlatan bir balad.A canção é uma balada, na qual Kate canta sobre os sentimentos perante a sua vida.