duyguların ile cümle
duyguların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Diğerlerinin duygularını hissederim.Verminderd bewustzijn van andermans gevoelens.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Sterker nog, ze voelen nooit enige emotie.
Duyguların bu kadar güzel ve derin hissedildiği.Personen worden met meer diepte en gevoel geschetst.
Bu duygularını hem Rangiku Matsumoto’ya hem de Ichigo’nun kendisine (o sırada uyuyor olsa da) açmıştır.Haar gevoelens biecht ze op aan Rangiku Matsumoto en aan Ichigo als hij slaapt.
Olumlu duyguların nedenlerini araştırmıştır.Over het ontstaan van goede gevoelens.
Bu arada, Syaoran Sakura’ya aşık olur ve duygularını açıklamanın bir yolunu bulmaya çalışır.Tymczasem Syaoran zakochuje się w Sakurze i próbuje znaleźć drogę jak okazać jej swoje uczucia.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Zdaje sobie sprawę, jak bardzo zraniła uczucia nieszczęśliwego człowieka.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Nigdy jednak nie wyraża słowami swych uczuć.
Aşkın gözü kör olabilir, ama duygularının olduğu yadsınamaz.Pies spogląda w górę, lecz nie wiemy, co przykuwa jego wzrok.
Şarkı, her iki sanatçının da diğerinin sesini duymaktan duygularını anlattığı şarkının gücüyle ilgileniyor.Tekst piosenki dotyczy tęsknoty, jaką oboje odczuwają.
Cinsel anlamda uygunsuz provokatif davranışlar sergileyebilir, duygularını etkileyici tarzda dışavururlar.Mogą czuć się niekomfortowo, wyrażając swoje emocje.
Tabii ki, yapı dönemin duygularını kısıtlı anlatımında klasik değildir.Na jego obrazach prawie nigdy nie brakuje elementów architektury.
Yıllar sonraki karşılaşmaları eski duygularını alevlendirir.Przez kolejne godziny próbuje odtworzyć zdarzenia wczorajszego dnia.
Ulusal duyguların gelişmesine yol açmıştır.Przyczyniły się do pobudzenia świadomości narodowej.
Bu olay Polonya soylularının yurtseverlik duygularını kamçıladı.Spowodowało to wrogość okolicznych mieszkańców narodowości polskiej.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Jest w stanie wyczuwać emocje innych.
Gandi için brahmaçarya "duyguların düşünce, söz ve eylemde kontrolü" demekti.För Gandhi betydde brahmacharya ”kontroll över sinnena i tanke, ord och handling.”
Kısa süre sonra Eichi evlat edinildi ve Mitsuki ona duygularını açılayamadan Amerika’ya göç etti.Strax efter var Eichi antogs och emigrerade till Amerika innan Mitsuki kunde uttrycka sina känslor för honom.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Starkt negativt omdöme om någons mentala kapacitet.
Düşünce ve duyguların merkezi, beyin değil, kalp olarak görüldü.Hjärtat, inte hjärnan, ansågs vara källan till både tankar och känslor.
Oscar, Bea'ye aşıktır ama duygularını açıklayamaz.Nobita är kär i henne, men hon ger inte intryck av att besvara känslorna.
Juliet de Romeo'nun duygularına karşılık verir.Julie inväntar otåligt Romeos ankomst.
Aşkın gözü kör olabilir, ama duygularının olduğu yadsınamaz.Han är förälskad i Bright Eyes men vet inte hur han ska visa sina känslor.
O kişilerin kendilerine karşı duygularının üç aşamalı bir süreç ile belirlendiğini savunmuştur.Det förväntas av kvinnan att hon själv ska säga till när dessa tre månader förflutit.
Duyguların bu kadar güzel ve derin hissedildiği."Det är fullt realiserat, bedövande vackert och känslomässigt delar.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Våra sinnens olikheter.
Düşünce ve duyguların merkezi, beyin değil, kalp olarak görüldü.Серце, а не мозок, вважалося вмістилищем думок і емоцій.
Yıllar sonraki karşılaşmaları eski duygularını alevlendirir.Випадкова зустріч пробуджує в них колишні почуття.
Ama duygularını açığa vuramazlar.Я не могла пояснити їх ентузіазм.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Ми ніколи не бачили як вона плаче.
Sanki,bir anlik tüm duygularını unutur.Неймовірним чином загострюються всі його відчуття.
Prensi ikna etmek için de onun yurtseverlik duygularına hitap eder.Щоб переконати князя, він апелює до його патріотичних почуттів.
Görev başındayken asla duygularını belli etmez.Kariéra pro ně není nikdy na prvním místě.
Ama duygularını açığa vuramazlar.Nedává najevo své city.
Oscar, Bea'ye aşıktır ama duygularını açıklayamaz.Rád by si začal chodit s Betou, ale neví, jak jí svých citech říct.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Ale je zde akceptovatelné veřejně ukazovat své emoce.
Düşünce ve duyguların merkezi, beyin değil, kalp olarak görüldü.Inima, și nu creierul, era considerată organul de gânduri și emoții.
Sanki,bir anlik tüm duygularını unutur.În general, consoana își păstrează toate trăsăturile.
Oscar, Bea'ye aşıktır ama duygularını açıklayamaz.Oaki o place pe Simona, dar nu se încumetă să își dezvăluie sentimentele.
Bu mektup Elizabeth’in Darcy’ye de Wickham’a da olan duygularını yeniden şekillendirmesine neden olur.La lumina acestor revelații Elizabeth este nevoită să-și revizuiască sentimentele față de Darcy.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Reprezintă emoțiile omului.
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası için slogan, 24 Ocak 2007 tarihinde seçildi: Duygularını koru.A 2008 Európa-bajnokság szlogenjét 2007. január 24-én választották ki: Számíts érzelmekre!
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Soha nem mutat ki érzelmet.
Duyguların bu kadar güzel ve derin hissedildiği.Kapcsolatuk nagyon bonyolult és mély érzelmekkel teli.
Duygularının derinliği, ifadesinin kudreti bakımından Beethoven'i hatırlatır.Zeneszerzői nagyságát legjobban Beethoven elismerő véleménye bizonyítja.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Egy-egy kézmozdulatom megformálásán sokat töprengtem.
Bu mektup Elizabeth’in Darcy’ye de Wickham’a da olan duygularını yeniden şekillendirmesine neden olur.Lady Catherine története arra bátorítja Darcyt, hogy Elizabeth iránti érzelmeit megerősítse a lánynak.
Bu olay Polonya soylularının yurtseverlik duygularını kamçıladı.Ez kiváltotta a lengyel országlakosok tiltakozását.
Duyguların sayısı ve sınıflandırılması konusu tartışmalıdır.A hazugság-érzékelés eredményessége kérdéses.
Duygularını pek açığa çıkaran birisi değil.Nem sűrűn fejezi ki az érzéseit.
Duygularını incittiysem, özür dilerim.Bocsáss meg, ha megsértettelek.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Toisten tunteet ovat tärkeitä.
Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu.Hänen on helppo eläytyä muiden asemaan ja ymmärtää heitä.
Sanki,bir anlik tüm duygularını unutur.Euforia on kaikki muut tunteet ohittava hyvänolontunne.
Duygularının ortaya çıkmasına izin verme.Älä näytä, miltä sinusta tuntuu.
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.Σε απάντηση, η Μαντόνα είπε: "Η περιοδεία σε καμία περίπτωση δεν βλάπτει τα συναισθήματα κανενός.
Düşünce ve duyguların merkezi, beyin değil, kalp olarak görüldü.Η πηγή των σκέψεων και των συναισθημάτων θεωρούνταν η καρδιά, αντί για το κεφάλι.
Vicdan ve merhamet duygularından yoksundur.Δεν του λείπουν όμως και τα αισθήματα, και η συμπόνοια.
Bu eserin kapsadığı konu o zamanki Viyanalıların ahlâk duygularını hiç rencide etmemiştir.Μάλιστα προσπάθησε σκληρά να μην προσβάλλει το θρησκευτικό τους συναίσθημα.
Osmanlıların bu aşka izin vermeyeceğinin farkında ancak duygularına engel olamıyor.Αλλά η αγάπη που νιώθουν δε θα το επιτρέψει.