duyguların ile cümle
duyguların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Duygularını paylaşıyorum.I sympathize with her.
Bu sonuçta duygularını incitti.That hurt your feelings, after all.
Duygularını açıkça Ha Ni'ye belli etmedin bile!You still haven't even properly confessed your feelings to Ha Ni!
Bunun için duygularını sikeyim, taçlanmak yerine şapkalandınFor that fuck your feelings instead of getting crowned you're getting capped
Duygularını nasıl gösterdiğine, nasıl kavga ettiğine.How it might show emotions, how it might fight.
Duygularınız hakkında konuşmak ister misiniz?Do you want to talk about your feelings?
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.For me, the human voice is the vessel on which all emotions travel -- except, perhaps, jealousy.
McLuhan şöyle diyordu, "Makineler insanın duygularının uzantılarıdır."McLuhan was saying, "Machines are the extensions of the human senses."
Esas fikir: insan duygularını manipüle etmek.So the idea is to manipulate human emotion.
Suratlarının üst tarafını kullanırlar. Duygularını kulaklarıyla ifade ederler.They use the upper half of the face; the ears are very expressive.
Bizim yön kuralına göre, duygularınız ve düşünceleriniz yönlendiriliyor.Our feelings and thoughts rule our directions.
Andre! O, bütün algılama duygularını sağlar.It all makes sense, André.
RB: Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.So it's expressing its emotion through its face and the prosody in its voice.
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.So they can actually inflate it and deflate it according to their emotions.
Fakat, duygularınızı etkileyen tek ses türü müzik değildir elbette.Music is not the only kind of sound, however, which affects your emotions.
Sahip olduğum bütün duyguların aslında sinir iletimi olmasını kabul etmek çok zor.I find it hard to believe that all the feelings I have, is actually only nerve connections.
Herzaman duyguların kalbimizden geldiğini söyleriz.We always say that the feelings are in our hearts.
Kararlarında seni tetikleyen duyguların olmalı.It should always be your feelings wich trigger your actions.
Bu küçük duyguların sakinleşmesi ve dengelenmesi için savaş veriyorum.I am fighting for those small feelings and to be calm and balanced.
Kötü duygularını kendisine tanrı edinen kimseyi gördün mü?Have you considered him who takes his own lust for his god?
Göğüslerinden kin ve kıskançlık duygularını çıkardık.Whatever the rancour they may have in their hearts We shall (cleanse and) remove.
Kötü duygularını kendisine tanrı edinen kimseyi gördün mü? Şimdi ona sen mi vekil olacaksın?Hast thou observed him who hath taken as his god his own desire! wilt thou be over him a trustee?
Onun için Yaradanınıza tevbe edin de nefislerinizi (kötü duygularınızı) öldürün.So repent to your Maker, and kill your egos.
Öyleyse, kişisel çıkar ve duygularınıza uyarak taraflı davranmayın.So do not follow your desires, lest you swerve.
Sosyal medyadaki her paylaşım bizi mutlu ediyor." diye duygularını ifade etmekte.We are happy to count every share on social media."
El Katar duygularını şöyle ifade ediyor: "Romanya'ya 12 yıl önce geldim."I came to Romania 12 years ago.
“Genellikle tarihi filmler, içerisinde bulunduğu ülkenin milliyetçi duygularını besler."Usually, historical movies feed nationalistic feelings in any given country.
Wills, "Askerseniz, size söyleneni yapmalı ve duygularınızı işinizden ayırmalısınız."When you are a soldier, you must do what you are told and separate your feelings from your job.
Konuşmadan başkasını görebilir ve duygularını daha yakından anlayabilirsiniz .You can see and more closely experience the other person's feelings without talking to them.
Sporcu hiçbir şeyi içinde tutmuyor ve kazansa da kaybetse de duygularını açıkça gösteriyor.The athlete holds nothing back, clearly showing her emotions, both when she wins and loses.
Kolej, ırklararası ve kölelik karşıtı duyguların merkezi idi.It was interracial and a center of anti-slavery sentiment.
Bir kadına olan duygularını ifade etti ama bu aşk anavatanına olan sevgiye dönüştü.He expressed his feelings to a woman but this love had transformed to a love to his homeland.
Duygudurum ve duyguların etkisiRelation to mood and emotion
Araştırmaların gösterdiği gibi, duyguların kısa süreli hafıza üzerinde küçük bir etkisi olabilir.Emotions may have a minor effect on short term memory as research has shown.
İnsan duygularını şiirsel bir biçimde temsil ederler.They represent human feelings in a poetic form.
Alice'in, zihnindeki yazarla olan geçmiş ilişkisini ve duygularını düzeltmeye çalışmaktadırAlice tries to rectify her feelings and past relationship with the author in her mind.
Absalom'un duygularının samimiyetine inanan Etery onunla evlenir.Believing in the sincerity of Absalom's feelings Etery marries him.
Mercury'nin yaptığı son kayıt "Mother Love", gerçekten içten duyguların bir şarkısı."Mother Love", the last recording that Mercury made, is a song of truly heartfelt pathos.
Şiir bir süvarinin savaş esnasındaki duygularını ve aşkını ele almaktadır.It was set to music by Viktor Stolyarov [ru], who read it in the Ogonyok magazine.
Bununla birlikte, Josh'un babasının duygularını korumak için kasten kaybettiği ortaya çıkar.It emerges, however, that Josh deliberately lost to spare his father's feelings.
Vitsin'in oynadığı mütevazı ve sempatik karakterler, izleyicilerin nazik duygularını uyandırdı.Modest and sympathetic characters played by Vitsin evoked kindly feelings of viewers.
Duyguların sosyal geçerliliği ve tesiri de tarihsel ve kültürel olarak değişkendir.The social relevance and potency of emotions is historically and culturally variable.
Orwell'in ele aldığı konulardan biri de şovenist duyguların insan düşüncesi üzerindeki etkisidir.One of the themes that Orwell discusses is the effect of nationalistic sentiment on human thinking.
Duyguların insanlar ve hayvanlar üzerinde kuvvetli bir etkiye neden olabilmektedir.Emotion can have a powerful effect on humans and animals.
İnsan davranışlarını inceleyen, ancak insan duygularından yoksun bir Marslı ile ilgileniyor.He concerns himself with a Martian, studying human behavior, but lacking human sentiments.
Önce bir paradoks ortaya atarak duyguların siyasetteki rolünü araştırıyor.It explores the role of emotion in politics by first posing a paradox.
Tom duygularını göstermekten korkuyor.Tom hat Angst davor, seine Gefühle zu zeigen.
Senin duygularını incitmemek istedim.Ich wollte deine Gefühle schonen.
Duyguların nerede saklandığı önemli değil. Müzik onları bulur.Egal, wo sich Gefühle gerade verstecken, Musik findet sie.
Operalarında daha çok duygularına yer verir.Er legt mehr Leidenschaft in seine Werke.
Gösterilen şeyler yaşanmış anların ve bunlara bağlı duyguların temsilleridir.Die dargestellten Dinge sind Repräsentanten erlebter Momente und der damit verbundenen Gefühle.
Fritz duygularını açıklar ve ikisi de aşklarını itiraf ederler.Franziskus eilt zu ihr und beide gestehen sich ihre Liebe.
Barry ise duygularını daha çok dışa vuruyor.Barry hat wohl auch sein wahres Alter vertuscht.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Die Illusionen der anderen.
Sara duygularını itiraf eder ve öpüşürler.Peter ist erleichtert und küsst sie.
Kendine hâkim olabilme, duygularını durağan hale getirebilme ve emin olmayla gerçekleşir.Entferne alles aus deinem Leben, was dich unsicher macht oder zweifelhaft erscheint.
Vicdan ve merhamet duygularından yoksundur.Liebe und Geborgenheit vermisst sie in ihrer Beziehung.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Vielleicht liegt es am Vergnügen, anderen seinen Willen aufzuzwingen.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Er hat nie seinen Sinn für Humor verloren.
Olumlu duyguların nedenlerini araştırmıştır.Die Kraft der positiven Gefühle.