duygularını ile cümle
duygularını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Oscar, Bea'ye aşıktır ama duygularını açıklayamaz.Oaki o place pe Simona, dar nu se încumetă să își dezvăluie sentimentele.
Bu mektup Elizabeth’in Darcy’ye de Wickham’a da olan duygularını yeniden şekillendirmesine neden olur.La lumina acestor revelații Elizabeth este nevoită să-și revizuiască sentimentele față de Darcy.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Reprezintă emoțiile omului.
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası için slogan, 24 Ocak 2007 tarihinde seçildi: Duygularını koru.A 2008 Európa-bajnokság szlogenjét 2007. január 24-én választották ki: Számíts érzelmekre!
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Soha nem mutat ki érzelmet.
Duygularının derinliği, ifadesinin kudreti bakımından Beethoven'i hatırlatır.Zeneszerzői nagyságát legjobban Beethoven elismerő véleménye bizonyítja.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Egy-egy kézmozdulatom megformálásán sokat töprengtem.
Bu mektup Elizabeth’in Darcy’ye de Wickham’a da olan duygularını yeniden şekillendirmesine neden olur.Lady Catherine története arra bátorítja Darcyt, hogy Elizabeth iránti érzelmeit megerősítse a lánynak.
Bu olay Polonya soylularının yurtseverlik duygularını kamçıladı.Ez kiváltotta a lengyel országlakosok tiltakozását.
Duygularını pek açığa çıkaran birisi değil.Nem sűrűn fejezi ki az érzéseit.
Duygularını incittiysem, özür dilerim.Bocsáss meg, ha megsértettelek.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Toisten tunteet ovat tärkeitä.
Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu.Hänen on helppo eläytyä muiden asemaan ja ymmärtää heitä.
Sanki,bir anlik tüm duygularını unutur.Euforia on kaikki muut tunteet ohittava hyvänolontunne.
Duygularının ortaya çıkmasına izin verme.Älä näytä, miltä sinusta tuntuu.
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.Σε απάντηση, η Μαντόνα είπε: "Η περιοδεία σε καμία περίπτωση δεν βλάπτει τα συναισθήματα κανενός.
Bu eserin kapsadığı konu o zamanki Viyanalıların ahlâk duygularını hiç rencide etmemiştir.Μάλιστα προσπάθησε σκληρά να μην προσβάλλει το θρησκευτικό τους συναίσθημα.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Κατά την διάρκεια της μανίας η προσοχή ενός ατόμου διασπάται εύκολα.
Mello sıklıkla duygularının onu mutlu etmesine izin verir.Ο κόκκορας συχνά καταφεύγει στις φαντασιώσεις του.
Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu.Γνωρίζει ανθρώπους διαφορετικών νοοτροπιών και μοιράζεται τις απόψεις του μαζί τους.
Sanki,bir anlik tüm duygularını unutur.Et certifikat der viser at en person har mestret alle aspekter af sin stil.
Aşkın gözü kör olabilir, ama duygularının olduğu yadsınamaz.De kan sidde stille, men de er ikke opmærksomme på, hvad de laver.
Şarkı, hayatına yönelik duygularını anlatan bir balad.Ham, der synger soundtracket til dit liv.
Diğer kişilerin duygularını anlayabilir.Han kan læse andres tanker.
Kendi duygularını başka nesnelere yansıtmak anlamında da kullanılır.Enda viktigere er imidlertid at vi kan dele våre ideer med andre.
Bu olay Polonya soylularının yurtseverlik duygularını kamçıladı.Dette skandaliserte den innfødte nobilitet.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Som artist er det vanskelig å plassere ham i en bestemt sjanger.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Jadi ikut merasakan perasaan orang lain.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Sangat mungkin untuk menduga perilaku orang dengan menggunakan cara seperti hukum.
Bu arada Beatrice ve Benedick'te birbirlerine olan duygularını ifade ederler.Setelah itu Beatrice dan Benedick mengumumkan bahwa mereka telah menjadi pasangan.
Sanki,bir anlik tüm duygularını unutur.Pendeknya, harus dapat meluapkan berbagai macam perasaan.
Mello sıklıkla duygularının onu mutlu etmesine izin verir.Dia sering harus menghibur Yuuko untuk membuatnya bahagia.
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.Madonna trả lời "Chuyến lưu diễn này không hề tổn hại đến cảm xúc của bất kỳ ai.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Phải tuyệt đối tôn trọng chính kiến của một người.
Ama duygularını açığa vuramazlar.Cô bé dù vậy cũng không thổ lộ cảm xúc của mình.
O kişilerin kendilerine karşı duygularının üç aşamalı bir süreç ile belirlendiğini savunmuştur.彼は彼女に求愛すると、彼女は3つの難題を課す。
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.他者の姿を完璧に模擬出来る。
Aşkın gözü kör olabilir, ama duygularının olduğu yadsınamaz.盲目だがその動きはそれを感じさせない。
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.瑪丹娜回應:“這次巡演絕不是要傷害任何人的情緒。
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.”“如果有人因误解而遭受伤害,我感到非常抱歉。
Ama duygularını açığa vuramazlar.감정을 겉에 내지 않는다.
Onunla gurur duyuyorum" diyerek duygularını dile getirdiler.라는 감각을 그리고 싶었다."라는 발언을 하였다.
Ancak bu sayede de, bölümün bütün duygularını daha iyi anlayabiliyoruz.이에 따라서, 부분군의 크기는 그 전체 군의 크기의 약수임을 알 수 있다.
Rahul Anjali’ye karşı eski duygularının canlandığını hisseder.리노가 유키에게 가지고 있는 감정을 눈치채고 있다.
Diğer kişilerin duygularını anlayabilir.האם אתה יכול להבין את רחשי הלב של אחרים?
Ama duygularını açığa vuramazlar.מתקשה להביע את רגשותיה.
Bu mektup Elizabeth’in Darcy’ye de Wickham’a da olan duygularını yeniden şekillendirmesine neden olur.אליזבת משוכנעת שמר דארסי הוא האשם בכך, כמו גם בצרות שנגרמו למר ויקהם.
Edebiyat, okurun maneviyatını güçlendirmeli, onu aydınlatmalı ve duygularını harekete geçirmelidir.Литературата трябва да възпитава читателя морално, да го просветлява, да буди неговия разум.
Koku insanlarında duygularını sakinleştirir.Miris cvijeta umiruje osjećaje ljudi.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Osebujna su osjećaja vremena.
Manon ayrılırken Des Grieux ona karşı duygularını açıklayan bir şarkı söylemeye başlar.Manon odchádza a Des Grieux spieva o svojich citoch k nej.
Aşkın tarafında yer tutan Murat aslında kendi duygularının farkında değildir, tıpkı Duygu gibi.Prekvapený Simplicius si jeho vplyvom uvedomí, že on vlastne ani nevie čo je to láska.
Şarkı, her iki sanatçının da diğerinin sesini duymaktan duygularını anlattığı şarkının gücüyle ilgileniyor.Slová piesne sú rozprávaním toho, čo obaja počas tanca cítili.
Mello sıklıkla duygularının onu mutlu etmesine izin verir.Napriek tomu má Amélia niekoľko vecí, ktoré jej spôsobujú radosť.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Torej lahko interpretacijo čustev delno sugeriramo .
Bu mektup Elizabeth’in Darcy’ye de Wickham’a da olan duygularını yeniden şekillendirmesine neden olur.Samuti usub Elizabeth endiselt härra Wickhami süüdistusi härra Darcy kohta.
18 yaşındayken, erkek arkadaşlarım duygularını ifade edemiyorlardı.18살때, 제 이성친구들은 그들의 감정을 표현할 수 없었고
18 yaşındayken, erkek arkadaşlarım duygularını ifade edemiyorlardı.Când la 18 ani prietenii mei de sex masculin nu puteau să îşi exprime sentimentele...
18 yaşındayken, erkek arkadaşlarım duygularını ifade edemiyorlardı.Cuando, a los 18, mis amigos eran incapaces de expresar sus sentimientos....
18 yaşındayken, erkek arkadaşlarım duygularını ifade edemiyorlardı.Da jeg var 18, kunne mine mandlige venner ikke udtrykke deres følelser...