duygularını ile cümle
duygularını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Si esto ha herido los sentimientos de alguien, lo lamento.
Cameron Bright, Alec: İnsanların ve vampirlerin duygularını yok edebilme yeteneğine sahip bir vampir.Cameron Bright como Alec, vampiro quien es capaz de bloquear los sentidos de las personas.
Ama duygularını açığa vuramazlar.Incapaz de mostrar sus emociones.
Senin duygularını incitmek istemiyorum.Non voglio ferire i tuoi sentimenti.
Tom'un duygularını incittiğimi düşünüyorum.Credo di aver ferito i sentimenti di Tom.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Egli non fece mai mistero di questi suoi sentimenti.
Fritz duygularını açıklar ve ikisi de aşklarını itiraf ederler.Marge accetta, e i due si confermano nuovamente il proprio amore.
Koku insanlarında duygularını sakinleştirir.Il suo profumo calma le reazioni emotive delle persone.
İlk sanat duygularını babasının çalıştığı yapılar karşısındaki gözlemleriyle geliştirmiştir.Motivo per cui le sue prime opere sono state confuse con quelle del padre.
Oscar, Bea'ye aşıktır ama duygularını açıklayamaz.Ma quando Priya si innamora finalmente di Bhaskar, non gli rivela i suoi sentimenti.
Başlangıçta şairler duygularını ince ve müzikli bir dille şiire döktüler.All'inizio il ragazzo ha l'aria soddisfatta e sorridente.
Dokumaacının duygularını, karakterini ya da becerisini ayırt edebilmek güçtür.È difficile discernere l'emozione dal carattere o dall'abilità del tessitore.
Duygularını pek açığa çıkaran birisi değil.È una ragazza che difficilmente fa notare le proprie emozioni.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Il pensiero dei sensi.
Tom duygularını nasıl ifade edeceğini bilmiyor.Том не знает, как выразить свои чувства.
Tom duygularını kontrol altına aldı.Том взял свои эмоции под контроль.
Duygularını bastıramadı.Она не смогла заглушить свои эмоции.
Sözleri onun duygularını incitti.Его слова ранили её чувства.
Tüm akıl ve duygularınızı nefret sellerinde yok etmişsiniz.Весь ваш разум и чувства вы уничтожили в потоках ненависти.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Немного чьих-то чувств.
Yıllar sonraki karşılaşmaları eski duygularını alevlendirir.Спустя годы судьба снова сводит бывших влюблённых.
Bu pınar Tanrıya şükür, ana ve babaya minnet ve küçüklere şefkat duygularını ifâde edermiş.И родители благодарны ему за то, что научил ребят силе духа и воле».
Duygularını pek açığa çıkaran birisi değil.Никому не показывает своих эмоций.
Aşkın gözü kör olabilir, ama duygularının olduğu yadsınamaz.Возможно, они были счастливы, однако не показывали своих чувств.
Diğer kişilerin duygularını anlayabilir.Она может с лёгкостью чувствовать эмоции других людей.
Ama duygularını açığa vuramazlar.ولكن من المؤكد انه لا يعرف بمشاعرها.
O kişilerin kendilerine karşı duygularının üç aşamalı bir süreç ile belirlendiğini savunmuştur.وقد مر كفاحهم لتدعيم أنفسهم هناك بثلاث مراحل.
Coşkun ikili şarkılarla birbilerien duygularını açıklarlar: (İkili: O sink herneider, Nacht der Liebe).اشتهرت بأغنيات الفرح: يا عطارين دلوني.
Tom genellikle duygularını göstermez.عادة لا يظهر توم مشاعره.
Duygularının derinliği, ifadesinin kudreti bakımından Beethoven'i hatırlatır.O uso contante de tenuto reflete a preocupação de Beethoven em dar ênfase à expressividade.
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.A turnê, em nenhum forma fere os sentimentos de ninguém.
Şarkı, hayatına yönelik duygularını anlatan bir balad.A canção é uma balada, na qual Kate canta sobre os sentimentos perante a sua vida.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Verminderd bewustzijn van andermans gevoelens.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Sterker nog, ze voelen nooit enige emotie.
Bu duygularını hem Rangiku Matsumoto’ya hem de Ichigo’nun kendisine (o sırada uyuyor olsa da) açmıştır.Haar gevoelens biecht ze op aan Rangiku Matsumoto en aan Ichigo als hij slaapt.
Bu arada, Syaoran Sakura’ya aşık olur ve duygularını açıklamanın bir yolunu bulmaya çalışır.Tymczasem Syaoran zakochuje się w Sakurze i próbuje znaleźć drogę jak okazać jej swoje uczucia.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Zdaje sobie sprawę, jak bardzo zraniła uczucia nieszczęśliwego człowieka.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Nigdy jednak nie wyraża słowami swych uczuć.
Aşkın gözü kör olabilir, ama duygularının olduğu yadsınamaz.Pies spogląda w górę, lecz nie wiemy, co przykuwa jego wzrok.
Şarkı, her iki sanatçının da diğerinin sesini duymaktan duygularını anlattığı şarkının gücüyle ilgileniyor.Tekst piosenki dotyczy tęsknoty, jaką oboje odczuwają.
Cinsel anlamda uygunsuz provokatif davranışlar sergileyebilir, duygularını etkileyici tarzda dışavururlar.Mogą czuć się niekomfortowo, wyrażając swoje emocje.
Tabii ki, yapı dönemin duygularını kısıtlı anlatımında klasik değildir.Na jego obrazach prawie nigdy nie brakuje elementów architektury.
Yıllar sonraki karşılaşmaları eski duygularını alevlendirir.Przez kolejne godziny próbuje odtworzyć zdarzenia wczorajszego dnia.
Bu olay Polonya soylularının yurtseverlik duygularını kamçıladı.Spowodowało to wrogość okolicznych mieszkańców narodowości polskiej.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Jest w stanie wyczuwać emocje innych.
Kısa süre sonra Eichi evlat edinildi ve Mitsuki ona duygularını açılayamadan Amerika’ya göç etti.Strax efter var Eichi antogs och emigrerade till Amerika innan Mitsuki kunde uttrycka sina känslor för honom.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Starkt negativt omdöme om någons mentala kapacitet.
Oscar, Bea'ye aşıktır ama duygularını açıklayamaz.Nobita är kär i henne, men hon ger inte intryck av att besvara känslorna.
Aşkın gözü kör olabilir, ama duygularının olduğu yadsınamaz.Han är förälskad i Bright Eyes men vet inte hur han ska visa sina känslor.
O kişilerin kendilerine karşı duygularının üç aşamalı bir süreç ile belirlendiğini savunmuştur.Det förväntas av kvinnan att hon själv ska säga till när dessa tre månader förflutit.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Våra sinnens olikheter.
Yıllar sonraki karşılaşmaları eski duygularını alevlendirir.Випадкова зустріч пробуджує в них колишні почуття.
Ama duygularını açığa vuramazlar.Я не могла пояснити їх ентузіазм.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Ми ніколи не бачили як вона плаче.
Sanki,bir anlik tüm duygularını unutur.Неймовірним чином загострюються всі його відчуття.
Görev başındayken asla duygularını belli etmez.Kariéra pro ně není nikdy na prvním místě.
Ama duygularını açığa vuramazlar.Nedává najevo své city.
Oscar, Bea'ye aşıktır ama duygularını açıklayamaz.Rád by si začal chodit s Betou, ale neví, jak jí svých citech říct.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Ale je zde akceptovatelné veřejně ukazovat své emoce.
Sanki,bir anlik tüm duygularını unutur.În general, consoana își păstrează toate trăsăturile.