duyguları ile cümle

duyguları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Onun nasıl dans ettiğine bakabilirim... (Gülüşmeler) Duygularını nasıl gösterdiğine, nasıl kavga ettiğine.Podemos ver uns passos de dança... (Risos) ... e como exprime emoções, como luta.
Onun nasıl dans ettiğine bakabilirim... (Gülüşmeler) Duygularını nasıl gösterdiğine, nasıl kavga ettiğine.Pot să văd cum ar dansa ... (Râsete) cum şi-ar arăta emoţiile, cum s-ar lupta.
Onun nasıl dans ettiğine bakabilirim... (Gülüşmeler) Duygularını nasıl gösterdiğine, nasıl kavga ettiğine.И мога да видя как би танцувало... (Смях) как ще показва емоции, как би се било.
Örneğin, düşüncelerimiz, duygularımız, hislerimiz...Например нашите чувства, мисли и интуиция.
Öyleyse onu savunabilirsin. Duygularını paylaşıyorum. Çeşitli nedenlerden dolayı.Jag tillåter mig att hysa medlidande med er hustru - av flera skäl.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Chúng ta không bao giờ có những cảm xúc đó khi chơi game, chúng chỉ đơn giản không tồn tại trong game.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Diese Gefühle haben wir nie, wenn wir Spiele spielen, in Spielen gibt es sie einfach nicht.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Gdy gramy, nigdy nie mamy takich uczuć. Ich w grach po prostu nie ma.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Játék közben soha nem érzünk ilyesmit, ezek nem léteznek a játékokban.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.게임을 할 때 이런 느낌을 받는 일은 없죠. 게임 안에 존재하지도 않아요.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Niciodată nu avem astfel de sentimente când ne jucăm, ele pur și simplu nu există în jocuri.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Non proviamo mai questi sentimenti mentre giochiamo, semplicemente non esistono in un gioco.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Nous n'avons jamais ces sentiments quand nous jouons, ils n'existent tout simplement pas.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Nunca nos sentimos assim quando estamos a jogar, estes sentimentos não existem nos jogos.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Nunca tenemos esos sentimientos cuando estamos jugando online simplemente no existe en los juegos.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Při hraní her tyhle pocity nikdy nemáme, ve hrách prostě neexistují.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Také pocity pri hraní hier nikdy nemáme, v hrách proste neexistujú.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Vi har aldrig de følelser, når vi spiller spil, de eksisterer simpelthen ikke i spil.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Vi har aldrig de känslorna när vi spelar spel, de existerar helt enkelt inte i spel.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.We hebben die gevoelens nooit als we games spelen. ze bestaan gewoon niet in games.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Ποτέ δεν έχουμε αυτά τα συναισθήματα όταν παίζουμε παιχνίδια, απλά δεν υπάρχουν στα παιχνίδια.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Але коли ми граємо в гру, то ніколи так не почуваємося, бо таких емоцій просто не існує в іграх.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Мы никогда не ощущаем этих чувств, когда играем в игры, они просто не существуют в играх.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.Никога не изпитваме тези чувства, докато играем игри, те просто не съществуват в игрите.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.אף פעם אין לנו רגשות כאלה כשאנחנו משחקים משחקים, הם פשוט לא קיימים במשחקים.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.ولا تصيبنا هذه المشاعر أبدا ونحن نلعب، فهي غير موجودة في الألعاب.
Oyun oynerken bu duyguları hissetmiyoruz, oyunlarda olmuyorlar.そんなものゲームには存在しないのです それが 私が大学院生だったときに
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.C'est comme ça que je le comprends, c'est pourquoi je suis partagée sur ce verdict.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.Daarom begrijp ik, daarom heb ik gemengde gevoelens over het vonnis.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.De aceea am înțeles, de asta am un sentiment amestecat despre acest verdict.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.Ecco perché capisco, ecco perché ho un sentimento contrastante del verdetto.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.I dlatego rozumiem, dlatego mam mieszane uczucia co do wyroku.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.그것이 제가 이해하는 이유예요. 그건 제가 그 판결에 대해 느낀 복합적인 감정이지요.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.Por eso comprendo, Por eso tengo sentimientos encontrados sobre el veredicto.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.Затова разбирам, затова имам смесено чувство относно присъдата.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.Поэтому мне понятно, откуда у меня смешанные чувства по поводу вынесенного вердикта.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.לכן אני מבינה, לכן יש לי רגשות מעורבים בנוגע לגזר הדין.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.لأجل ذلك اتفهم مشاعري المختلطة تجاه الحكم
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.だから 今回の判決に関しては 複雑な思いになるのです でも 出来たら 出来る事なら
O yüzden lütfen, duygularıma karşılık verلذا رجاءا تقبّلي مشاعري
O zaman duygularını yola koydun demektir?Allora, sono finiti i tuoi sentimenti?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Alors, as- tu tiré au clair tes sentiments ?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Atunci, ti-ai clarificat sentimentele?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Då, har du klarat upp dina känslor?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Dann, hast du also deine Gefühle geklärt?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Heb je je gevoelens dan uitgezocht?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Lalu, apakah kau sudah menghapus perasaanmu?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Si torej opravila s svojimi čustvi?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Thế cháu vẫn chưa rũ bỏ hết tình cảm sao?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Więc, ustabilizowałaś swoje uczucia?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Λοιπόν, έχεις ξεκαθαρίσει τα συναισθήματά σου;
O zaman duygularını yola koydun demektir?Значит, ты разобралась в своих чувствах?
O zaman duygularını yola koydun demektir??אז, האם הבהרת את הרגשות שלך
O zaman duygularını yola koydun demektir?" إذاً , هل قمتِ بالتعامل مع مشاعرك ؟ " نسيته
O zaman duygularını yola koydun demektir?かなり気が動転していたが
Pekala, şimdi bu oyunu oynasaydık, duygularımızla oyuna yön verecektik.Bueno, vamos a navegar emocionalmente, si estuvieramos jugando a este juego qué haríamos.
Pekala, şimdi bu oyunu oynasaydık, duygularımızla oyuna yön verecektik.자, 이제 우리는 게임을 하면서 어떤 선택을 할지 "마음의 길찾기"를 하게됩니다.
Pekala, şimdi bu oyunu oynasaydık, duygularımızla oyuna yön verecektik.Ok, aşadar vom naviga emoţional, dacă am juca acel joc, asta am face
Pekala, şimdi bu oyunu oynasaydık, duygularımızla oyuna yön verecektik.OK, dus we gaan emotioneel navigeren, als we het spel spelen is dat wat we doen.
Pekala, şimdi bu oyunu oynasaydık, duygularımızla oyuna yön verecektik.OK, então vamos navegar nas emoções. Se estivéssemos a jogar, era que que faríamos.
İlgili Sayfalar