duyguları ile cümle
duyguları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Sanki,bir anlik tüm duygularını unutur.Pendeknya, harus dapat meluapkan berbagai macam perasaan.
Mello sıklıkla duygularının onu mutlu etmesine izin verir.Dia sering harus menghibur Yuuko untuk membuatnya bahagia.
Dini duyguların seslendirilmesidir.Hidup menurut perintah agama.
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.Madonna trả lời "Chuyến lưu diễn này không hề tổn hại đến cảm xúc của bất kỳ ai.
Bu dizi aynı zamanda sevinç, üzüntü ve öfke gibi duyguları da içerir.Tập hợp này cũng bao gồm các cảm xúc như vui, buồn, và tức giận.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Phải tuyệt đối tôn trọng chính kiến của một người.
Düşünce ve duyguların merkezi, beyin değil, kalp olarak görüldü.Trái tim chứ không phải là não được coi là nơi chứa đựng những suy nghĩ và cảm xúc.
O anki görünüşleri o an hissetikleri duyguları yansıtır.Anh nhận thấy những đặc điểm của thứ âm thanh này đại diện cho trạng thái tinh thần của anh lúc đó.
Ama duygularını açığa vuramazlar.Cô bé dù vậy cũng không thổ lộ cảm xúc của mình.
Yetersizlik duyguları.Cảm xúc vô hạn!
Daha çok duygularıyla hareket etmektedir.彼はもっと感動的なものに向かっている。
Duygularımı tarif edemiyorum.自分の感情をうまく表現できない。
Yetersizlik duyguları.感情が乏しい。
Gandi için brahmaçarya "duyguların düşünce, söz ve eylemde kontrolü" demekti.ガンディーによれば、ブラフマチャリヤは「思想・言葉・行為の抑制」を意味する。
O kişilerin kendilerine karşı duygularının üç aşamalı bir süreç ile belirlendiğini savunmuştur.彼は彼女に求愛すると、彼女は3つの難題を課す。
İnsan; aklı ve duyguları ile, öznelliği ve nesnelliği ile, gerçekliği ve imgelemi ile bir bütündür.天馬と瑠璃男を「自分の僕(いぬ)」と公言し、ことあるごとに我侭や悪戯で周囲を振り回す。
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.他者の姿を完璧に模擬出来る。
Duyguları taklit etmeye programlanmış bir robot türü.ロボットを思わせる顔をしている。
Ve şov dünyası hakkında kararsız duyguları gelişti.ピアノ演奏に関して統合失調感情障害に陥った。
Aşkın gözü kör olabilir, ama duygularının olduğu yadsınamaz.盲目だがその動きはそれを感じさせない。
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.瑪丹娜回應:“這次巡演絕不是要傷害任何人的情緒。
Onların gerçek duyguları oldu.描写具体感受。
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.”“如果有人因误解而遭受伤害,我感到非常抱歉。
Duygularımı tarif edemiyorum.不容易顯示自己的感情。
Şeytan, insanın içindeki hayvani duyguları, içgüdüleri ve dürtüleri temsil eder.但我們有時卻忘記了動物的本能與感情。
Duyguların bu kadar güzel ve derin hissedildiği.她文笔细腻,感情深沉。
Fitnat'ın duyguları da öyle.此是梁唐之異也。
Duygularımı tarif edemiyorum.감정을 표현하지 못한다.
Bilim insanları fillerin ne derecede duyguları olduğunu tartışmaktadır.조조는 코끼리의 몸무게가 얼마나 되는지 궁금했다.
Koşma coşkun duyguları ifade etmeyi sağlayan bir nazım (dizem) biçimidir.이(異)는 온갖 유위법으로 하여금 능히 쇠퇴하게 하는 성질을 말한다.
Ama duygularını açığa vuramazlar.감정을 겉에 내지 않는다.
Çok iyi yön duyguları vardır.이로 제제는 좋은 감정이 생긴다.
Güdüleri ve duyguları çarpıtma denebilir.또 감정이나 상황의 영향을 받는다고 했다.
Onunla gurur duyuyorum" diyerek duygularını dile getirdiler.라는 감각을 그리고 싶었다."라는 발언을 하였다.
Ancak bu sayede de, bölümün bütün duygularını daha iyi anlayabiliyoruz.이에 따라서, 부분군의 크기는 그 전체 군의 크기의 약수임을 알 수 있다.
Ve şov dünyası hakkında kararsız duyguları gelişti.극의 전개 과정에서 개연성이 떨어졌다는 비판을 받았다.
Rahul Anjali’ye karşı eski duygularının canlandığını hisseder.리노가 유키에게 가지고 있는 감정을 눈치채고 있다.
Vicdan ve merhamet duygularından yoksundur.도덕심과 자제심이 강하다.
Diğer kişilerin duygularını anlayabilir.האם אתה יכול להבין את רחשי הלב של אחרים?
Kurosawa, yönetmenin filmleriyle ilgili olarak, "Sözcükler olnlarla ilgili duygularımı anlatmaya yetmez.אקירה קורוסאווה אמר על סרטיו של קיארוסטמי: "מילים אינן מסוגלות לבטא את תחושותיי כלפיהם...
Ulusal duyguların gelişmesine yol açmıştır.מציני תרם להתפתחות הגדרת הלאומיות.
Düşünce ve duyguların merkezi, beyin değil, kalp olarak görüldü.הלב, ולא המוח, נחשב למושב המחשבות והרגשות.
Birincisinde kişinin duyguları, ikincisinde ise toplumun duyguları söz konusudur.תחילה על בריאת העולם ולאחר מכן על בריאת האדם.
Güdüleri ve duyguları çarpıtma denebilir.האוכל יכול לחסום רגשות ותחושות.
Ama duygularını açığa vuramazlar.מתקשה להביע את רגשותיה.
Duyguları harekete geçiren.הולכת אחר רגשותיה.
Duyguların bu kadar güzel ve derin hissedildiği.ניגוניו נחשבים לניגונים עמוקים ומעוררי לב.
Bizler toplum olarak farkında olmadan duygularımızı daha soslu kullanabiliyoruz.כחברה אנו חיים מעבר ליכולתנו.
Onu insan yapan tüm duyguları da gözler önüne serer.הם גורמים לכל מי שמביט בעיניהם להתאבן.
Başka birinin duyguları ile oynamaktan hoşlanmaz ve bunu yaparsa istemi dışınadır.זה חייב להיות בדרך שבה זה חייב להיות ואם זה לא מוצא חן בעיניכם, אז עזבו אותי בשקט.
Bu mektup Elizabeth’in Darcy’ye de Wickham’a da olan duygularını yeniden şekillendirmesine neden olur.אליזבת משוכנעת שמר דארסי הוא האשם בכך, כמו גם בצרות שנגרמו למר ויקהם.
Duygularına göre kafasını değiştirir.כנראה ששיניו השתנו עם התבגרותו.
Locke, Boone'un Shannon'a karşı bazı duyguları olduğunu anlamıştır.ברודי מבין שאולי עוד נשארו לו רגשות כלפי קריסטין.
Başlangıçta Burton, önceki filme dair karışık duyguları olduğu için devam filmini yönetmeyi istemedi.Първоначално Бъртън няма желание да режисира продължението, поради смесените емоции от предишния филм.
Edebiyat, okurun maneviyatını güçlendirmeli, onu aydınlatmalı ve duygularını harekete geçirmelidir.Литературата трябва да възпитава читателя морално, да го просветлява, да буди неговия разум.
Bilgilerimiz duygularımızla alabildiğimiz kadardır, bunda öteye geçmez.В опита си ние свикваме с тях и не ги подлагаме на съмнение.
Güdüleri ve duyguları çarpıtma denebilir.Действието може да засилва емоциите и чувствата.
Keşke duygularım hakkında konuşma cesaretim olsa.Иска ми се да имах смелостта да говоря за чувствата си.
Koku insanlarında duygularını sakinleştirir.Miris cvijeta umiruje osjećaje ljudi.
Bu durum Katolik İspanyollar arasında vatansever duyguların oluşumuna yol açmıştır.Ta je pobjeda rezultirala valom patriotskog sentimenta među katoličkim Španjolcima.
İlgili Sayfalar