Ana içeriğe geç
Sözlük

duydum ile cümle

duydum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Muhtemelen bir yerlerde onu duydum.I've probably heard of him somewhere.
Seni duydum.I heard you.
Bu hangi şarkı? Daha önce duydum ama ismini hatırlayamıyorum.What's this song? I've heard it before, but I can't remember the name.
Onun şişman olduğunu duydum ama o kadar şişman olacağını düşünmedim.I had heard that he was fat, but I didn't think he would be that fat.
Köpeğinizi her gün belirli bir zamanda beslemenin en iyisi olduğunu duydum.I've heard that it is best to always feed your dog at a specific time every day.
Dün harika bir hikaye duydum.I heard an awesome story yesterday.
Ben felçli bir adamın kurtçuklar tarafından canlı canlı yenildiğini duydum.I heard that a paralyzed man was eaten alive by maggots.
Güney Amerikalı bir kampçının bir anakonda tarafından yenildiğini duydum.I heard that a South American camper was eaten by an anaconda.
Bir kadının öğle yemeğini yediği için bir adamı bıçakladığını duydum.I heard that a woman stabbed a man for eating her lunch.
Dün gece akşam yemeği için biftek yediğini duydum.I heard that you ate steak for dinner last night.
Ben insanların herhangi bir zararlı etkisi olmadan kedi maması yiyebildiklerini duydum.I've heard that people can eat cat food without any harmful effects.
O çocuğun bisikletle Hokkaido'dan Kyushu'ya seyahat ettiğini duydum.I heard that boy traveled from Hokkaido to Kyushu on bicycle.
Tom'un kapıyı açtığını duydum.Tom heard the door open.
Tom'un karısı kadar iyi ya da daha iyi yemek pişirebildiğini duydum.I've heard that Tom can cook as well as, or better than, his wife.
Tom'un dün gece geç saatlere kadar çalıştığını duydum. Doğru mudur?I heard that Tom was working late last night with you. Is that true?
Ben, yakalanmadan önce Tom'un yıllardır Amerika'ya uyuşturucu ticareti yaptığını duydum.I heard that Tom had been smuggling drugs into America for years before he got caught.
Dün gece, Tom'un odasından gelen garip bir ses duydum.I heard a strange noise coming from Tom's room last night.
Tom'un zengin bir kadınla evlendiğini duydum.I heard that Tom got married to a rich woman.
Tom'un Mary'den ayrıldığını duydum.I heard Tom split up with Mary.
Tom'un eskiden uyuşturucu satıcıları ve katillerle takıldığını duydum.I heard that Tom used to hang out with drug dealers and murderers.
Tom'un polise teslim olacağını duydum.I heard that Tom is going to turn himself in to the police.
Bir erkek sesi duydum ve onun Tom'unkine benzediğini düşündüm.I heard a man's voice and thought it sounded like Tom's.
Ben senin Tom'la bir randevun olduğunu duydum. O nasıldı?I heard that you had a date with Tom. How was it?
Kiramızı yükselteceklerini duydum.I heard they're going to raise our rent.
Birinin bağırdığını duydum.I heard someone shouting.
Onun ilk aşkınla evlenmemen gerektiğini söylediğini duydum.I've heard it said that you should never marry your first love.
"Yardım edin!" diyen bir ses duydum. Güldüm.I heard a voice saying "Help me!". I laughed.
Bir "İmdat!" çığlığı duydum. Gülüyordum.I heard a voice cry "Help!". I was laughing.
İngiltere'de çimlerin kışın bile yeşil olduğunu duydum.I hear the grass in England is green even in the winter.
İtalyancanın hileli bir dil olduğunu duydum.I've heard Italian is a tricky language.
Senin evleneceğini duydum.I heard you are going to get married.
O şarkının Fransızca söylenildiğini duydum.I have heard that song sung in French.
Bu şarkının Fransızca versiyonunu duydum.I've heard the French version of this song.
Onların ayda uzaylılara ait bir nesne bulduklarını duydum.I heard they found an alien artifact on the moon.
Onu ilk kez duydum.It's the first time I've heard that.
Mary'nin geçen hafta boyunca hasta olduğunu duydum ama şimdi iyi görünüyor.I heard that Mary was sick all last week, but she looks well now.
Ben onu birçok insandan duydum.I've heard that from a lot of people.
Babasının şimdi hapishanede olduğunu duydum.I hear that his father is in the hospital now.
Çeşitli görüşler duydum.I heard various opinions.
Onun sınavı geçtiğini duydum.I heard that he passed the exam.
Dolaşımda garip bir virüs olduğunu duydum.I heard that there was a strange virus in circulation.
O şarkıyı daha önce duydum.I've heard that song before.
Bu nedenle duydum.Thus I have heard.
Bir şey duydum.I heard something.
Dün uykundaki konuşmanı duydum.Yesterday I heard you talking in your sleep.
Dün güzel bir şarkı duydum.I heard a beautiful song yesterday.
Her şeyi duydum.I've heard everything.
Onun duşta şarkı mırıldandığını duydum.I heard him humming in the shower.
Tony'nin pahalı bir araba satın aldığını duydum.I've heard that Tony bought an expensive car.
Ben yatak odasından gelen garip sesler duydum.I heard strange noises coming from his bedroom.
Bu dili ilk kez duydum.This is the first time I've heard this language.
Sadece o zaman merdiven boşluğunda ayak sesleri duydum.Just then I heard footsteps in the stairwell.
Ormanda bazı garip sesler duydum.I hear some strange sounds in the woods.
Bunu şimdi duydum, o Sudi Arabistan'da yaşıyor.I heard that now, he works in Saudi Arabia.
Onun evlendiğini ve bir çocuğu olduğunu duydum.I heard that she got married and she had a kid.
Günde bir kereden daha fazla kırmızı et yememen gerektiğini duydum.I've heard that you shouldn't eat red meat more than once a day.
Utanç duydum.I am ashamed.
"Tom gerçekten Mary'ye vurdu mu" "Ben öyle duydum.""Did Tom really hit Mary?" "That's what I heard."
Tom ve Mary'nin ayrıldığını duydum.I hear that Tom and Mary have split up.
Tom'un evlendiğini duydum.I hear Tom is getting married.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod