Bitişik odadan gelen bir gürültü duydum.I heard a noise coming from the next room.
Bir gürültü duydum.I heard a noise.
Ben Tom'un neden olduğu problemler hakkında duydum.I heard about the problems Tom caused.
Senin sorunlarını Tom'dan duydum.I heard about your problems from Tom.
Tom'la olan sorunların hakkında duydum.I heard about your problems with Tom.
Senin sorunlarını duydum.I heard about your problems.
Onu TV'de duydum.I heard it on TV.
Tom'un davetsiz olarak partiye gittiğini duydum.I heard that Tom crashed the party.
Mesajı duydum.I heard the message.
Kapının diğer tarafında sesler duydum.I heard voices on the other side of the door.
Sesler duydum.I heard voices.
Ofiste sorunlar yaşadığını duydum.I heard you were having problems at the office.
Ben bu şarkıyı daha önce duydum.I've heard this song before.
Bir silah sesi duydum.We heard a gunshot.
Onun yeni bir kız arkadaşı olduğunu duydum.I heard he had a new girlfriend.
Birkaç dakika önce onun hakkında sadece ben kendim duydum.I only heard about it myself a couple of minutes ago.
Ben yalnızca Tom'un konuşmanın sonunu duydum.I only heard the end of Tom's speech.
Ben sadece üç melodi duydum.I only heard three chimes.
Müzik duydum sandım.I thought I heard music.
CIA'de arkadaşların olduğunu duydum.I hear you have friends in the CIA.
"İşini bıraktığını duydum." "Aslında kovuldum.""I hear you quit your job." "Actually, I got fired."
Şu çocuğun bisikletle Hokkaido'dan Kyushu'ya seyahat ettiğini duydum.I heard that that boy traveled from Hokkaido to Kyushu by bicycle.
Tom ve Mary'nin benimle konuşmak istediğini duydum.I heard that Tom and Mary want to talk to me.
İyi bir tenis oyuncusu olacağını duydum.I hear that you would be a good tennis player.
Arabanı sattığını duydum. Onun için ne istiyorsun?I hear you're selling your car. What do you want for it?
Islık çaldığını duydum. Mutlu olmalısın.I heard you whistling. You must be happy.
Güzel bir sesin olduğunu duydum.I heard you have a beautiful voice.
Tom'un oldukça yoğun olduğunu duydum.I hear Tom has been quite busy.
Ben oldukça meşgul olduğunuzu duydum.I hear you've been pretty busy yourself.
Hepinizin oldukça meşgul olduğunu duydum.I hear you've all been pretty busy yourselves.
Uzakta çalan bir rege müzik duydum.I heard some reggae music playing in the distance.
Ben bara girdiğimde müzik kutusunda hüzünlü bir müzik çaldığını duydum.As I entered the bar, I heard a sad song playing on the jukebox.
Viyola çaldığını duydum ve sen çok iyi değilsin, değil mi?I've heard you play the viola and you're not very good, are you?
Bay Collins'in senin onunla evlenmeni istediğini duydum.I heard that Mr. Collins asked you to marry him.
Sanırım bir şey duydum.I think I hear something.
Ben kesinlikle bir şey duydum.I definitely heard something.
Sanırım az önce bir şey duydum.I think I just heard something.
Seni birisiyle konuşurken mi duydum?Did I hear you talking to someone?
Birisini konuşurken duydum.I heard somebody talking.
Onun evli iki çocuklu olduğunu duydum.I heard she is married with two children.
Mutfaktan gelen garip bir ses duydum.I heard a strange noise coming from the kitchen.
Güvenilir bir kaynaktan duydum.I heard it from a reliable source.
Tom'un Mary'yi bu gece akşam yemeğine götürmeyi planladığını duydum.I heard that Tom is planning to take Mary out to dinner tonight.
Yeni bir kız arkadaşın olduğunu duydum.I hear you have a new girlfriend.
Tom'u duydum.I heard Tom.
Tom'a saygı duydum.I respected Tom.
Öksürük duydum.I heard coughing.
Patlamalar duydum.I heard explosions.
Ayak sesleri duydum.I heard footsteps.
Onu duydum.I heard it.
Ben başka türlü duydum.I heard otherwise.
Çığlık duydum.I heard screaming.
Çığlıklar duydum.I heard screams.
Bağırmayı duydum.I heard yelling.
Söylentiler duydum.I've heard rumors.
Aslında birinin tam bu sabah bu ifadeyi kullandığını duydum.I actually heard someone use this expression just this morning.
Tom'un hıçkırarak ağladığını duydum.I heard Tom sobbing.
Kesinlikle bir çığlık duydum.I definitely heard a scream.
Aniden bir çığlık duydum.Suddenly, I heard shouting.
Ben aslında bunu duydum.I've actually heard of this.