Ana içeriğe geç
Sözlük

duydum ile cümle

duydum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onu duydum.Lo he oído.
Tom'un Mary'yi öptüğünü duydum.He oído que Tom besó a Mary.
Bunu daha önce duydum.He oído esto antes.
Seni şarkı söylerken duydum.Te oí cantar.
Mary'nin babası beni sevmiyormuş öyle duydum.El padre de Mary no me quiere, o eso he oído.
Senin ne söylediğini duydum.He oído lo que has dicho.
Tom'la gurur duydum.Estaba orgulloso de Tom.
Tom ve Mary'nin benimle konuşmak istediğini duydum.He oído que Tom y Mary quieren hablar conmigo.
Sadece Tom'un bir kez piyano çaldığını duydum.Solo he oído una vez a Tom tocar el piano.
Söylediğin her şeyi duydum.He oído todo lo que has dicho.
Sanırım bu şarkıyı daha önce duydum.Creo que he oído esta canción antes.
Seni ilk defa duydum.Te he oído la primera vez.
Uykumda onun sesini duydum.Mientras dormía oí tu voz.
Ben kafeinsiz kahvenin kansere neden olabileceğini duydum.He oído que el café sin cafeína puede producir cáncer.
Ona okulda zorbalık ettiklerini duydum.Oí que él estaba haciendo bullying en la escuela.
Bir ev aldığını duydum.He oído que has comprado una casa.
(Gözlerimin rengini unuttuğunu duydum.Desde que conocí de tus negros ojos.
Ön kapının çarptığını duydum.Ho sentito sbattere la porta d'ingresso.
Daha önce Tom'dan duydum.Ho sentito Tom poco fa.
Birinin adımı çığlık attığını duydum.Ho sentito qualcuno urlare il mio nome.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerini Himalayalarda bulduklarını duydum.Ho sentito che sull'Himalaya hanno trovato le impronte di un abominevole uomo delle nevi.
Gurur duydum onunla.Li mostrava con orgoglio.
Adımın çağrıldığını duydum.Я услышал, как меня назвали по имени.
Bir yardım çağrısı duydum.Я услышал зов о помощи.
Kapıda bir vurma sesi duydum.Я услышала стук в дверь.
Sesler duydum.Я услышал голоса.
Birinin adımı çığlık attığını duydum.Я слышал, что кто-то прокричал моё имя.
Bitişik odada kahkaha duydum.Я услышал громкий смех в соседней комнате.
Tom'un parmaklarını çıtırdattığını duydum.Я услышал, как Том щёлкнул пальцами.
Senin ne söylediğini duydum.Я слышал, что ты сказал.
Alışılmadık bir ses duydum.Я слышал необычный шум.
Güzel bir sesin olduğunu duydum.Я слышал, что у тебя прекрасный голос.
Kendimle gurur duydum.Я гордился собой.
Bu sabah onu söylediğini duydum.Я слышал, как ты это сегодня утром говорил.
İşte ben de bu haberi duydum.И я сейчас припоминаю эту историю.
Bir gece kulübüydü, oradaki birine cinsel istek duydum ve ona "disko çubuğuna binmek istiyorum" dedim.Я была в ночном клубе и у меня был секс с незнакомцем, я ему сказала: «Я хочу прокатиться на твоем шесте».
Üzüntü duydum.Была печаль.
13 Sonra kutsal bir varlığın konuştuğunu duydum.Есть сообщение, что перед этим он посетил Святую Землю.
Üzüntü duydum.فأصابه الحزن..
Telefonumun çaldığını duydum.سمعت هاتفي يرن.
Kandinsky'le tanışması ile ilgili Klee, "Görür görmez ona karşı büyük bir güven duydum.Ao se encontrar com Kandinsky, Klee relembrou: “Eu tive uma profunda sensação de confiança nele.
Gerçekten de Wolverine filmiyle gurur duydum'' dedi.«Crítica AdoroCinema ao filme de Borges».
Gurur duydum onunla.Fiquei muito orgulhoso dele.
Ben telefonun çaldığını duydum.Eu ouvi o telefone tocar.
Gerçekten de Wolverine filmiyle gurur duydum'' dedi."De hele operatie is als een heuse Hollywoodfilm geënsceneerd", beweerde hij.
Gurur duydum onunla.Hij is trots op haar.
Mancini’nin beni istediğini duydum.Menexenus wil die graag horen.
Telefonun çaldığını duydum.Ik hoorde de telefoon rinkelen.
Gurur duydum onunla.Była z niej dumna.
İşte ben de bu haberi duydum.Ale dla nich też mam wiadomość.
Gerçekten de Wolverine filmiyle gurur duydum'' dedi.Oficjalnie została przedstawiona jako „kontrapunkt do filmu pt. Wałęsa.
Tom ve Mary'nin fısıldaşdığını duydum.Słyszałem szeptanie Toma i Mary.
Güzel bir sesin olduğunu duydum.Słyszałem, że masz piękny głos.
Güzel bir sesin olduğunu duydum.Słyszałam, że masz piękny głos.
Telefonda konuştuğunu duydum.Słyszałam jak rozmawiałeś przez telefon.
Alt kaltta bir saatin altıya vurduğunu duydum.En man uppgav senare att han hade hört ett skrik vid tretiden.
Gurur duydum onunla.Han var helt tillfreds med den.
Bundan büyük memnuniyet duydum."Jag är så otroligt glad för det."
(Gözlerimin rengini unuttuğunu duydum.Назву одержала за колір очей.
Gurur duydum onunla.Я дуже пишаюся ним.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod