Ana içeriğe geç
Sözlük

duydum ile cümle

duydum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Arkamda bir gürültü duydum.I heard a noise behind me.
Karanlıkta iki kez adımın söylendiğini duydum.I heard my name called twice in the dark.
Adımın çağrıldığını duydum.I heard my name called.
Onun yurt dışı yatırımlarda çok deneyimli olduğunu duydum.I heard that he was very experienced in overseas investments.
Bir zamanlar o hikayeyi duydum.I heard that story once.
Jill'in piyano çaldığını duydum.I heard Jill play the piano.
Ben Jill'in piyano çaldığını duydum.I heard Jill play the piano.
Onu daha önce duydum.I have heard of it before.
Haberi tesadüfen duydum.I heard the news by chance.
Şarkının Fransızca söylendiğini duydum.I heard the song sung in French.
Çalan bir zil sesi duydum.I heard the sound of a ringing bell.
Ben zilin çaldığını duydum.I heard the bell ring.
Onu radyoda duydum.I heard it on the radio.
Bazı öğrencilerin ev ödevi hakkında yakındıklarını duydum.I heard some students complain about the homework.
Ben tuhaf bir gürültü duydum.I heard a funny noise.
Onu geçen yıl başka bir kaynaktan duydum.I heard about it from another source last year.
Dün gece uykunda konuştuğunu duydum.I heard you talking in your sleep last night.
Ön kapı zilinin çaldığını duydum.I heard the front doorbell ring.
Çocukların beraberce şarkı söylediklerini duydum.I heard the children singing together.
Hatamdan pişmanlık duydum.I came to regret my mistake.
Bir yardım çağrısı duydum.I heard a call for help.
Bir kadının çığlık attığını duydum.I heard a woman scream.
Küçük bir kızın ağladığını duydum.I heard a little girl crying.
Ben, kızın yardım için ağladığını duydum.I heard the girl crying for help.
Ben erkek çocukların şarkı söylediğini duydum.I heard the boys singing.
İsmimin kafeteryada çağrıldığını duydum.I heard my name called in the cafeteria.
Birisinin kapıyı çaldığını duydum.I heard someone knock on the door.
Birinin çığlık attığını duydum.I heard someone scream.
Birinin odaya girdiğini duydum.I heard someone come into the room.
Sokakta birinin bana seslendiğini duydum.I heard someone on the street calling me.
Caddedeki biri tarafından adımın çağrıldığını duydum.I heard my name called by someone on the street.
Onun konserde şarkı söylediğini duydum.I heard him sing at the concert.
Ben sık sık onun trompette melodi çaldığını duydum.I often heard him playing the melody on the trumpet.
Bir kez onun piyano çaldığını duydum.I heard him play the piano once.
Onun kendi kendine mırıldandığını duydum.I heard him mumble to himself.
Onun suça karıştığını duydum.I heard of his involvement in crime.
Onun İngilizceyi akıcı konuştuğunu duydum.I heard her speak English fluently.
Onun bir şarkı söylediğini duydum.I heard her sing a song.
Onun, odasında şarkı söylediğini duydum.I heard her singing in her room.
Ben de bu konuda çok şey duydum.I've heard a lot about that, too.
Evin önünde bir arabanın durduğunu duydum.I heard a car stop in front of the house.
Amcamın kanserden öldüğünü duydum.I hear my uncle died of cancer.
Bir yardım çığlığı duydum.I heard a cry for help.
Yukarıdaki odada gelen garip bir ses duydum.I heard a strange sound coming from the room above.
Yatak odasında bir gürültü duydum.I heard a noise in the bedroom.
Shizuoka'da bir deprem olduğunu duydum.I hear there was an earthquake in Shizuoka.
Ben o şarkıyı daha önce duydum.I heard that song before.
Pencerenin dışında birinin bağırdığını duydum.I heard someone shout outside the window.
Birinin kapıyı çaldığını duydum.I heard someone knocking.
Birinin adımı seslendiğini duydum.I heard someone call my name.
Ben, birinin arkadan adımı seslendiğini duydum.I heard someone call my name from behind.
Birinin ıslık çaldığını duydum.I heard someone whistle.
Kalabalıkta birinin adımı seslendiğini duydum.I heard someone call my name in the crowd.
Birinin anneme haberi söylediğini duydum.I heard someone tell my mother the news.
Birisi tarafından adımın çağrıldığını duydum.I heard my name called by someone.
Depremden sonra komşularımın dehşetini duydum.I felt the terror of my neighbors after the earthquake.
Ben telefonun çaldığını duydum.I heard the telephone ringing.
Doğu Afrika'da bazı kabilelerin süt ürünleri ile yaşadığını duydum.I hear some tribes in eastern Africa live on milk products.
Tokyo ve Osaka arasındaki mesafenin yaklaşık on kilometre olduğunu duydum.I heard that the distance between Tokyo and Osaka is about 10 km.
Tokyo ve Osaka arasındaki mesafe yaklaşık 10 kilometreymiş diye duydum.I heard that the distance between Tokyo and Osaka is about 10 km.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod