Ağlayışlarını duydukHallottuk a sírásukat.
Ağlayışlarını duydukKami telah mendengar mereka. Perang ini harus berakhir. Kami tidak akan berhenti.
Ağlayışlarını duyduk우리가 그들의 절규를 들었습니다
Ağlayışlarını duydukLI ABBIAMO SENTITI PIANGERE
Ağlayışlarını duydukNo sabíamos qué más hacer
Ağlayışlarını duyduk"Nous avons entendu leurs pleurs !"
Ağlayışlarını duydukOuvimos os seus gritos
Ağlayışlarını duydukSlyšeli jsme, jak pláčou
Ağlayışlarını duydukSłyszeliśmy ich płacz.
Ağlayışlarını duydukVi har hört deras gråtande
Ağlayışlarını duydukVi har hørt deres skrig
Ağlayışlarını duydukWe hebben gehoord van hun kreten
Ağlayışlarını duydukЧули сме техните викове.
Ağlayışlarını duydukשמענו את הבכי שלהם
Ağlayışlarını duydukلقد سمعنا بكاؤهم
Ağlayışlarını duydukこの戦争は終わらせなければならない。
Ağlayışlarını duyduk我們聽到了他們的哭喊
Ah.Doğru. Her neyse,senin evleneceğini duyduk. Yoon Hae Ra ile mi?Ah, właśnie tak czy siak, słyszałyśmy że bierzesz ślub z Yoon Hae Ra?
Ama bazen duyduklarınız fikir verir.1人が「やってない」と言い
Ama bazen duyduklarınız fikir verir.Aber manchmal bringen einen die aufgeschnappten Worte auf Ideen.
Ama bazen duyduklarınız fikir verir.Czasem podsłuchane słowa są źródłem nowych pomysłów.
Ama bazen duyduklarınız fikir verir.De multe ori cuvintele pe care le auzi iţi pot da idei.
Ama bazen duyduklarınız fikir verir.하지만 때때로 여러분이 우연히 들은 말들이 아이디어를 줄 수는 있죠.
Ama bazen duyduklarınız fikir verir.Mas, por vezes, as palavras que escutas podem dar-te ideias.
Ama bazen duyduklarınız fikir verir.Nhưng đôi khi những từ bạn chợt nghe có thể cho bạn ý tưởng.
Ama bazen duyduklarınız fikir verir.Pero a veces las palabras que aciertas a oír pueden darte ideas.
Ama bazen duyduklarınız fikir verir.Но подслушанные слова могут натолкнуть на идеи.
Ama bazen duyduklarınız fikir verir.אבל לפעמים המילים ששמעתם במקרה יכולות לתת לכם רעיונות.
Ama bazen duyduklarınız fikir verir.ولكن في بعض الأحيان فإن الكلمات التي تسمعها صدفة يمكن أن تعطيك أفكارا.
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.Des pays comme l'Amérique, nous avons entendu des choses comme "Aucun Enfant Laissé pour Compte".
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.Di negara seperti Amerika, kita telah mendengar aksi No Child Left Behind (Tidak ada anak yang diitinggalkan)
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.Din ţări precum America, am auzit lucruri ca: niciun copil lăsat în urmă.
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.En países como EE.UU. oímos cosas como "ningún niño rezagado".
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.In Amerika zien we "No child left behind" (Geen kind achtergelaten).
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.In Ländern wie den USA gibt es Bildungsgesetze wie "No Child Left Behind".
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.Kraje takie jak Ameryka, mają ustawę No Child Left Behind.
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.Lande som Amerika, har vi ting som No Child Left Behind.
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.Na América, têm a lei chamada "Nenhuma Criança Será Deixada para Trás".
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.나라에서는 아동낙오방지법(NCLB)도 있다고 들었습니다.
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.Olyan országokban, mint Amerika, azt halljuk, hogy egy gyermek sem maradhat le.
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.Paesi come gli Stati Uniti hanno la legge No Child Left Behind [Nessun bambino lasciato indietro].
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.Σε χώρες όπως η Αμερική, έχουμε ακούσει πράγματα όπως, "Κανένα Παιδί να μη Μένει Πίσω".
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.Държави като Съединените щати, чували сме неща като Нито едно дете няма да бъде изоставено.
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.От таких стран, как Америка, мы слышим: "Мы поможем каждому ребёнку".
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.У таких країнах як Америка ми чули гасла на кшталт: "Не покинемо жодної дитини напризволяще".
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.בארצות כמו אמריקה, נתקלנו במושג של "שום ילד לא נשאר מאחור".
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk."دول مثل أمريكا، وقد سمعنا أشياء من قبيل "عدم ترك أي طفل ورائنا
Amerika gibi ülkelerin "Geride Çocuk Kalmasın" gibi şeyler yaptığını duyduk.他の国々も様々なことをしています
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Ad un tratto sentimmo che Goni stava per dimettersi.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Aztán hallottuk, hogy Goni lemond.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.De repente, soube-se que Goni ia renunciar... foi pior...
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Nagle usłyszeliśmy, że Goni zamierza podać się do dymisji.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Plötsligt hörde vi att Goni var på väg att avgå.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Plötzlich hörten wir, dass Goni zurückgetreten war.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Suddenly we heard that Goni was about to resign.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Tiba-tiba kami mendengar Goni akan mengundurkan diri
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Zrazu sme počuli, že sa Goni chystal rezignovať.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Ξαφνικά ακούσαμε ότι ο Γκόνι ετοιμαζόταν να παραιτηθεί.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere."В един момент чухме, че Гони щял да си подаде оставката.
Aniden duyduk ki Goni istifa etmek üzere.Неожиданно мы услышали, что Гони был готов уйти в отставку