Ana içeriğe geç
Sözlük

duyduk ile cümle

duyduk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bunun bir yolu, neye ihtiyaç duyduklarına dair fikirlerini azaltmaktı.One way was to reduce their idea of what they needed.
Kötü haberi duyduktan sonra ağladı.Nachdem sie die schrecklichen Nachrichten gehört hatte, hat sie geweint.
Duydukların maalesef doğru.Leider stimmt das, was du gehört hast.
Sonra duyduk; büyüklerimiz demişler ki: Bunlar asılmaya mı gidiyor?”Unsere AnführerInnen sagten dann: ‚Sie können nur diejenigen sehen, die genauso klein wie sie sind.
Gurur duyduk.Mein Stolz.
Az önce radyodan duyduk.Dies erfuhr sie aus dem Radio.
Brandir oradaydı, gördüklerini ve duyduklarını anlattı.Barry hörte sich ihre Ideen an, sammelte und bewertete sie.
Makineli silahların seslerini duyduklarında çok geçti.Gegen Abend konnte man Maschinengewehrfeuer hören.
Gurur duyduk.J'étais fier.
Brahma Vaivarta Purana Brahma kendisi için şehvet duyduktan sonra Sandhya'nın intihar ettiğini yazar.Le Brahma Vaivarta Purana (en) raconte quant à lui que Sandhya se suicide après que Brahmā l'a convoitée.
"Duyduk Duymadık Demeyin".Ne leur racontez pas ce que vous avez vu ».
Az önce radyodan duyduk.Il a très vite été diffusé à la radio.
Bulgarlar, Konstantinopolis'i ele geçirebilmek için bir donanmaya ihtiyaç duyduklarının farkındaydılar.L'empereur de Nicée avait besoin d’une flotte pour conquérir Constantinople.
T-Bag duyduklarını hemen diğerlerine anlatır.Lechero demande alors à T-Bag de lui faire part de tout ce qu'il entendra.
Kullanıcılar ihtiyaç duydukları bilgiye ulaşmak için bilgi erişim sistemlerinden yararlanabilirler.Cela permet aux utilisateurs de rechercher l'information exacte dont ils ont besoin.
Başkalarına duydukları gereksinimi ve yakın ilişkilerin önemini reddederler.Ils maitrisent le sens des mots et une relation innée avec autrui.
Kötü haberi duyduktan sonra ağladı.La mujer lloró cuando oyó las malas noticias.
Biz duyduk.Oímos.
Bulgarlar, Konstantinopolis'i ele geçirebilmek için bir donanmaya ihtiyaç duyduklarının farkındaydılar.El monarca búlgaro era consciente de que necesitaba una armada para conquistar Constantinopla.
Tenkit düşüncesine sahip olmamakla birlikte, gördükleri ile duydukları arasında bir ayrım yapmıştır.Al levantarse se hacen preguntas mutuas y se cuentan lo que han visto.
Gurur duyduk.Se sentía orgulloso.
Brandir oradaydı, gördüklerini ve duyduklarını anlattı.Bruto sabía que ella los veía y escuchaba.
Az önce radyodan duyduk.Se transmite por la radio.
"Duyduk duymadık demeyin!"."¡No te olvides de nosotros!"».
"Duyduk Duymadık Demeyin".No me escuchen de ninguna manera".
Duyduklarınıza şaşıracaksınız."Sarai sorpreso di ciò che ascolterai".
Bulgarlar, Konstantinopolis'i ele geçirebilmek için bir donanmaya ihtiyaç duyduklarının farkındaydılar.Il monarca bulgaro era conscio che per conquistare Costantinopoli necessitasse di una flotta.
Az önce radyodan duyduk.È stato trasmesso solo su radio locali.
"Duyduk Duymadık Demeyin".Non degnatevi nemmeno d'ignorarli!"
Televizyonda duydukları da cabasıdır.Per ricevere la televisione è necessario il televisore.
Gurur duyduk.Il nostro orgoglio!
Bu araştırma sonucunda daha küçük yaştaki çocukların daha fazla ipucuna ihtiyaç duydukları saptanmıştır.I ricercatori hanno scoperto che i bambini più piccoli hanno bisogno di più suggerimenti.
Bir grup erkeğin bu anlamda birbirlerine ihtiyaç duyduklarını kabul etmenin nesi yanlış?Non è noto come riescano, in un gruppo, a riconoscersi individualmente tra loro.
Patlamaları duyduklarında, korku içinde eve kaçtılar.Когда они услышали взрывы, они в ужасе бросились обратно в дом.
20 Ocak 1990'daki olayları duyduktan sonra Bakü'ye döndü ve Halk Hareketi'ne katıldı.Услышав трагедию 20 января 1990 года, он вернулся в Баку и присоединился к Народному Движению.
"Hükümetin İsrail ve Yahudilere karşı kışkırtıcı yorumlardan" endişe duyduklarını dile getirdiler.Они указали на озабоченность по поводу «зажигательных комментариев правительства об Израиле и евреях».
Az önce radyodan duyduk.Я об этом узнал только по радио.
On bir yaşında Michelangelo'nun başarılarını duyduktan sonra heykeltıraş olmaya karar verdi.В одиннадцатилетнем возрасте решил стать скульптором, услышав о Микеланджело и его достижениях.
Gurur duyduk.Мы гордимся
1969 "Duyduk Duymadık Demeyin" - Yorumcu: Özdemir Erdoğan.2001 — Попробуй забыть меня — Лудивина.
Gurur duyduk.يا فخر.
Sonra duyduk; büyüklerimiz demişler ki: Bunlar asılmaya mı gidiyor?”قالوا: نتولى أبا بكر وعمر ونتبرّأ من أعدائهم؟ قال: فالتفت إليهم زيد بن علي فقال لهم: أتتبرؤون من فاطمة؟!
Haksızlığa uğramayanlar da, uğrayanlar kadar öfke duydukları zaman, haksızlığın ortadan kalkacağını söyledi.إذا جنحوا للسلم وانتهوا عن القتال فلا عداون إلا على الظالمين.
Az önce radyodan duyduk.العروض كانت تبث عبر الراديو.
On bir yaşında Michelangelo'nun başarılarını duyduktan sonra heykeltıraş olmaya karar verdi.وفي سن الحادية عشر بعد ان سمع مور بإنجازات مايكل أنجلو عزم على ان يصبح نحاتاً .
Bay John eşine bu duyduklarından sonra sırtını döner.حالما سمع مايكل ما قالته المرأة ابتسم للمرة الثالثة.
Duyma kuvveti ile duyduklarımızı, duyularımızdan silindikten sonra muhayyile kuvveti muhafaza eder.والذاكرة هى القوة التى نستطيع بها إحياء الأفكار في الذهن بعد أن غابت إحساساتها.
Patlamaları duyduklarında, korku içinde eve kaçtılar.Quando eles ouviram as explosões, voltaram para a casa apavorados.
Az önce radyodan duyduk.Acabamos de ouvir no rádio.
Gurur duyduk.Fiquei orgulhosa.
Bulgarlar, Konstantinopolis'i ele geçirebilmek için bir donanmaya ihtiyaç duyduklarının farkındaydılar.O czar estava ciente de que precisava de uma marinha para conquistar Constantinopla.
Horatio'dan Hayalet'in ortaya çıkışını duyduktan sonra Hamlet Hayalet'i görmeye karar verir.Depois do encontro de Horácio com o Fantasma, Hamlet resolve vê-lo com seus próprios olhos.
Rick buna onay verir ve grubun geri kalanı Rick'in onayını almış olmaktan duydukları memnuniyeti gösterir.Rick mostra sua aprovação, e o resto do grupo responde com entusiasmo.
"Duyduk duymadık demeyin!".Não fiquem aí parados só escutando!".
Onun güvende olduğunu duyduklarında sevindiler.Eles comemoraram quando souberam que ele estava salvo.
Az önce radyodan duyduk.Dit was live op de radio te horen.
Sonra duyduk; büyüklerimiz demişler ki: Bunlar asılmaya mı gidiyor?”Toen hij tot zijn volk zeide, "Wilt gij niet godvruchtig zijn?
"Duyduk Duymadık Demeyin".De mededeling: "Je moet niet naar mij luisteren."
Gurur duyduk.Ze waren verrukt.
Her iki mağdur da, tutuldukları evde uçak iniş sesleri duyduklarını belirtmişlerdi.De luisteraars kregen nauwkeurige aanwijzingen hoe ze thuis hun twee toestellen moesten plaatsen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod