Ve, bu insanlar için sürekli ve çok ihtiyaç duydukları bir iş bulmak olağanüstü zor bir durum.Ludziom tym niezwykle trudno jest znaleźć pracę, której tak często rozpaczliwie potrzebują.
Ve, bu insanlar için sürekli ve çok ihtiyaç duydukları bir iş bulmak olağanüstü zor bir durum.Và sẽ thực sự khó để những người này tìm được công việc mà họ mong muốn.
Ve, bu insanlar için sürekli ve çok ihtiyaç duydukları bir iş bulmak olağanüstü zor bir durum.Voor deze mensen is het uitzonderlijk lastig om het werk te vinden dat ze vaak zo hard nodig hebben.
Ve, bu insanlar için sürekli ve çok ihtiyaç duydukları bir iş bulmak olağanüstü zor bir durum.Y es extremadamente difícil para estas personas encontrar ese trabajo que a menudo tanto necesitan.
Ve, bu insanlar için sürekli ve çok ihtiyaç duydukları bir iş bulmak olağanüstü zor bir durum.Для таких людей невероятно сложно найти работу, в которой они так часто и сильно нуждаются.
Ve, bu insanlar için sürekli ve çok ihtiyaç duydukları bir iş bulmak olağanüstü zor bir durum.За тези хора е изключително трудно да намерят работа, от която силно се нуждаят.
Ve, bu insanlar için sürekli ve çok ihtiyaç duydukları bir iş bulmak olağanüstü zor bir durum.І таким людям неймовірно важко влаштуватися на роботу.
Ve, bu insanlar için sürekli ve çok ihtiyaç duydukları bir iş bulmak olağanüstü zor bir durum.וזה קשה במיוחד לאנשים הללו למצוא את העבודה, שברוב המקרים הם זקוקים לה נואשות.
Ve, bu insanlar için sürekli ve çok ihtiyaç duydukları bir iş bulmak olağanüstü zor bir durum.وبالنسبة لهؤلاء الأشخاص إيجاد عمل هم في أمس الحاجة إليه يعابر أمرا بالغ الصعوبة.
Ve, bu insanlar için sürekli ve çok ihtiyaç duydukları bir iş bulmak olağanüstü zor bir durum.職を見つけるのが非常に困難です でも こうである必要はないのです なぜなら-
Ve bunu burada sunarken büyük heyecan duyduk.E ci ha emozionati poterlo mostrare qui.
Ve bunu burada sunarken büyük heyecan duyduk.Jesteśmy podekscytowani, że mogliśmy to tutaj zaprezentować.
Ve bunu burada sunarken büyük heyecan duyduk.Kami sangat senang bisa menunjukkannya di sini.
Ve bunu burada sunarken büyük heyecan duyduk.그리고 여기서 보여드릴수 있는 것에 감격스럽습니다.
Ve bunu burada sunarken büyük heyecan duyduk.Nous sommes ravis d'avoir pu le montrer ici.
Ve bunu burada sunarken büyük heyecan duyduk.Și suntem încântați că am putut să îl arătăm aici.
Ve bunu burada sunarken büyük heyecan duyduk.Wir waren begeistert, das hier zeigen zu können.
Ve bunu burada sunarken büyük heyecan duyduk.Y estuvimos encantados de poder mostrarlo aquí.
Ve bunu burada sunarken büyük heyecan duyduk.И бяхме много развълнувани от възможността да го покажем тук.
Ve bunu burada sunarken büyük heyecan duyduk.Мы глубоко благодарны за возможность показать это видео здесь.
Ve bunu burada sunarken büyük heyecan duyduk.והיינו נפעמים מהאפשרות להציג זאת כאן.
Ve bunu burada sunarken büyük heyecan duyduk.ونحن مبتهجين لأننا تمكنا من عرضه هنا.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.Abbiamo sentito parlare molto di come funzioni l'economia.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.És sokat hallottunk arról is, hogyan működnek a gazdaságok.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.Hemos oído bastante sobre cómo funcionan las economías.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.I słyszeliśmy wiele o tym, jak działają ekonomie.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.Já ouvimos muito sobre como funcionam as economias.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.Kita sering mendengar tentang fungsi ekonomi.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.우리는 경제가 어떻게 작용하는가에 대해 많이 듣죠.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.Nous avons beaucoup entendu parler du fonctionnement des économies.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.Och vi har hört massor om hur ekonomier fungerar.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.Si am auzit o gramada despre cum fuctioneza economia .
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.Slyšeli jsme hodně o tom, jak ekonomiky fungují.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.Và chúng ta đã được nghe nhiều về cái cách mà những nền kinh tế hoạt động.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.Veľa počujeme o tom, ako ekonomiky fungujú.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.We hebben veel gehoord over hoe economieën functioneren.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.Wir haben viel darüber gehört, wie die Wirtschaft funktioniert.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.Και έχουμε ακούσει πολλά για το πώς οι οικονομίες λειτουργούν.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.І ми багато чули про те, як функціонує економіка.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.Мы много слышали о функциях экономики.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.Слушали сме много за това как функционират икономиките.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.ושמענו הרבה על איך כלכלות מתפקדות.
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.وسمعنا الكثير عن محاولة معرفة كيفية نمو الاقتصادات العالمية ..
Ve ekonominin nasıl işlediği hakkında çok fazla şey duyduk.米国経済は未だに世界一の経済です
Ve... Hartum şehrindeki zirvede -yine aynı şeyi duyduk: "HAYIR, HAYIR, HAYIR".1993年まで早送りしてみましょう...イスラエルとパレスチナはオスロ合意に調印します。
Ve... Hartum şehrindeki zirvede -yine aynı şeyi duyduk: "HAYIR, HAYIR, HAYIR".Dalam sebuah konferensi tingkat tinggi di Khartoum, mereka kembali mengatakan "tidak !, tidak ! dan tidak !"
Ve... Hartum şehrindeki zirvede -yine aynı şeyi duyduk: "HAYIR, HAYIR, HAYIR".Und auf einem Gipfeltreffen in Khartum hörten wir wieder "NEIN, NEIN, NEIN".
Ve... Hartum şehrindeki zirvede -yine aynı şeyi duyduk: "HAYIR, HAYIR, HAYIR".وفي قمة عقدت بمدينة الخرطوم سمعنا مره اخرى: "لا لا لا"
Ve... Hartum şehrindeki zirvede -yine aynı şeyi duyduk:Une petite région, équivalant environ à 1% du Moyen- Orient, a été prévue à cette fin.
Ve o "Senden bahsedildiğini duyduk.60 centem. És azt mondta: "Hallottunk magáról.
Ve o "Senden bahsedildiğini duyduk.E mi disse, "Abbiamo sentito parlare di te.
Ve o "Senden bahsedildiğini duyduk.Er sagte, "Wir haben von dir gehört.
Ve o "Senden bahsedildiğini duyduk.Et il a dit, "Mais on a entendu parler de vous.
Ve o "Senden bahsedildiğini duyduk.그러시더군요 "스트릭랜드씨에 대해 들었어요."
Ve o "Senden bahsedildiğini duyduk.Maar hij zei: "We hebben over jou gehoord.
Ve o "Senden bahsedildiğini duyduk.Powiedział: "Ależ my o Tobie już słyszeliśmy.
Ve o "Senden bahsedildiğini duyduk.Şi mi-a spus,"Am auzit de tine.
Ve o "Senden bahsedildiğini duyduk.Y él dijo: "Pero hemos oido acerca de Ud.
Ve o "Senden bahsedildiğini duyduk.И той каза, "Чухме за вас".
Ve o "Senden bahsedildiğini duyduk.Он сказал: "Мы узнали про вас.